etek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
etek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2015 Salı

Deri Şeritli Kazayağı Kalemetek / Leather Stripped Houndstooth Pencil Skirt

Reglan kollu sweatshirt türevlerimin arasında bir süredir yarım kalmış bu eteğimi de bitirivermiştim... bu aralar sürekli birşeyler dikmeme rağmen yayınlamaya fırsat bulamıyorum... eşim kolundan ufak bir operasyon geçirdi... o yüzden biraz yoğunum... sırada yayınlacak iki parçam daha var fotoğraflamadım bile...


Eteğe dönersek çok basit beli lastikli, daha önce burada kullandığım teknikle yaptım...



Yanlarına deri şeritler ekledim değişiklik olsun diye...



Burada pek mahzun durmuşum ama hoş, kolay ve severek kullandığım bir eteğim daha oldu... :)))

Sevgiler!...


20 Ocak 2015 Salı

Bu Sefer Sadece Kombin / Just Some Combine This Time


Merhabalar herkese!... uzun süredir sesim soluğum çıkmıyor gibi gelebilir ama beni instagramdan takip edenler biliyor... yavaş da olsa artık sürekli birşeyler dikiyorum... instagram paylaşımları çok daha kolay yapılabildiğinden diktiğimi hemen oradan paylaşmak aslında beni yeterince tatmin ediyor... fakat blogumu da ihmal etmemem gerektiğinin farkındayım...

yalnız tabii bloga yayın hazırlamak için ayrıntılı, net çekilmiş ve göze hitap eden fotoğraflar çekmek gerekiyor... fakat benim ne böyle bir ortamım, ne de zamanım oluyor... yani kendi üstümde fotoğraflayabilmek için... ayrıca "azıcık" çok fazla kilo aldığım için  ( hani artık kilolarından bahsetmeyeceğine kendi kendine söz vermiştin Sedaa?!!!... ) eee şeyyy!... ne diyordum?... evet zamanım ve uygun ortamım yok falan filan heh heh hee!... neyse...

o yüzden ben bugün sizler için son diktiğim üç etek ve iki triko kazağımı sevgili mankenim Fatoş'un yardımıyla sunacağım efendim...

önceki yayınlarımda artık birbirine çok yakıştırdığım kumaşlarımı kombin olarak dikeceğimden bahsetmiştim sanırım... işte burada...
                      



öncelikle daha önce burada kullandığım kumaşımdan artan bölümle ilk defa Burda dergisinden kalıp çıkararak gizli fermuarlı bir kalem etek yaptım... bu çalışmamda hem ilk defa fermuar "hem de en gizlisinden...", hem de kendi uydurmam olmayan bel bandı yaptım...


gizli fermuar ilk iş için hiç de fena sayılmaz değil mi? ama bel bandındaki o yamukluk bel bandının nasıl yapılacağını keşfedene kadar yanlış diktiğim yerlerden kesmek zorunda kalmam sebebiyle oluştu... orayı iki adet çıt çıt ile tamamladım...

kombini olan yarasa kollu trikoyu ise pratikten kalıpsız olarak kestim yine... ben neden hep zor kumaşlar seçiyorum acaba?... bu triko da yine İstanbul'dan aldıklarımdan uçları yırtık pırtık oldukça esnek bir triko... o  yüzden dikerken ve keserken beni oldukça zorladı... dokunduğum anda acayip derecede esniyor... o yüzden çok da temiz bir çalışma olmadı ama yine de kumaşın hatırına sevdim... kötü de olsa iyi de olsa ben diktim zaten... hepsi benim çocuklarım gibi oldu artık! :)))

bileklerini dikerken alt ipine lastik ip kullandım, yakasına da tela bant... tela bant esnek kumaşlarda gerçekten çok kullanışlıymış daha önce neden kullanmadım ki...

ayrıca bu kazağın önemli de bir özelliği var... ister kayık yaka olarak kullanabiliyorsunuz...



isterseniz de boğazlı kazak olarak... :))) tasarım bana ait... çok fonksiyonlu kullanışlı şeylere bayıldığımı söylemiş miydim?... bu kazağın boyun kısmını normal atkı-boyunluk gibi de kullanabilirsiniz başka kıyafetlerle...

