Bir Çömez Terzinin Maceraları.../ The Adventures Of A Rookie Tailor... By Seda Erdoğan
20 Şubat 2015 Cuma
Salaş hırka
Elimde bir sürü triko var aylardır çeşit çeşit hırka dikeyim diyorum, çeşit çok olunca karar vermek de zor oluyor hem kumaşa hem de modele...
Ama son birkaç sezondur çok moda olan önü uzun salaş hırkalardan bende hala yok...
Sonunda artık kış bitmeden yine basit pratikten keseyim de artık yapıvereyim dedim şuradaki videodan yararlanarak... ama bir yerlerde yine hata yapmışım kollar olması gereken yerde değil bir garip durdu... ben de ön tarafına siyah kumaştan bir parça ekledim...
Hiç de fena olmadı çok severek giyiyorum... :)
19 Şubat 2015 Perşembe
Çakma Kürklü Panço
Aslında kabana ihtiyacım var ama henüz cesaret edemedim ben de pratik bir panço yaptım...
Yakası aslında kürk değil yumoş veya sakallı denilen iplikten annem örmüş atmış çekmeceye... görünce el koydum dedim ben bunu yaka yapayım hem kumaşım da defolu... defosunu kapatır...
Pançonun yapımı çok basit... kumaşı önce dikine katladım sonra enine... böylelikle ön tarafını nereden keseceğimi belirledim...
Kol payı bırakarak yanlarını diktim... bütün kenarlarına overlok geçtim... sonra da çift taraflı yapışkan tela ile bastırdım...
Defolu yerlerinin aralarını siyah iplikle elde diktim... böylelikle defoları belirsiz oldu...
Böylelikle çok kısa sürede çok ucuza çok şık bir panço sahibi oldum... :)
17 Şubat 2015 Salı
Burda Dergileri - Geçmiş Sayılar
Çok mutluyum çok!... Elimde olmayan son dönem Burda Dergisi sayılarının bazılarına sahip oldum...
Nasıl derseniz?...
okurhizmetleri@doganburda.com adresine mail atarak ya da 0 212 410 35 55 nolu telefonu arayarak bizzat Burda Dergisi'nden talepte bulunabilirsiniz...
Ödemeyi banka hesabına havale ya da telefonla kredi kartı bilgilerinizi vererek yapabilirsiniz...
Ben ödemeyi yaptıktan sonra elime ulaşması 24 saat bile sürmedi inanamadım çok hızlı geldi... üstelik kargo da ücretsiz...
Aslında 2012 yılının bazı sayıları da dahil olmak üzere tam 16 adet dergi istemiştim fakat istediklerimden sadece 5'i ellerinde kalmış... napalım sağlık olsun!... neyse ki en çok istediğim sayılara ulaşabildim... elimde son bir yılın kalıpları vardı sadece.... çok iyi oldu... eski kitapçılardan sonra daha eski sayılardan da bulurum belki...
Şimdi yarına kadar bir bluz yetiştirmem gerekiyor...
Hepinize bol dikişli günler!
14 Şubat 2015 Cumartesi
Şok Şok Şok!... İzmir'li Dikişseverler Buluşması ve Yeni Parça Kumaşçılar! :)))
Nasıl?... Birazcık olsun dikkatinizi çekebildim mi?... :)))
Şaka bir yana şu instagrama dadandığımdan beri buraları bayağı ihmal etmeye başladım... Eskiden hergün bloguma girip kaç kişi ziyaret etmiş, kitle nedir diye kontrol ederdim... uzun süredir ona da bakmaz oldum ve az önce blogumun günlük ziyaretçi sayısına bakınca bayağı düşmüş olduğunu farkettim...
Aslında elimde yayın yapmak için yeterli malzeme de var... şubat tatilinde boş durmadım... ilk hafta gelenim gidenim çok oldu hiç vakit bulamadım fakat tatilin sonlarına doğru atağa kalktım... kendime bir panço, bir de hırka diktim... fotoğraflarını da çektim ama sadece yazısını hazırlamam gerekiyor... instagramda paylaşınca sanki blogumda da paylaşmışım gibi bir hisse kapılıyorum... aslında bir çeşit tatmin duygusu bu... işte sanırım bu sebeple buraları biraz ihmal eder oldum...
Birkaç da yarım kalan projem var onları da tamamlayınca yayınlayacağım...
Fakat hepsinden önce sıcağı sıcağına bir haber vermek istiyorum sizlere... uzun süredir benim gibi dikişi seven İzmirli arkadaşlar bulup onlarla tanışmak, dikiş konusunda bilgi ve deneyimlerimizi paylaşmak, muhabbet etmek için yanıp tutuşuyordum...
Vee instagram sayesinde tanıştığım dikişsever arkadaşlarımla ( ki ben ona "dikiş kardeşliği" diyorum) nihayet bugün büyük buluşmayı gerçekleştirdik...
Çoluk çocuk hep birlikte harika bir gün geçirdik... Ellerimizde bayraklar 23 Nisan çocukları gibi şendik! :)))
Aslında gelen arkadaşlardan Nilgün haricinde diğerleri Özlem,Tuğba ve Yasemin ile bir süre önce tanışmıştım... onlara şu büyük kumaş cennetinin yerini göstermek için buluşmuştuk... planlı olmayan ani bir buluşmaydı... uzun uzadıya muhabbet etme şansımız olmamıştı... sadece "kumaşçı turu" şeklinde gerçekleşmişti... ben onları kumaşçıya götürdükten sonra Özlem de bizi bildiği diğer kumaşçılara götürmüştü...
Fotoğrafta havuzdan yeni çıkmış çocuklar gibi görünüyoruz değil mi? :)))
İzmir'de parça kumaşçı yok diye yakınıp duruyordum ya meğer bir sürü varmış da ben bilmiyormuşum... hele bugün yine sevgili Özlem'in bizi götürdüğü yerde dantel yakalar, iplikler, çok güzel hazır deri biyeler, fermuarlar, düğmeler aradığım ve hemen hemen ihtiyacım olan herşey vardı... genelde kilo hesabı olduğu için fiyatlar bana uygun geldi... nerede diye sorarsanız aşağıdaki harita belki size yardımcı olabilir...

