biye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
biye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2015 Pazar

2 kalıp 4 model / 2 pattern 4 different design


Oldum olası reglan kollu kıyafetleri çok sevmişimdir... hem rahat hem de havalı oluyor kanımca...  bu sebeple son zamanlarda bol bol reglan kollu sweatshirt çalışmaları yaptım ama her bir çalışmada farklı birşey çıktı ortaya... :)

İlk olarak internetten indirdiğim bir kalıbı kullandım fakat kalıp sorunlu çıktı... kol oyuğu aşırı düşük yaka aşırı genişti s-m olmasına rağmen... yakayı bir türlü toparlayamayınca en son çare yakayı yapışkan tela ile içe yapıştırdım... kollarda kullandığım kumaşı çok beğendiğim için yazık olsun istemedim... kalıp biraz yukarı kaydı kollar hafif kasıyor ama giyiyorum...


Bu kalıba bir şans daha vermek istedim belki hata bendedir diye... fakat yok yine aynı sorunlar baş gösterdi...

bu kez  siyah scuba kumaş ve desenli tül kullandım instagramdan tanıştığım dikiş kardeşlerim özlem ve tuğba ile akşam buluşmamız için... fakat buluşma günü aklım yarım kalmış bluzumda okula gittim... illa kafaya koydum ya o bluzu giyeceğim saat beşte okuldan eve gelir gelmez  hemen bluzu sökmeden düzeltmeye çalıştım baktım olmayacak ya batacağım ya çıkacağım dedim ani bir kararla kolları dikiş yerlerinden kestim... neyseki tülden bol miktarda vardı elimde... hemen koydum kalıbı üstüne... ilk defa korkmadan çok detayına girmeden kırt kırt kırt çıkarıverdim yeni kolları... bu kez orjinal boyutlarda...  sonra dikiş adımlarını aldım 4'e yüzsüzlüğü ele verdim dedim nasıl olsa loş ışıkta hatalar fazla belli olmaz zaten kumaş da siyah... tıııırrt tıııırt daralta daralta deneye deneye bir hızlı diktim ki karşıdan gören 40 yıllık usta terzi sanardı... öyle bir rahatlık, öyle bir boşvermişliğin verdiği güven... dedim bundan sonra keserken de dikerken de korkmayacağım... nasıl hoşuma gitti kendimi usta terzi gibi hissetmek... :))

Neyse sevgili Tuğbacım beni azıcık bekledi biraz geç kaldım ama sonuçta yetiştirdim bluzumu...


Aslında yine sweatshirt niyetiyle başladığım bluz yetişmediğinden sadece yakayı taktım kol ve bel bantları kaldı... neyse ki tül ve scuba dikişsiz kenarı kaldırıyor... bu hali hoşuma gitti öyle bıraktım sonradan da...

Yeni bluzumu ilk diktiğim ve çok severek giydiğim damask desenli mini eteğim ve deri kemerimle kombinledim...


Üzerime de şurada kürk yaka olarak kullandığım iplikten anneme ördürdüğüm kürk görünümlü hırkamı giydim...

Çanta da benim diktiğim çanta buradan hatırlarsınız... ;)


O acelede eşime fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmedim ama...
Hayatımın en hızlı dikişi ile bu işin de altından kalktım evelallah!... neymiş?...bundan sonra korkmak yok... dik gitsin!...  :)))

ama hala istediğim gibi bir sweatshirtüm olamamıştı... :(
tesadüf sevgili hande erdede'nin blogunda bir baktım ki benim bluze çok benzer bir tunik dikmiş o da... fakat hande burda dergisinden çocuk kalıbı kullanarak dikmiş tuniğini... yazısını buradan okuyabilirsiniz...

Ben de minyonum... minyon-dum... bana çocuk kalıbı gelmez dedim... kalıbı çıkarttıktan sonra kumaşı keserken kumaş katından 5 cm uzağa yerleştirdim ki dar olmasın... kol kalıbını da genişlettim kendime göre... meğer kendi bedenimi hala tanıyamamışım... bol oldu tabii ki... özellikle de kol ve bedenin birleşim yerleri...

Bir de bir hata daha yaptım... bol bir sweatshirt niyetiyle başladığım bu çalışmamı aniden elbise yapmaya karar verdim... niye diye sormayın aniden esiyor işte...  :)))

kol kumaşından scubanın altına ekledim... bedenin yanlarını bayağı daralttım... ama arka bedende potluk kaldı... hem kalıbı önce büyütüp sonra yanlardan daralttığım için, hem de sanırım scuba kumaşın negatif bir özelliği bu...


boyu da kısa oldu okula bu şekilde giyemezdim... kapitone kumaşın altına tekrar scuba kumaştan cetvelle şekil yaptım...




hemen o gün arkadaş buluşmasında giydim...