                            

ayrıca belini de lastikli yaptım eteğin içine sokuyormuş havası vermek için...


bu arada üstteki eteği bitirmeden aradan bir kazak ve bir etek daha çıkardım... kazağı Creazion 2013/4 sayısından aşağıdaki modelin kalıbıyla yaptım... aslında kalıp bir gömlek kalıbı ama bulabildiğim benim aklımdaki modele en yakın model buydu... kalıbın üzerindeki noktalı yerlerden de anlaşılacağı üzere ön tarafını kısa arkasını uzun yaptım... Creazion dergisinin modellerini aslında çok beğeniyorum fakat kalıbı çıkarırken en az iki beden küçük çıkartmanız gerektiğini unutmayın...ben öyle yapmama rağmen en son yine daraltmak zorunda kaldım...

          
tabii pek çok değişiklik yaptığımdan benim diktiğimin bu kalıpla pek alakası yok gibi görünüyor... :)

    

 eteği tanıyorsunuz... pratik dikim scuba eteğim..

kazağın etek ucunu aşağıdaki şekilde kestim...

kalıbın ne kadar bol olduğunu görüyorsunuz üstelik kendi bedenimden iki beden küçük kesilmiş... o yüzden yanlardan tekrar daralttım...

kollarını ise duble kol yapmak için kesip tersi yüzüne bakacak şekilde diktim...



katlayınca düz tarafı görünüyor...


elde birkaç yerinden minik minik tutturdum...

evet son olarak da şu yeni keşfettiğim saklı kumaş cennetinden sırf yılan derisi moda diye aldığım bir kumaştan beli lastikli etek yaptım... onu da bu şekilde siyahlarla giyiyorum...





sevgiler!









25 Aralık 2014 Perşembe

Çok Pratik Pek Pratik Scubafabric Kalem Etek! / A Practical Scuba Pencil Skirt!

Evet kendimce yine bir yöntem keşfettim arkadaşlar... kursa falan gitmediğim için böyle kendi kendime keşfediyorum birçok şeyi napiyim?... bu sayede çok pratik bir kalem etek diktim kendime... tabii scuba kumaşın kullanışlılığı da bunda çok etkili... :))

yeni aldığım scuba kumaşlarımın içinden birisi aniden bana göz kırptı bıcı bıcı yapıp kuruyunca... "beni dik, beni dik" diye bağırdı sanki... o gün de dersim çok geç başlıyor... ama önce kumaşçıya gideceğim bazı parçaları değiştirmeye... oturdum hemen kendime bir kalem etek diktim... :)

yok ben anladım... normalde ince işlerde çok sabırlıyımdır ama dikiş konusunda pratik, hemen dikip giyilecek tarzda şeyleri daha çok seviyorum... onu bitirip de üzerime giydim mi ayaklarım yerden kesiliyor sanki... ay bir havalı hissediyorum kendimi, bir tarz oluyorum, bir güzel oluyorum ki sormayın... zaten okula gittiğimde de hem öğretmen arkadaşlarım, hem öğrencilerim hemen farkediyorlar... iltifatlar, iltifatlar... :)

gerçekten de tüm diktiklerimi çok severek giyiyorum... ne güzel bir duygu ya... :)

bu arada dikmekte olduğum iki kombinim daha var... birincisinin kalem eteğini ilk defa burda dergisinden kalıplı çalışmak istedim... bitince şöyle bir kombin olacak kendileri...



Eteğin kumaşı burada kullandığım kumaştan... ama günlerdir sürünüyor zavallım... kalıbı çıkardım... kumaşı kestim... daha penslerini kapatmadan onu bir kenara atıp diğer kombinin kazağını dikiverdim ama onun da eteğini bitirmem gerekiyor önce.... o kombin de şöyle birşey olacak...



Bitince ikisini birlikte kombin halinde yayınlamayı düşünüyorum...

Gelelim sadede...

Aynanın karşısına geçip rigayı kalçamın yanına tuttum bir baktım ki hatları benim hatlarıma çok uyuyor... :)))


Riganın tam kalçamın en geniş yerine denk gelen yerini işaretledim...