Otogarın hemen karşısındaki benzinliğin yanından girince sağdaki ikinci sokak...
Ama aslında Çankaya'da merkezi varmış... birçok kişi için daha ulaşılabilir bir yer olması açısından onu da paylaşıyorum...
Kumaşçılar ise çok dağınık bir şekilde yer alıyor... bölge olarak Yeşilova civarında diyebilirim... haritadaki bölge içerisinde pek çok parça kumaşçı var... çok ayrıntılı bir tarif olmadığının farkındayım ama elimden ancak bu kadarı geliyor...
Aslında bugünkü buluşmanın daha kalabalık olmasını umuyorduk ama bazı arkadaşlarımız özel nedenlerden dolayı aramızda olamadılar...
Havalar ısınınca bir buluşma daha yapmayı planlıyoruz... umarım bu kez gelmek isteyip de katılamayan arkadaşlarımız da aramızda olur...
Bu arada sevgili Tuğba bize güzel bir sürpriz hazırlamış... hepimiz çok mutlu olduk... :)
İyi ki internet var... iyi ki sosyal paylaşım siteleri var ki böyle güzel arkadaşlıklar kurabiliyoruz...
Bugün sevgililer günü... Hepinize bol dikişli, sevgi dolu günler diliyorum!... :)
Şaka bir yana şu instagrama dadandığımdan beri buraları bayağı ihmal etmeye başladım... Eskiden hergün bloguma girip kaç kişi ziyaret etmiş, kitle nedir diye kontrol ederdim... uzun süredir ona da bakmaz oldum ve az önce blogumun günlük ziyaretçi sayısına bakınca bayağı düşmüş olduğunu farkettim...
Aslında elimde yayın yapmak için yeterli malzeme de var... şubat tatilinde boş durmadım... ilk hafta gelenim gidenim çok oldu hiç vakit bulamadım fakat tatilin sonlarına doğru atağa kalktım... kendime bir panço, bir de hırka diktim... fotoğraflarını da çektim ama sadece yazısını hazırlamam gerekiyor... instagramda paylaşınca sanki blogumda da paylaşmışım gibi bir hisse kapılıyorum... aslında bir çeşit tatmin duygusu bu... işte sanırım bu sebeple buraları biraz ihmal eder oldum...
Birkaç da yarım kalan projem var onları da tamamlayınca yayınlayacağım...
Fakat hepsinden önce sıcağı sıcağına bir haber vermek istiyorum sizlere... uzun süredir benim gibi dikişi seven İzmirli arkadaşlar bulup onlarla tanışmak, dikiş konusunda bilgi ve deneyimlerimizi paylaşmak, muhabbet etmek için yanıp tutuşuyordum...
Vee instagram sayesinde tanıştığım dikişsever arkadaşlarımla ( ki ben ona "dikiş kardeşliği" diyorum) nihayet bugün büyük buluşmayı gerçekleştirdik...
Çoluk çocuk hep birlikte harika bir gün geçirdik... Ellerimizde bayraklar 23 Nisan çocukları gibi şendik! :)))
Aslında gelen arkadaşlardan Nilgün haricinde diğerleri Özlem,Tuğba ve Yasemin ile bir süre önce tanışmıştım... onlara şu büyük kumaş cennetinin yerini göstermek için buluşmuştuk... planlı olmayan ani bir buluşmaydı... uzun uzadıya muhabbet etme şansımız olmamıştı... sadece "kumaşçı turu" şeklinde gerçekleşmişti... ben onları kumaşçıya götürdükten sonra Özlem de bizi bildiği diğer kumaşçılara götürmüştü...
İzmir'de parça kumaşçı yok diye yakınıp duruyordum ya meğer bir sürü varmış da ben bilmiyormuşum... hele bugün yine sevgili Özlem'in bizi götürdüğü yerde dantel yakalar, iplikler, çok güzel hazır deri biyeler, fermuarlar, düğmeler aradığım ve hemen hemen ihtiyacım olan herşey vardı... genelde kilo hesabı olduğu için fiyatlar bana uygun geldi... nerede diye sorarsanız aşağıdaki harita belki size yardımcı olabilir...

Otogarın hemen karşısındaki benzinliğin yanından girince sağdaki ikinci sokak...
Ama aslında Çankaya'da merkezi varmış... birçok kişi için daha ulaşılabilir bir yer olması açısından onu da paylaşıyorum...
Kumaşçılar ise çok dağınık bir şekilde yer alıyor... bölge olarak Yeşilova civarında diyebilirim... haritadaki bölge içerisinde pek çok parça kumaşçı var... çok ayrıntılı bir tarif olmadığının farkındayım ama elimden ancak bu kadarı geliyor...
Aslında bugünkü buluşmanın daha kalabalık olmasını umuyorduk ama bazı arkadaşlarımız özel nedenlerden dolayı aramızda olamadılar...
Havalar ısınınca bir buluşma daha yapmayı planlıyoruz... umarım bu kez gelmek isteyip de katılamayan arkadaşlarımız da aramızda olur...
Bu arada sevgili Tuğba bize güzel bir sürpriz hazırlamış... hepimiz çok mutlu olduk... :)
İyi ki internet var... iyi ki sosyal paylaşım siteleri var ki böyle güzel arkadaşlıklar kurabiliyoruz...