Bel kısmının biraz aşağıda durduğunun farkındayım ama kumaşım yetersizdi boyu kısa olmasın diye o şekilde yapmıştım baştan... ama altına tekrar ek yapınca bu sorunu hallettim... şimdi ya beli yukarı alacağım ya da şeytan diyor ki elbiseyi tekrar bluze çevir... :)

Aslında böylece ilk kez bir elbise yapmış oldum... acaba bozmasam da hatıra olarak mı kalsa... ne de olsa dizaynı da bana ait... :)))


Baharlık mantom ve yine Stella McCartney çantam tabii ki kombinimin diğer parçaları... :)))

Vee son olarak gerçekten bir sweatshirte benzeyen bir sweatshirt yapmayı başardım... ama bunu da yapana kadar daha doğrusu yakasını yapana kadar anamdan emdiğim süt burnumdan geldi çok afedersiniz... :(

Yakayı sanırım ortalama 10 kez kadar söktüm diktim, söktüm diktim... ya çok dar oldu... ya dalga dalga... ya çok bol oldu... ya yamuk... 




Burada internetten öğrendiğim çok güzel bir teknik kullandım fena olmadı ama gene de tam içime sinmedi tekrar söküp normal ribana şeklinde taktım... ama bu tekniği başka çalışmalarda tekrar denemek istiyorum...

Yani çeşitli teknikler ve ayaklar denedikten sonra en sonunda nerede hata yaptığımı anladım...

Ribanayı gerdirirken alttaki kumaşı da bir miktar gerdiriyormuşum sanırım sebep buymuş...


10. seferde buna dikkat edince yaka olabilecek en iyi şeklini aldı ve çok şık ve rahat bir sweatshirt sahibi oldum nihayetinde...



Ve mutlu son!... :)

11 Mart 2015 Çarşamba

Baharlık Manto

Dikişte her yaptığım üründe yeni birşey öğreniyorum... ilk yaptığımda Burda'nın yönergelerinden genellikle pek birşey anlamadığım için ya kafama göre akıl yürüterek ya da başka kaynaklardan yardım alarak ilerliyorum... ve genellikle de hatalı oluyor ancak yaptıktan sonra kafamda o konuyla ilgili bir aydınlanma oluyor... sanırım buna tecrübe deniyor... :)))

Son yaptığım işte de öyle oldu... ilk kez kapalı yırtmaç yaptım ama bir tarafının fazla payını dikmeden önce kesmeyi unuttuğum için tam dikişin olduğu yer kabarık kaldı... böyle durumlarda gözüme gözüme batıyor o hata ama yapacak birşey yok... çünkü ipler kumaşın arasında adeta yok oluyor sökmesi çok çok zor olacaktı...



Uzun süredir elimdeki, özellikle bu kumaş ve deriyi birlikte kullanarak bir kaban yapmak istiyordum kış bitmeden... fakat evdeki kışlık kumaş yığınlarını daha tüketemeden bahar geldi... aslında kabana çok ihtiyacım var ama zaten geciktim kaban yapana kadar havalar ısınacak... astarla teferruatlı birşey yapmaya da hala pek cesaretim yok açıkçası...

O yüzden sonunda uzuuun düşünmeler taşınmalardan sonra (dikişin en sancılı kısmı karar vermek... hele ki benim gibi kararsız bir insansanız offf!... gerisi çok zevkli tabii ki...) astarsız bu modeli yapmaya karar verdim... Burda'nın ocak 2015 sayısı 103 nolu modeli...


Kumaşım sanırım fotoğraftakinin siyahı... biye olarak triko kumaş yerine deri kullandım hani şu çantanın zincirlerini monte etmek için kullandığım deriden... fakat biraz kalın olduğu ve pek ütü kabul etmediği için sadece 5 cm lik şeritler halinde kesip direkt monte ettim...


Biyeyi dikerken bu kez bu ayağı kullandım önümü rahat görebilmek için... ben biyede, aslında etek ucunda da dikiş izi sevmiyorum... o yüzden yine daha önce burada da kullandığım teknikle dikiş izi görünmeyecek şekilde biyeledim...

Dediğim gibi deri kalın olduğu için etek ucunu kıvıramazdım o yüzden orayı da biyeyle çevirdim...

Kemerini de her zamanki gibi kendi yorumumu katarak iki taraflı yaptım... çok amaçlı kullanışlı şeyleri çok sevdiğimi her fırsatta söylüyorum... o yüzden bir tarafını deri, diğer tarafını kumaş yaptım... bence ilginç oldu... iki türlü de kullanılabilir...