Kumaşı kalça genişliğime göre dikdörtgen kestim... bu aşamada tchibodan aldığım rulet bıçağı ve kesme matı düzgün kesimler yapmak için çok işe yarıyor... scuba ve deri kumaş için özellikle...

Kumaş üzerinde kalçamın ölçüsünün yarısına göre işaretler koydum...




riganın üzerinde işaretlediğim kalça çizgisi bu noktalara, riganın ucu da kumaşın üst kenarına denk gelecek şekilde çizdim... bu aşamada bel-kalça oranınıza göre açıyı değiştirerek daha oyuk çizebilirsiniz... ben sonradan öyle yaptım...


Yalnız burada anlamadığım birşey var... kalça ölçüme göre diktiğim halde yine de bol geldi... kalça ölçümden 7-8 cm daha dar hesaplayınca daha iyi oldu... böyle kumaşlarda esneme payı nedir ya da bununla ilgili bir püf noktası var mı... benimle paylaşırsanız sevinirim...

İki yanını diktikten sonra işim bitmişti...  scuba kumaş kenar temizleme gerektirmediğinden ne beline kemer-lastik ne de etek ucu kıvırma yapmadım..

eteğimi giydim ve kumaşçıya gittim... orada çalışan bayanlar eteğimin kumaşını görünce hemen tanıdılar ve çok beğendiler... scuba kumaşın bu kadar kullanışlı ve kolay dikimi olduğunu onlar bile bilmiyormuş...

Eteğim okulda da hemen dikkat çekti... ben de her fırsatta scuba kumaşın özelliklerinden bahsettim herkese... :)

Eteği o gün kemersiz giydim giymesine ama beli görünmese bile içim rahat etmedi... sanki yarım duruyormuş gibi geldi... o yüzden artan kumaşlardan beline kemer diktim görüntü olarak daha iyi oldu...


İşte bu da son hali...


Böylelikle çok kısa sürede yine çok severek giyeceğim bir eteğim daha oldu!... :)



13 Aralık 2014 Cumartesi

Birkaç iyi fikir!../ Some good ideas!...




Merhabalar!... bugün size fazla laf kalabalığı yapmadan birkaç kullanışlı bulduğum fikirden bahsetmek istiyorum... belki sizin de böyle kendi kendinize bulduğunuz pratik fikirler vardır ya da bahsedeceğim şeyleri zaten uyguluyorsunuzdur kimbilir?... maksat bilenler bilmeyenlere anlatsın herkes faydalansın...

Yaşasın dikiş kardeşliği!... :)

İlk olarak bunu ben kendi kendime buldum ama belki de bazılarımız (usta olanlar) o şekilde kullanıyordur zaten... belki de o delik zaten onun için vardır bilemiyorum... ( son cümlenin biraz esrarengiz ve tuhaf olduğunun farkındayım... :)) O halde hemen okumaya devam edin... )

Öncelikle çömez olduğum için lütfen beni bilgilendirin... şöyle ki ben dikiş dikerken üst iplik için de masur kullanıyorum çünkü büyük makaralar çok bol geliyor doğal olarak... ama bazı masurlar hatta benim makinamın orjinal masuru bile biraz bol geliyordu... bu durum dikiş dikmemi bazen zorlaştırıyordu... ipin biraz daha gergin durmasını istiyordum...

Masuru hep birinci makara demirine (adı bu mu bilmiyorum) takıyordum diğerini sadece çift iğne kullandığım zaman kullanıyordum...

Sonra aniden bu fikir geldi aklıma... masuru arkadaki demire taktım ipliği makinanın iplik yoluna göndermeden önce tam yolumun üzerindeki birinci demirin deliğinden geçirdim ama bu ipliğin gerilmesi için kesinlikle yeterli değildi tabii ki...


sonra demiri kendi etrafında yarım tur çevirdim oldu!...

İyice görebilmeniz için değişik açılardan çektim...





iplik gerilimi artık istediğim gibiydi... çevirme durumuna göre iplik gerilimini artık istediğim gibi ayarlayabilecektim.. :)

Eğer bu zaten yapılan bir şeyse lütfen bana gülmeyin ne yapayım kursa falan gitmedim böyle deneme yanılma yöntemiyle öğreniyorum işte...