Bugün sevgililer günü... Hepinize bol dikişli, sevgi dolu günler diliyorum!... :)
5 Şubat 2015 Perşembe
Alibaba'nın bir çiftliği var/ My first Aliexpress shopping
Hepinize sevgiler!... Sömestr tatilinde bol bol dikiş diker kumaş yığınlarımı biraz hafifletirim diye düşünüyordum fakat hala ev tebrikleri bitmedi... gelen giden temizlikti ikramdı derken tatilin yarısından çoğu geçivermiş bile... bugün anca fırsat bulup da uzun zamandır dikmeyi düşündüğüm pançomu dikebildim... onun yazısı sonraki postta... :)
Ama ondan önce size ilk Aliexpress alışverişimden bahsedeceğim... belki birşeyler almayı düşünüp de hala tereddüt edenler vardır diye kendi deneyimimi anlatmak istiyorum...
internette gezinirken birkaç kişiden şu biye yapma aparatlarını görmüştüm...
hazır biyeye para vermek istemiyorum çok pahalı geliyor bana... alırsam iyi olur diye düşündüm... kullanımı çok kolay... aslında ürünün arkasında da nasıl kullanacağınızı anlatıyor fakat şu videoyu da izlemenizi tavsiye ederim...
biliyorsunuz Çin siteleri çok ucuz... hazır kıyafetler falan da hem güzel, hem fiyatları iyi ama henüz hazır kıyafet almadım... dikişe başladığımdan beri kot pantolon dışında hazır hiçbir şey alamaz oldum... çok çok pahalı geliyor... ben bunu dikerim diyorum... artık mağazalara sadece model, kumaş ve nasıl dikilmiş yakından göreyim diye gidiyorum desem yeridir... :)))
Neyse gene konuyu dağıtmayalım... artık kıyafet alamadığıma göre bazen kendime küçük hediyeler alarak kendi kendimi sevindirmem gerek... kocada nerede öyle ince sürprizler... hakkını yemeyeyim eşim çok iyidir hoştur ama sürpriz hediye alma konusunda çok başarısızdır... en son yıllar önce bana "ucuz" görmüş bir kazak almış getirmiş... hayatımda o kadar çirkin bir kazak görmedim... hemen gidip değiştirmiştim tabii... ama sırf komik bir hatıra olsun diye giyip fotoğraf çektirmiştim maalesef bir ara bilgisayar çökünce silindi...
İşte o yüzden artık hep ben kendime böyle ara sıra bazı hediyeler alıyorum... :)
Aliexpress'ten biye yapma aletlerine bakarken 32 adet dikiş ayağının set halinde satıldığı bir ürün gördüm...
aslında çok düşündüm... "alsam mı almasam mı?", "o ayakların hepsini sanki kullanacak mıyım?" diye ama kafaya bir şeyi taktım mı o olmadan rahat edemem huyum kurusun... ve şöyle kabaca bir hesap yaptım, normalde o ayakların tanesi 5 tl den başlıyor... 10 tl'ye de var, 15-20 tl'ye de... bu üründe büyük küçük demeden tanesi ortalama 1,5 tl'ye geliyor... nasıl olsa lazım oldukça mecbur alacağım bazılarını... "40 tl neye vermiyoruz ki" diyip almaya karar verdim...
aslında sistem gittigidiyor sitesininki gibi işliyor... birçok satıcı var... aynı ürünü çok değişik fiyatlarda görebilirsiniz... kararınızı en ucuz olandan yana kullanmayın çünkü kargo parası katıldığında diğer ürünle hemen hemen aynı ya da daha pahalıya gelebiliyor... ben her zaman kargo ücretsiz ve hızlı ulaştırabilenden yana kullanıyorum tercihimi... "feedback" yani müşterilerin ürünü aldıktan sonra ürün ve satıcı hakkındaki puanlaması ve yorumları da karar vermeniz açısından çok önemli...
ürünü elinize geçtikten sonra onaylıyorsunuz ve paranız satıcıya aktarılıyor...
evet biliyorum "ürün bu kadar ucuzsa Çin malı ne de olsa çok kalitesizdir" diye düşünebilirsiniz... işte ben de bu yazıyı bunun için yazıyorum...
ayakları henüz kullanma fırsatım olmadı fakat eşimle birlikte görüntü olarak inceledik... ürünün içinden ve benim makinemin yanında ( Janome 423s) verilen kenar kıvırma ayaklarını yanyana koyduk... ve ürünün oldukça kaliteli olduğunu düşündük...
Sizce hangisi Japon Janome'nin, hangisi Çin setinin parçası?...
Cevap veriyorum: soldaki Çin, sağdaki Janome'ninki :)))
sitede de ürünü almadan önce yapılan yorumları günlerce inceledim... ürünün iyi olduğunu söylüyor diğer alıcılar da... zaten ne alırsanız Çin'de yapılmıyor mu artık canım?... :)))
Ayrıca youtube'dan ürünün "description" yani açıklama bölümünde ayakların isimleri İngilizce olarak tek tek verilmiş... bu isimleri teker teker kopyalayıp youtube'a yapıştırdığınızda hemen hemen hepsinin çok güzel videolarının mevcut olduğunu göreceksiniz... İngilizce bilmenize gerek yok... görüntülerden zaten hangi ayağın ne işe yaradığını rahatlıkla öğrenebiliyorsunuz...
Örnek olarak şu videoya bakın...
Gelelim ürünlerin bana ulaşma sürelerine... iki ürünü de aynı gün sipariş ettim... dikiş ayağı seti 21 günde, biye aparatı 25 günde elime ulaştı... yani oldukça hızlı!... "çok uzun süre" diye düşünmeyin... unutmayın ürünler taaa Çin'den geliyor... zamanın da nasıl geçtiğini hiç anlamadım... :)
yalnız şunu da belirtmeden geçemeyeceğim ayak setini getiren görevli ürünü elime teslim etmek yerine posta kutularının üzerine bırakıp gitmiş... neyseki eşim tesadüfen görüyor ve bana getiriyor... kimbilir kaç saat orada kaldı... neyse ki başka birileri almamış zaman kötü... :) ama bunun satıcıyla hiçbir ilgisi yok tabii...