İkinci fikir, masurlar ve diğer bazı malzemelerinizi düzenli tutabilmenizi sağlıyor... hem de hoş bir görüntü oluşturuyor bence...




Sert bir köpüğü kumaşla kaplayıp duvara monte ediyorsunuz... üzerine de iğneler batırıyorsunuz sadece bu kadar...

Aslında  ben bu panoyu birkaç yıl önce takılarımı düzenlemek için yapmıştım... bunun büyük olanını burada bahsettiğim gibi hala aynı amaçla yatak odamda kullanıyorum...

Evet şimdilik yarısı boş duruyor ama bir süre sonra tamamen dolar muhakkak...

Son fikir ise ilk olarak burada kullandığım yine kendi kendime bulduğum birşey... belki de aranızda bu şekilde kullanan pek çok kişi vardır... ukalalık yapmak istemem...

Bana çok pratik ve kullanışlı geliyor... her etek için ayrı astarlama yapmanıza gerek kalmıyor ki bu sayede arka arkaya hemen birkaç tane etek yapacağım, astarla uğraşmayacağım, sadece fermuar takacağım... biliyorsunuz bir süredir astar, kalıp ve fermuar fobisi oluşmuştu bende... ama artık yavaş yavaş yenmeye çalışıyorum... eee ne demişler?... fobini yenmek için "korkunun üzerine git"... önce kalıp ve fermuar fobimi halledeceğim sonra astara sıra gelir elbet...

Evet daha önce yaptığım astar çok ince, deri görünümlü bir kumaştı... bu kez kışın kullanabilmek için yumuşacık yine likralı bir kumaş kullandım kumaşım triko imiş... kumaşlardan pek anlamadığım için instagramdan sormuştum sağolsun arkadaşlar yardımcı olmaya çalıştılar buradan hepsine tekrar teşekkür etmek istiyorum... :)


Şuradaki ilk diktigim eteği kalıp olarak kullanıp biraz daha bel ve etek ucuna oyuntu verdim...



çok esnek ve rahat bir kumaş olduğu için giyerken hiç zorlanmadım beli bile cuk oturdu lastik bile koymadım... içe de kıvırmadım normal etek giydiğimde tümsek yapmasın diye... zaten hiç atmayan bir kumaş...



bu kumaşı geçenlerde buradaki dantel kalem eteğime astar olarak kullanmıştım... aslında aylardır o eteğin astarını da ayrı yapmayı düşünüyordum ama son anda hadi astarlı yapayım astar çalışması olsun diye düşündüm ne alakaysa... :)

Ben yazının başında laf kalabalığı yapmayacağım mı demiştim?... :)))

hemen kaçıyorum zira saat dörde geliyor ve uykudan ölmek üzereyim şu anda...

hoşçakalın, sevgiler hepinize! :)

3 Aralık 2014 Çarşamba

Yarım Kalan İşler.../ Unfinished Business...

Ohhh!... Nihayet internetimiz bağlandı da fotoğrafları fotoğraf makinesiyle çekip postları adam gibi bilgisayarda hazırlayabileceğim... cep telefonuyla ikisi de zor oluyordu... öte yandan bu aralar üretken olmamamın bir sebebine daha değinmeden edemeyeceğim... ( artık herkese kilo problemlerimden gına getirdim  biliyorum ama içimi dökmeden de yapamıyorum... buraları okumak istemeyenler direkt atlayabilirler... :))) )

yeni evimize taşındıktan sonra aldığım aşırı kilolar yüzünden depresyona girdim... şimdi diyeceksiniz ki "neden depresyona giriyorsun, kilo aldığını görünce yeme kardeşim!... işte o öyle olmuyor maalesef... belki psikolojik, belki fiziksel, belki sadece iradesizlik... belki de hepsi birden bilmiyorum... hani normal bir insan bir-iki kilo aldığında hemen paniğe kapılır o kiloları vermeye çalışır, verir de... ama bende o işlemiyor işte... sonra çoook ama çok üzüleceğimi bile bile yemeye devam ediyorum sonra da kısır döngüye giriyorum... yedikçe kilo alıyor ve üzülüyorum, üzüldükçe yiyorum, kilo aldıkça enerjim azalıyor, herşeye karşı isteksizlik ve bezginlik hali başlıyor.... sonra ne oluyor bilin bakalım... savaşmak, diyet ve spor yapmak gözümde büyüyor ve yine yiyorum yiyorum yiyorum... bunu sadece yaşayan bilir... böylelikle yusyuvarlak oldum boy da yok kurtarmıyor zaten... :))) sonuç olarak ne kendimi böyle kabul edebiliyorum ne de zayıf kalabiliyorum... kilo almaya çok müsait bir bünyem var ama hayat boyu da yiyeceklerde sınırlama yapmak, düzenli sporu hayatıma katmak bir türlü başaramadığım şeyler...

oooy oy!... her post yazmaya başlarken bu kez postu kısa tutayım diyorum gene destan yazmışım... kafanızı şişiriyorum kusura bakmayın burası dikiş blogundan güzin ablacılığa döndü...

konumuza dönecek olursak yukarıda anlattığım sebepten aslında hem  kıyafet ihtiyacım, yeni şeyler dikme ve giyme hevesim var, hem de artık balıketliğinden çıkıp obez kıvamına girmek üzere olduğum için kendime hiçbir şeyi yakıştırmıyorum, o yüzden de boşveriyorum... depresyonun verdiği keyifsizlik ve isteksizlik de etkili tabii... neyse bu pazartesi yeniden diyete başladım... :) aslında tam olarak diyet de diyemeyiz zararlı ve kalorili yiyecekleri bayağı bir azalttım, onun yerine sağlıklılarını koydum diyebiliriz... biraz da hareketliliği arttırmaya çalışıyorum... bakalım ne kadar dayanabileceğim... bak gene konudan şaştım...

Az sonra paylaşacağım parçaları aslında aylar önce biçmiştim hatta bluzumun sadece kol ve yakası kalmıştı... araya taşınma işleri girince aylardır yarım kalmış olanları artık bitireyim dedim... tamamlayalı da iki hafta kadar oluyor ama bir türlü keyfim olup da fotoğraflayamadım...

Çizgili bluzumun yine her zamanki gibi başlangıçta daha farklı olmasını hayal etmiştim... yanlarının godeli olmasını istiyordum... alttaki kazağa bayılmıştım!...


buna benzer birşeyler yapmaya çalıştım ama kumaşım yetersizdi gode olmadı zaten... kilo da alınca iyice üstüme yapıştı...




kumaş likralı ve uçları hemen yuvarlanıyordu... böyle kumaşları düzgün kesip dikebilmek çok zor oluyor.... sizin bu tür kıvrılan kumaşlarla çalışırken kullandığınız bir yöntem var mı?... benimle paylaşırsanız çok sevinirim... zira o kadar çok uğraştım ki bu bluz için özellikle de birleşme yerlerinin düzgün olması için...


taşınınca sadece yaka, kol ve eteğinin kıvırma işi kalmış şekilde 6 ay bekledi... sonunda böyle birşey çıktı ortaya...

 



etek ucunda kararsızım o yüzden hala bastırmadım... ama kesip düz yapsam da kurtarmayacak bele kadar uzanıyor üçgenler... aslında bu bluzu taytların üzerine giymek için yapmak istemiştim ama şu anda üstüme iyice yapışıyor anca kloş etekle içine koyarak giyebilirim...




yakasının son dikişini yaparken iki kez söküp dikmeme rağmen makine kontrolden çıktı bir türlü düzgün bir dikiş yapamadım... tekrar söküp şurada kullandığım tekniği kullanacağım yakada dikiş izi sevmiyorum...


zaten kış da geldi o yüzden bu bluzu hala hiç kullanamadım...


gelelim diğer parçamıza... kumaşım dikişe ilk başladığım zamanlarda Bostanlı pazarından aldığım bir sürü dantelden birisi ve en sevdiklerimden... ah bir kilo versem neler neler dikmek istiyorum da likralı olmadıktan sonra kumaşı harcamak istemiyorum... yarın öbürgün kilo verirsem bu sefer o kadar uğraşıp da diktiğim kıyafetler bol gelecek... giyemeceğim... o caanım kumaşlarım da boşa gidecek... işte!... dikişte bu kadar az şeyler dikmemin bir başka sebebi size... bu sebeple fermuarlı, astarlı etekler, ceketler, kabanlar falan da dikmek istiyorum ama hem emeğime hem de kumaşlarıma acıyorum...