Biye yapma aletleri de gayet güzel görünüyor...
instagramdaki dikiş kardeşlerimin dediklerine göre bu setin tuhafiyecilerdeki fiyatı 35-45 tl arasıymış... bense sadece 7,49 $'a aldım ve kargo yine ücretsiz!... 20-25 gün beklemeye değmez mi sizce?... :)
Her iki ürünle ilgili deneyimlerimi kullandıkça da paylaşırım ileriki zamanlarda...
Son olarak aldığım satıcıları ve ürünleri gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim...
32'li dikiş ayağı setini şuradan, biye yapma aparatlarını da buradan aldım...
Hepinize keyifli dikişler!... :)
Ama ondan önce size ilk Aliexpress alışverişimden bahsedeceğim... belki birşeyler almayı düşünüp de hala tereddüt edenler vardır diye kendi deneyimimi anlatmak istiyorum...
internette gezinirken birkaç kişiden şu biye yapma aparatlarını görmüştüm...
hazır biyeye para vermek istemiyorum çok pahalı geliyor bana... alırsam iyi olur diye düşündüm... kullanımı çok kolay... aslında ürünün arkasında da nasıl kullanacağınızı anlatıyor fakat şu videoyu da izlemenizi tavsiye ederim...
biliyorsunuz Çin siteleri çok ucuz... hazır kıyafetler falan da hem güzel, hem fiyatları iyi ama henüz hazır kıyafet almadım... dikişe başladığımdan beri kot pantolon dışında hazır hiçbir şey alamaz oldum... çok çok pahalı geliyor... ben bunu dikerim diyorum... artık mağazalara sadece model, kumaş ve nasıl dikilmiş yakından göreyim diye gidiyorum desem yeridir... :)))
Neyse gene konuyu dağıtmayalım... artık kıyafet alamadığıma göre bazen kendime küçük hediyeler alarak kendi kendimi sevindirmem gerek... kocada nerede öyle ince sürprizler... hakkını yemeyeyim eşim çok iyidir hoştur ama sürpriz hediye alma konusunda çok başarısızdır... en son yıllar önce bana "ucuz" görmüş bir kazak almış getirmiş... hayatımda o kadar çirkin bir kazak görmedim... hemen gidip değiştirmiştim tabii... ama sırf komik bir hatıra olsun diye giyip fotoğraf çektirmiştim maalesef bir ara bilgisayar çökünce silindi...
İşte o yüzden artık hep ben kendime böyle ara sıra bazı hediyeler alıyorum... :)
Aliexpress'ten biye yapma aletlerine bakarken 32 adet dikiş ayağının set halinde satıldığı bir ürün gördüm...
aslında çok düşündüm... "alsam mı almasam mı?", "o ayakların hepsini sanki kullanacak mıyım?" diye ama kafaya bir şeyi taktım mı o olmadan rahat edemem huyum kurusun... ve şöyle kabaca bir hesap yaptım, normalde o ayakların tanesi 5 tl den başlıyor... 10 tl'ye de var, 15-20 tl'ye de... bu üründe büyük küçük demeden tanesi ortalama 1,5 tl'ye geliyor... nasıl olsa lazım oldukça mecbur alacağım bazılarını... "40 tl neye vermiyoruz ki" diyip almaya karar verdim...
aslında sistem gittigidiyor sitesininki gibi işliyor... birçok satıcı var... aynı ürünü çok değişik fiyatlarda görebilirsiniz... kararınızı en ucuz olandan yana kullanmayın çünkü kargo parası katıldığında diğer ürünle hemen hemen aynı ya da daha pahalıya gelebiliyor... ben her zaman kargo ücretsiz ve hızlı ulaştırabilenden yana kullanıyorum tercihimi... "feedback" yani müşterilerin ürünü aldıktan sonra ürün ve satıcı hakkındaki puanlaması ve yorumları da karar vermeniz açısından çok önemli...
ürünü elinize geçtikten sonra onaylıyorsunuz ve paranız satıcıya aktarılıyor...
evet biliyorum "ürün bu kadar ucuzsa Çin malı ne de olsa çok kalitesizdir" diye düşünebilirsiniz... işte ben de bu yazıyı bunun için yazıyorum...
ayakları henüz kullanma fırsatım olmadı fakat eşimle birlikte görüntü olarak inceledik... ürünün içinden ve benim makinemin yanında ( Janome 423s) verilen kenar kıvırma ayaklarını yanyana koyduk... ve ürünün oldukça kaliteli olduğunu düşündük...
Sizce hangisi Japon Janome'nin, hangisi Çin setinin parçası?...
Cevap veriyorum: soldaki Çin, sağdaki Janome'ninki :)))
sitede de ürünü almadan önce yapılan yorumları günlerce inceledim... ürünün iyi olduğunu söylüyor diğer alıcılar da... zaten ne alırsanız Çin'de yapılmıyor mu artık canım?... :)))
Ayrıca youtube'dan ürünün "description" yani açıklama bölümünde ayakların isimleri İngilizce olarak tek tek verilmiş... bu isimleri teker teker kopyalayıp youtube'a yapıştırdığınızda hemen hemen hepsinin çok güzel videolarının mevcut olduğunu göreceksiniz... İngilizce bilmenize gerek yok... görüntülerden zaten hangi ayağın ne işe yaradığını rahatlıkla öğrenebiliyorsunuz...
Örnek olarak şu videoya bakın...
Gelelim ürünlerin bana ulaşma sürelerine... iki ürünü de aynı gün sipariş ettim... dikiş ayağı seti 21 günde, biye aparatı 25 günde elime ulaştı... yani oldukça hızlı!... "çok uzun süre" diye düşünmeyin... unutmayın ürünler taaa Çin'den geliyor... zamanın da nasıl geçtiğini hiç anlamadım... :)
yalnız şunu da belirtmeden geçemeyeceğim ayak setini getiren görevli ürünü elime teslim etmek yerine posta kutularının üzerine bırakıp gitmiş... neyseki eşim tesadüfen görüyor ve bana getiriyor... kimbilir kaç saat orada kaldı... neyse ki başka birileri almamış zaman kötü... :) ama bunun satıcıyla hiçbir ilgisi yok tabii...
Biye yapma aletleri de gayet güzel görünüyor...
instagramdaki dikiş kardeşlerimin dediklerine göre bu setin tuhafiyecilerdeki fiyatı 35-45 tl arasıymış... bense sadece 7,49 $'a aldım ve kargo yine ücretsiz!... 20-25 gün beklemeye değmez mi sizce?... :)
Her iki ürünle ilgili deneyimlerimi kullandıkça da paylaşırım ileriki zamanlarda...
Son olarak aldığım satıcıları ve ürünleri gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim...
32'li dikiş ayağı setini şuradan, biye yapma aparatlarını da buradan aldım...
Hepinize keyifli dikişler!... :)
Etiketler:
biye
,
DIY
,
dikiş ayakları
,
dikiş malzemeleri
,
hobi odam
20 Ocak 2015 Salı
Bu Sefer Sadece Kombin / Just Some Combine This Time
Merhabalar herkese!... uzun süredir sesim soluğum çıkmıyor gibi gelebilir ama beni instagramdan takip edenler biliyor... yavaş da olsa artık sürekli birşeyler dikiyorum... instagram paylaşımları çok daha kolay yapılabildiğinden diktiğimi hemen oradan paylaşmak aslında beni yeterince tatmin ediyor... fakat blogumu da ihmal etmemem gerektiğinin farkındayım...
yalnız tabii bloga yayın hazırlamak için ayrıntılı, net çekilmiş ve göze hitap eden fotoğraflar çekmek gerekiyor... fakat benim ne böyle bir ortamım, ne de zamanım oluyor... yani kendi üstümde fotoğraflayabilmek için... ayrıca "azıcık" çok fazla kilo aldığım için ( hani artık kilolarından bahsetmeyeceğine kendi kendine söz vermiştin Sedaa?!!!... ) eee şeyyy!... ne diyordum?... evet zamanım ve uygun ortamım yok falan filan heh heh hee!... neyse...
o yüzden ben bugün sizler için son diktiğim üç etek ve iki triko kazağımı sevgili mankenim Fatoş'un yardımıyla sunacağım efendim...
önceki yayınlarımda artık birbirine çok yakıştırdığım kumaşlarımı kombin olarak dikeceğimden bahsetmiştim sanırım... işte burada...
öncelikle daha önce burada kullandığım kumaşımdan artan bölümle ilk defa Burda dergisinden kalıp çıkararak gizli fermuarlı bir kalem etek yaptım... bu çalışmamda hem ilk defa fermuar "hem de en gizlisinden...", hem de kendi uydurmam olmayan bel bandı yaptım...
gizli fermuar ilk iş için hiç de fena sayılmaz değil mi? ama bel bandındaki o yamukluk bel bandının nasıl yapılacağını keşfedene kadar yanlış diktiğim yerlerden kesmek zorunda kalmam sebebiyle oluştu... orayı iki adet çıt çıt ile tamamladım...
kombini olan yarasa kollu trikoyu ise pratikten kalıpsız olarak kestim yine... ben neden hep zor kumaşlar seçiyorum acaba?... bu triko da yine İstanbul'dan aldıklarımdan uçları yırtık pırtık oldukça esnek bir triko... o yüzden dikerken ve keserken beni oldukça zorladı... dokunduğum anda acayip derecede esniyor... o yüzden çok da temiz bir çalışma olmadı ama yine de kumaşın hatırına sevdim... kötü de olsa iyi de olsa ben diktim zaten... hepsi benim çocuklarım gibi oldu artık! :)))
bileklerini dikerken alt ipine lastik ip kullandım, yakasına da tela bant... tela bant esnek kumaşlarda gerçekten çok kullanışlıymış daha önce neden kullanmadım ki...
ayrıca bu kazağın önemli de bir özelliği var... ister kayık yaka olarak kullanabiliyorsunuz...

isterseniz de boğazlı kazak olarak... :))) tasarım bana ait... çok fonksiyonlu kullanışlı şeylere bayıldığımı söylemiş miydim?... bu kazağın boyun kısmını normal atkı-boyunluk gibi de kullanabilirsiniz başka kıyafetlerle...

bu arada üstteki eteği bitirmeden aradan bir kazak ve bir etek daha çıkardım... kazağı Creazion 2013/4 sayısından aşağıdaki modelin kalıbıyla yaptım... aslında kalıp bir gömlek kalıbı ama bulabildiğim benim aklımdaki modele en yakın model buydu... kalıbın üzerindeki noktalı yerlerden de anlaşılacağı üzere ön tarafını kısa arkasını uzun yaptım... Creazion dergisinin modellerini aslında çok beğeniyorum fakat kalıbı çıkarırken en az iki beden küçük çıkartmanız gerektiğini unutmayın...ben öyle yapmama rağmen en son yine daraltmak zorunda kaldım...
sevgiler!
yalnız tabii bloga yayın hazırlamak için ayrıntılı, net çekilmiş ve göze hitap eden fotoğraflar çekmek gerekiyor... fakat benim ne böyle bir ortamım, ne de zamanım oluyor... yani kendi üstümde fotoğraflayabilmek için... ayrıca "azıcık" çok fazla kilo aldığım için ( hani artık kilolarından bahsetmeyeceğine kendi kendine söz vermiştin Sedaa?!!!... ) eee şeyyy!... ne diyordum?... evet zamanım ve uygun ortamım yok falan filan heh heh hee!... neyse...
o yüzden ben bugün sizler için son diktiğim üç etek ve iki triko kazağımı sevgili mankenim Fatoş'un yardımıyla sunacağım efendim...
önceki yayınlarımda artık birbirine çok yakıştırdığım kumaşlarımı kombin olarak dikeceğimden bahsetmiştim sanırım... işte burada...