 

işte kumaşım bu... çok esnek bir dantel ki bu sebepten 6 ay önceki ölçülerime göre biçmeme rağmen yine de kullanabildim...

içine yine esnek (sanırım çelik örme) kalın bir kumaş kullandım... diz altı kalem etek formunda olmasını istedim bu kez... uçlarını orjinal bıraktım...  iki kumaş da çok esnek olduğu için beline lastik takmadım ama sanırım hata yaptım giyerken bollaştı... bel-kalça oranımın fazla olması sebebiyle yapılışı bu kadar basit eteklerde bile üzerime oturtmakta zorlanıyorum pens falan atıyorum ama fermuar takmak da işime gelmiyor... fakat bu etekte fermuar zorunluluğunu gerçekten hissettim...

artık fazla uzatmamayım... sonuç karşınızda...





29 Ekim 2014 Çarşamba

Siyah Dantel Aplikeli Kırmızı Etek/ Black Lace Applicated Red Skirt

Önceki postta yorgunluktan, bezginlikten eteğim hakkında ayrıntı verememiştim...
bu eteği kendindik.com'un sahibesi sevgili İrem hanımın düzenlediği Cumhuriyet bayramı etkinliği için diktim...

Eteğin dikim aşamalarının fotoğrafları yok... çünkü birşey dikeceğim zaman karar vermesi zaten uzun sürüyor... biçmesi ve dikmesi ise ayrı bir macera... boşuna demiyorum "çömez bir terzinin maceraları" diye... gerçekten de her dikişim ayrı bir macera oluyor...
Son dakikada yetiştirebilmek için çok uğraştım o yüzden fotoğraflamaya vakit bulamadım...

Çömezim çömez olmasına ama dikişe başlayalı neredeyse bir yıl olacak hala Burda dergisinden seçip de şöyle kalıpla adam akıllı birşey dikmişliğim yok... neden derseniz, hep kalıpla çalışmanın daha kolay olduğu söylenir ama bana nedense daha zor olacakmış gibi geliyor, belki de kalıpla uğraşmak gözümde büyüyor ama bu sefer sök, dik, düşün, çözüm ara daha fazla zaman kaybı yaşıyorum...

bende kalıp, fermuar ve astar fobisi oluştu hala bunlarla ilgili hiçbirşey yapmadım... laf aramızda fermuarlı giysileri de pek sevmem... hem lastikli giysiler daha rahat geliyor hem de elimdeki kumaşların çoğu esnek kumaşlar... zaten mağazalara da göz gezdirdiğimde hep beli lastikli astarsız etekler moda bu aralar...

Gene konuyu çok dağıttım değil mi?... kırmızı eteğimize dönelim...

öncelikle eteğin dizaynında aşağıdaki modelden ilham aldım... görür görmez bu tarz birşey dikmeliyim diye düşündüm... dantel sevdamı bilmeyen kalmadı herhalde... fakat planlarıma göre eteğim klasik kloş bir etek olacaktı...


Kloş etekleri vücut tipime çok yakıştırdığım için önceden her zaman lazım olur diye hazırladığım kalıbımı kullandım fakat kumaşım yetersizdi... ne yaptım bilmiyorum sanki bel kısmı çok geniş oldu gibi geldi boyu da çok kısa oldu mecburen... ben de kloşun bir kısmını kestim volan gibi birşey oldu... :)

üst kısmı için şuradaki tepe tepe kullandığım eteğimden kalan kumaşı kullanmak istedim ama kumaş çok ince ve esnek olduğu için hoş durmayacağından telaladım... fakat yine ne aksilik ki ön parça hafif esnek olurken arka parça çok sert oldu... meğer telanında yönü varmış bunu da öğrenmiş oldum... telayı çıkarıp tekrar yaptım neyse...