öncelikle daha önce burada kullandığım kumaşımdan artan bölümle ilk defa Burda dergisinden kalıp çıkararak gizli fermuarlı bir kalem etek yaptım... bu çalışmamda hem ilk defa fermuar "hem de en gizlisinden...", hem de kendi uydurmam olmayan bel bandı yaptım...
gizli fermuar ilk iş için hiç de fena sayılmaz değil mi? ama bel bandındaki o yamukluk bel bandının nasıl yapılacağını keşfedene kadar yanlış diktiğim yerlerden kesmek zorunda kalmam sebebiyle oluştu... orayı iki adet çıt çıt ile tamamladım...
kombini olan yarasa kollu trikoyu ise pratikten kalıpsız olarak kestim yine... ben neden hep zor kumaşlar seçiyorum acaba?... bu triko da yine İstanbul'dan aldıklarımdan uçları yırtık pırtık oldukça esnek bir triko... o yüzden dikerken ve keserken beni oldukça zorladı... dokunduğum anda acayip derecede esniyor... o yüzden çok da temiz bir çalışma olmadı ama yine de kumaşın hatırına sevdim... kötü de olsa iyi de olsa ben diktim zaten... hepsi benim çocuklarım gibi oldu artık! :)))
bileklerini dikerken alt ipine lastik ip kullandım, yakasına da tela bant... tela bant esnek kumaşlarda gerçekten çok kullanışlıymış daha önce neden kullanmadım ki...
ayrıca bu kazağın önemli de bir özelliği var... ister kayık yaka olarak kullanabiliyorsunuz...
isterseniz de boğazlı kazak olarak... :))) tasarım bana ait... çok fonksiyonlu kullanışlı şeylere bayıldığımı söylemiş miydim?... bu kazağın boyun kısmını normal atkı-boyunluk gibi de kullanabilirsiniz başka kıyafetlerle...
ayrıca belini de lastikli yaptım eteğin içine sokuyormuş havası vermek için...
bu arada üstteki eteği bitirmeden aradan bir kazak ve bir etek daha çıkardım... kazağı Creazion 2013/4 sayısından aşağıdaki modelin kalıbıyla yaptım... aslında kalıp bir gömlek kalıbı ama bulabildiğim benim aklımdaki modele en yakın model buydu... kalıbın üzerindeki noktalı yerlerden de anlaşılacağı üzere ön tarafını kısa arkasını uzun yaptım... Creazion dergisinin modellerini aslında çok beğeniyorum fakat kalıbı çıkarırken en az iki beden küçük çıkartmanız gerektiğini unutmayın...ben öyle yapmama rağmen en son yine daraltmak zorunda kaldım...
tabii pek çok değişiklik yaptığımdan benim diktiğimin bu kalıpla pek alakası yok gibi görünüyor... :)
eteği tanıyorsunuz... pratik dikim scuba eteğim..
kazağın etek ucunu aşağıdaki şekilde kestim...
kalıbın ne kadar bol olduğunu görüyorsunuz üstelik kendi bedenimden iki beden küçük kesilmiş... o yüzden yanlardan tekrar daralttım...
kollarını ise duble kol yapmak için kesip tersi yüzüne bakacak şekilde diktim...
katlayınca düz tarafı görünüyor...
elde birkaç yerinden minik minik tutturdum...
evet son olarak da şu yeni keşfettiğim saklı kumaş cennetinden sırf yılan derisi moda diye aldığım bir kumaştan beli lastikli etek yaptım... onu da bu şekilde siyahlarla giyiyorum...
sevgiler!
26 Aralık 2014 Cuma
Zara Çekilişi!...
Ece'nin moda günlüğü harika bir yılbaşı çekiliş düzenlemiş... resimdeki hediyelere sahip olmak istiyorsanız vakit kaybetmeden buraya tıklayın...
25 Aralık 2014 Perşembe
Çok Pratik Pek Pratik Scubafabric Kalem Etek! / A Practical Scuba Pencil Skirt!
Evet kendimce yine bir yöntem keşfettim arkadaşlar... kursa falan gitmediğim için böyle kendi kendime keşfediyorum birçok şeyi napiyim?... bu sayede çok pratik bir kalem etek diktim kendime... tabii scuba kumaşın kullanışlılığı da bunda çok etkili... :))
yeni aldığım scuba kumaşlarımın içinden birisi aniden bana göz kırptı bıcı bıcı yapıp kuruyunca... "beni dik, beni dik" diye bağırdı sanki... o gün de dersim çok geç başlıyor... ama önce kumaşçıya gideceğim bazı parçaları değiştirmeye... oturdum hemen kendime bir kalem etek diktim... :)
yok ben anladım... normalde ince işlerde çok sabırlıyımdır ama dikiş konusunda pratik, hemen dikip giyilecek tarzda şeyleri daha çok seviyorum... onu bitirip de üzerime giydim mi ayaklarım yerden kesiliyor sanki... ay bir havalı hissediyorum kendimi, bir tarz oluyorum, bir güzel oluyorum ki sormayın... zaten okula gittiğimde de hem öğretmen arkadaşlarım, hem öğrencilerim hemen farkediyorlar... iltifatlar, iltifatlar... :)
gerçekten de tüm diktiklerimi çok severek giyiyorum... ne güzel bir duygu ya... :)
bu arada dikmekte olduğum iki kombinim daha var... birincisinin kalem eteğini ilk defa burda dergisinden kalıplı çalışmak istedim... bitince şöyle bir kombin olacak kendileri...
Eteğin kumaşı burada kullandığım kumaştan... ama günlerdir sürünüyor zavallım... kalıbı çıkardım... kumaşı kestim... daha penslerini kapatmadan onu bir kenara atıp diğer kombinin kazağını dikiverdim ama onun da eteğini bitirmem gerekiyor önce.... o kombin de şöyle birşey olacak...
Bitince ikisini birlikte kombin halinde yayınlamayı düşünüyorum...
Gelelim sadede...
Aynanın karşısına geçip rigayı kalçamın yanına tuttum bir baktım ki hatları benim hatlarıma çok uyuyor... :)))
Riganın tam kalçamın en geniş yerine denk gelen yerini işaretledim...
Kumaşı kalça genişliğime göre dikdörtgen kestim... bu aşamada tchibodan aldığım rulet bıçağı ve kesme matı düzgün kesimler yapmak için çok işe yarıyor... scuba ve deri kumaş için özellikle...
Kumaş üzerinde kalçamın ölçüsünün yarısına göre işaretler koydum...
riganın üzerinde işaretlediğim kalça çizgisi bu noktalara, riganın ucu da kumaşın üst kenarına denk gelecek şekilde çizdim... bu aşamada bel-kalça oranınıza göre açıyı değiştirerek daha oyuk çizebilirsiniz... ben sonradan öyle yaptım...
Yalnız burada anlamadığım birşey var... kalça ölçüme göre diktiğim halde yine de bol geldi... kalça ölçümden 7-8 cm daha dar hesaplayınca daha iyi oldu... böyle kumaşlarda esneme payı nedir ya da bununla ilgili bir püf noktası var mı... benimle paylaşırsanız sevinirim...
İki yanını diktikten sonra işim bitmişti... scuba kumaş kenar temizleme gerektirmediğinden ne beline kemer-lastik ne de etek ucu kıvırma yapmadım..
eteğimi giydim ve kumaşçıya gittim... orada çalışan bayanlar eteğimin kumaşını görünce hemen tanıdılar ve çok beğendiler... scuba kumaşın bu kadar kullanışlı ve kolay dikimi olduğunu onlar bile bilmiyormuş...
Eteğim okulda da hemen dikkat çekti... ben de her fırsatta scuba kumaşın özelliklerinden bahsettim herkese... :)
Eteği o gün kemersiz giydim giymesine ama beli görünmese bile içim rahat etmedi... sanki yarım duruyormuş gibi geldi... o yüzden artan kumaşlardan beline kemer diktim görüntü olarak daha iyi oldu...
İşte bu da son hali...
Böylelikle çok kısa sürede yine çok severek giyeceğim bir eteğim daha oldu!... :)
yeni aldığım scuba kumaşlarımın içinden birisi aniden bana göz kırptı bıcı bıcı yapıp kuruyunca... "beni dik, beni dik" diye bağırdı sanki... o gün de dersim çok geç başlıyor... ama önce kumaşçıya gideceğim bazı parçaları değiştirmeye... oturdum hemen kendime bir kalem etek diktim... :)
yok ben anladım... normalde ince işlerde çok sabırlıyımdır ama dikiş konusunda pratik, hemen dikip giyilecek tarzda şeyleri daha çok seviyorum... onu bitirip de üzerime giydim mi ayaklarım yerden kesiliyor sanki... ay bir havalı hissediyorum kendimi, bir tarz oluyorum, bir güzel oluyorum ki sormayın... zaten okula gittiğimde de hem öğretmen arkadaşlarım, hem öğrencilerim hemen farkediyorlar... iltifatlar, iltifatlar... :)
gerçekten de tüm diktiklerimi çok severek giyiyorum... ne güzel bir duygu ya... :)
bu arada dikmekte olduğum iki kombinim daha var... birincisinin kalem eteğini ilk defa burda dergisinden kalıplı çalışmak istedim... bitince şöyle bir kombin olacak kendileri...
Eteğin kumaşı burada kullandığım kumaştan... ama günlerdir sürünüyor zavallım... kalıbı çıkardım... kumaşı kestim... daha penslerini kapatmadan onu bir kenara atıp diğer kombinin kazağını dikiverdim ama onun da eteğini bitirmem gerekiyor önce.... o kombin de şöyle birşey olacak...
Bitince ikisini birlikte kombin halinde yayınlamayı düşünüyorum...
Gelelim sadede...
Aynanın karşısına geçip rigayı kalçamın yanına tuttum bir baktım ki hatları benim hatlarıma çok uyuyor... :)))
Riganın tam kalçamın en geniş yerine denk gelen yerini işaretledim...
Kumaşı kalça genişliğime göre dikdörtgen kestim... bu aşamada tchibodan aldığım rulet bıçağı ve kesme matı düzgün kesimler yapmak için çok işe yarıyor... scuba ve deri kumaş için özellikle...
Kumaş üzerinde kalçamın ölçüsünün yarısına göre işaretler koydum...
riganın üzerinde işaretlediğim kalça çizgisi bu noktalara, riganın ucu da kumaşın üst kenarına denk gelecek şekilde çizdim... bu aşamada bel-kalça oranınıza göre açıyı değiştirerek daha oyuk çizebilirsiniz... ben sonradan öyle yaptım...
Yalnız burada anlamadığım birşey var... kalça ölçüme göre diktiğim halde yine de bol geldi... kalça ölçümden 7-8 cm daha dar hesaplayınca daha iyi oldu... böyle kumaşlarda esneme payı nedir ya da bununla ilgili bir püf noktası var mı... benimle paylaşırsanız sevinirim...
İki yanını diktikten sonra işim bitmişti... scuba kumaş kenar temizleme gerektirmediğinden ne beline kemer-lastik ne de etek ucu kıvırma yapmadım..
eteğimi giydim ve kumaşçıya gittim... orada çalışan bayanlar eteğimin kumaşını görünce hemen tanıdılar ve çok beğendiler... scuba kumaşın bu kadar kullanışlı ve kolay dikimi olduğunu onlar bile bilmiyormuş...
Eteğim okulda da hemen dikkat çekti... ben de her fırsatta scuba kumaşın özelliklerinden bahsettim herkese... :)
Eteği o gün kemersiz giydim giymesine ama beli görünmese bile içim rahat etmedi... sanki yarım duruyormuş gibi geldi... o yüzden artan kumaşlardan beline kemer diktim görüntü olarak daha iyi oldu...
İşte bu da son hali...
Böylelikle çok kısa sürede yine çok severek giyeceğim bir eteğim daha oldu!... :)
Etiketler:
diktiklerim
,
etek
,
kazak
,
kombin
,
Kumaş
23 Aralık 2014 Salı
Parça Kumaşın Dibi!...