Eteğin üst parçası için normal bir insan ne yapar?... Klasik düz dar etek kalıbına göre biçer pensini ayarlar falan... ben ne yaptım? Yine kafama göre takıldım uğraştım da uğraştım... ayrıntısını paylaşamayacağım saçmaladım işte anlayın... başa çıkamayınca da sonunda Burda dergisine yumuşak geçiş yaparak ilk kez kalıp çıkardım ve kumaştan arta kalanı ( kese kese ne kaldıysa) bu kalıba uydurmaya çalıştım... bu arada içinde tela olan bir kumaş astarsız kullanılıyor mu ben hiç rastlamadım ama benimki öyle oldu... :)

Belinde tabii ki benim klasiğim olan lastik kullandım... fakat lastiğin ya da dikişin üstten görünmesini istemediğimden lastiği kumaşa sabitledikten sonra dönmemesi için yan dikişlerden makinede, ön ve arkadan elde minik dikişler attım... eminim literatürde böyle birşey de yoktur... :)



Eteğin boyunu kıvırırsam çok kısalacaktı o yüzden bilmiyorum etek ucuna biye yapılıyor mu ama ben yaptım çok da güzel oldu... etekte en beğendiğim ikinci kısım... üstelik geçenlerde öğrendiğim şu harika tekniği kullandım... bu tekniği öğrendiğim çok iyi oldu çünkü özellikle yakada biye taktıktan sonra geçilen üst dikiş düzgün değilse çok dikkat çekiyor...


Önden dikiş görünmüyor...


İçten görünüşü ise bu şekilde...

Ve işte eteğimin en beğendiğim detayı olan dantel aplikesi... geçen yıl İstanbul pazarlarından aldığım pek çok şeyden biri... aslında elde dikecektim makinede dikmeye cesaretim yoktu başta ama pilim bitmişti... elde çok uzun süreceğini düşündüm artık bir an önce bitirip yatmak istiyordum sabah törene gidecektim... bir deneyeyim dedim yapabildiğimi görünce devam ettim...



Çok uğraştım akıllandım... ben de artık yarım saatte dikip giymek istiyorum... yarım saatte olmasa da bir günde bitirmeye de razıyım.. o yüzden artık kalıpla çalışacağım... zaten bir sürü dikmek istediğim model var... ve artık fermuar,

Yaşasın Cumhuriyet!



Bu postu gecenin ikisinde uykusu gelmiş, çok yorgun ve moralsiz bir şekilde yazıyorum...
Sevgili Kendindik İrem'in bu yıl 3. düzenlenen "En güzel kırmızı-beyaz" etkinliğine çömez bir terzi olarak ben de katılmak istedim... birkaç ay önce de basit bir bluz kalıbından değişik modeller oluşturma etkinliğine çok katılmak istememe rağmen bazı nedenlerle katılamamış ve çok üzülmüştüm... bu kez inat ettim ve bu saatte kırmızı eteğimi bitirebildim...
üstelik gündüz iki grup misafirimi ağırladıktan sonra...
her zamanki huyumdur...durdum durdum yine son güne bıraktım... artık neyime güveniyorsam...
tam eteği hem etkinliğe hem de yarınki törene yetiştirdim diye sevinirken Cumhuriyet bayramı etkinliklerinin iptal edildiğini öğrendim...
Yani bu postu hem çok yorgun hem de büyük bir moral bozukluğuyla yazıyorum...
fotomun kusuruna bakmayın bu moralle gecenin bu saatinde alelacele çekilen fotoğraf ancak bu kadar olur..

Güncelleme:

Eteğimin yapılış macerası burada...


İşte bugünkü Cumhuriyet Bayramı kutlamalarından birkaç poz...




iptal edildi deyince koronun da iptal edileceğini sanmıştım fakat edilmemiş...



 Tüm kırmızı-siyahlılar buraya!...


Programı hazırlayan Türkçe öğretmenimiz...

biliyorum ceketimin kolları çok uzun en yakın zamanda kısaltmam lazım...kombinim daha iyi olabilirdi... içime giydiğim body uygun değil ama havanın soğuk olduğunu görünce son anda giydim... mesela boynuma kırmızı bir kolye yapabilirdim vs... herşeyi son dakikaya bırakırsam ancak bu kadar olur... ama eteğimden çok memnunum... :)


YAŞASIN CUMHURİYET!!!