Biliyorsunuz her fırsatta İstanbul pazarlarındaki parça kumaşçılardan bahsedip duruyor İzmir'de neden yok diye kıvrım kıvrım kıvranıyordum... sonra geçenlerde birdik binbak blogunda İzmir'de de parça kumaşçı olduğunu okudum ve geçen haftasonu eşimle birlikte gezerken oraya bir uğrayalım dedik fakat geç kalmışız kapanmak üzereydi... zaten görünüşünü de pek beğenmedik açıkçası... çok döküntü bir depo gibi görünüyordu... her yerde kumaş kırpıkları falan vardı...
Fakat hafta içi instagramda yine parça kumaş, parça kumaş diye yakınırken birkaç arkadaşım daha bana aynı yerden bahsetti... bunun üzerine şansımı bir kez daha denemeye karar verdim... geçtiğimiz cumartesi eşimle oraya tekrar gittik... bu kez bize ikinci kata çıkmamızı söylediler... içeri girdiğimde gözlerim neredeyse yerinden fırlayacaktı... hayatımda hiç bu kadar kumaşı bir arada görmemiştim...
resmen kana susamış vampir gibi kumaşlara saldırdım... parça kumaşların içine balıklama dalıp yüzmek istedim...
Şaka bir yana ikinci katta parça kumaşlar üçüncü katta daha büyük parçalar kiloyla satılıyor... başta loş ve boş biryer görüp biraz ürksek de biz orada dolaşırken kumaş bakan pek çok bayan olduğunu gördük satıcılar da bayandı... o açıdan içim rahatladı... artık oraya eşim olmadan da rahatlıkla gidebilirim... orada neredeyse aradığım tüm kumaşları buldum diyebilirim... özellikle de scuba ve suni deri buldum bir sürü... evde daha İstanbul'dan aldıklarım dururken iki çuval daha kumaş aldım...
Aldığım diğer kumaşları merak ediyorsanız beni instagramdan takip edebilirsiniz http://instagram.com/siyahdantel/
açgözlülüğün de bu kadarı yani... şu kumaş alma hastalığına ben de yakalandım ama İzmir'de parça kumaş bulunmaması beni frenliyordu... aslında bir bakıma benim için kötü oldu... ben şimdi gidip gidip ordan sürekli kumaş almak isterim...
hatta bugün yani iki çuval kumaşı aldıktan tam 3 gün sonra birkaç içime sinmeyen kumaşı değiştirmek için tekrar gittim ve ne yaptım?... başabaş değiştirmeyi düşünürken yarım çuval daha kumaş alıp geri döndüm... yakında bu eve de sığamayacağız... bana kumaşlarımla mutlu mesut yaşayabileceğim 110 odalı bir malikane lazım sanki... :)))
Bu arada bugün kumaşçıya gitmeden hayatımın en pratik eteğini yapıp giyip gittim nasıl yaptığımı merak ediyorsanız buraya bakın... oradaki satıcı bayanlar üzerimdeki eteğin kumaşını görür görmez hemen tanıdılar ve eteğimi çok beğendiler... nasıl yaptığımı anlatınca çok da şaşırdılar... scuba kumaşın bu kadar kullanışlı ve pratik olduğunu bilmiyorlarmış...
Fakat hafta içi instagramda yine parça kumaş, parça kumaş diye yakınırken birkaç arkadaşım daha bana aynı yerden bahsetti... bunun üzerine şansımı bir kez daha denemeye karar verdim... geçtiğimiz cumartesi eşimle oraya tekrar gittik... bu kez bize ikinci kata çıkmamızı söylediler... içeri girdiğimde gözlerim neredeyse yerinden fırlayacaktı... hayatımda hiç bu kadar kumaşı bir arada görmemiştim...
resmen kana susamış vampir gibi kumaşlara saldırdım... parça kumaşların içine balıklama dalıp yüzmek istedim...
Şaka bir yana ikinci katta parça kumaşlar üçüncü katta daha büyük parçalar kiloyla satılıyor... başta loş ve boş biryer görüp biraz ürksek de biz orada dolaşırken kumaş bakan pek çok bayan olduğunu gördük satıcılar da bayandı... o açıdan içim rahatladı... artık oraya eşim olmadan da rahatlıkla gidebilirim... orada neredeyse aradığım tüm kumaşları buldum diyebilirim... özellikle de scuba ve suni deri buldum bir sürü... evde daha İstanbul'dan aldıklarım dururken iki çuval daha kumaş aldım...
Aldığım diğer kumaşları merak ediyorsanız beni instagramdan takip edebilirsiniz http://instagram.com/siyahdantel/
açgözlülüğün de bu kadarı yani... şu kumaş alma hastalığına ben de yakalandım ama İzmir'de parça kumaş bulunmaması beni frenliyordu... aslında bir bakıma benim için kötü oldu... ben şimdi gidip gidip ordan sürekli kumaş almak isterim...
hatta bugün yani iki çuval kumaşı aldıktan tam 3 gün sonra birkaç içime sinmeyen kumaşı değiştirmek için tekrar gittim ve ne yaptım?... başabaş değiştirmeyi düşünürken yarım çuval daha kumaş alıp geri döndüm... yakında bu eve de sığamayacağız... bana kumaşlarımla mutlu mesut yaşayabileceğim 110 odalı bir malikane lazım sanki... :)))
Bu arada bugün kumaşçıya gitmeden hayatımın en pratik eteğini yapıp giyip gittim nasıl yaptığımı merak ediyorsanız buraya bakın... oradaki satıcı bayanlar üzerimdeki eteğin kumaşını görür görmez hemen tanıdılar ve eteğimi çok beğendiler... nasıl yaptığımı anlatınca çok da şaşırdılar... scuba kumaşın bu kadar kullanışlı ve pratik olduğunu bilmiyorlarmış...
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)














