Yalnız şunu da belirtmeliyim... kalıbını bir beden küçük çıkarttım, dikerken daralttım... kollarını ve etek boyunu da bayağı bir kısalttım... buna rağmen eşim "bu mantoyu giyince annene benzedin" dedi... isterseniz tercüme edeyim.... beni olduğumdan daha kısa ve daha kilolu gösterdiğini söylemek istiyor... (annecim bu yazıyı okuyunca sakın kızma e mi? ) :))







Sonuç olarak aslında çok şık, çok havalı bir baharlık manto sahibi oldum... ama bana yakıştı mı?... haaa-yııırr! :(((


5 Şubat 2015 Perşembe

Alibaba'nın bir çiftliği var/ My first Aliexpress shopping

Hepinize sevgiler!... Sömestr tatilinde bol bol dikiş diker kumaş yığınlarımı biraz hafifletirim diye düşünüyordum fakat hala ev tebrikleri bitmedi... gelen giden temizlikti ikramdı derken tatilin yarısından çoğu geçivermiş bile... bugün anca fırsat bulup da uzun zamandır dikmeyi düşündüğüm pançomu dikebildim... onun yazısı sonraki postta... :)

Ama ondan önce size ilk Aliexpress alışverişimden bahsedeceğim... belki birşeyler almayı düşünüp de hala tereddüt edenler vardır diye kendi deneyimimi anlatmak istiyorum...

internette gezinirken birkaç kişiden şu biye yapma aparatlarını görmüştüm...



hazır biyeye para vermek istemiyorum çok pahalı geliyor bana... alırsam iyi olur diye düşündüm... kullanımı çok kolay... aslında ürünün arkasında da nasıl kullanacağınızı anlatıyor fakat şu videoyu da izlemenizi tavsiye ederim...

biliyorsunuz Çin siteleri çok ucuz... hazır kıyafetler falan da hem güzel, hem fiyatları iyi ama henüz hazır kıyafet almadım... dikişe başladığımdan beri kot pantolon dışında hazır hiçbir şey alamaz oldum... çok çok pahalı geliyor... ben bunu dikerim diyorum... artık mağazalara sadece model, kumaş ve nasıl dikilmiş yakından göreyim diye gidiyorum desem yeridir... :)))

Neyse gene konuyu dağıtmayalım... artık kıyafet alamadığıma göre bazen kendime küçük hediyeler alarak kendi kendimi sevindirmem gerek... kocada nerede öyle ince sürprizler... hakkını yemeyeyim eşim çok iyidir hoştur ama sürpriz hediye alma konusunda çok başarısızdır... en son yıllar önce bana "ucuz" görmüş bir kazak almış getirmiş... hayatımda o kadar çirkin bir kazak görmedim... hemen gidip değiştirmiştim tabii... ama sırf komik bir hatıra olsun diye giyip fotoğraf çektirmiştim maalesef bir ara bilgisayar çökünce silindi...

İşte o yüzden artık hep ben kendime böyle ara sıra bazı hediyeler alıyorum... :)

Aliexpress'ten biye yapma aletlerine bakarken 32 adet dikiş ayağının set halinde satıldığı bir ürün gördüm...



aslında çok düşündüm... "alsam mı almasam mı?", "o ayakların hepsini sanki kullanacak mıyım?" diye ama kafaya bir şeyi taktım mı o olmadan rahat edemem huyum kurusun... ve şöyle kabaca bir hesap yaptım, normalde o ayakların tanesi 5 tl den başlıyor... 10 tl'ye de var, 15-20 tl'ye de... bu üründe büyük küçük demeden tanesi ortalama 1,5  tl'ye geliyor... nasıl olsa lazım oldukça mecbur alacağım bazılarını... "40 tl neye vermiyoruz ki" diyip almaya karar verdim...

aslında sistem gittigidiyor sitesininki gibi işliyor... birçok satıcı var... aynı ürünü çok değişik fiyatlarda görebilirsiniz... kararınızı en ucuz olandan yana kullanmayın çünkü kargo parası katıldığında diğer ürünle hemen hemen aynı ya da daha pahalıya gelebiliyor... ben her zaman kargo ücretsiz ve hızlı ulaştırabilenden yana kullanıyorum tercihimi... "feedback" yani müşterilerin ürünü aldıktan sonra ürün ve satıcı hakkındaki puanlaması ve yorumları da karar vermeniz açısından çok önemli...

ürünü elinize geçtikten sonra onaylıyorsunuz ve paranız satıcıya aktarılıyor...

evet biliyorum "ürün bu kadar ucuzsa Çin malı ne de olsa çok kalitesizdir" diye düşünebilirsiniz... işte ben de bu yazıyı bunun için yazıyorum...

ayakları henüz kullanma fırsatım olmadı fakat eşimle birlikte görüntü olarak inceledik... ürünün içinden ve benim makinemin yanında ( Janome 423s) verilen kenar kıvırma ayaklarını yanyana koyduk... ve ürünün oldukça kaliteli olduğunu düşündük...


Sizce hangisi Japon Janome'nin, hangisi Çin setinin parçası?...

Cevap veriyorum: soldaki Çin, sağdaki Janome'ninki :)))

sitede de ürünü almadan önce yapılan yorumları günlerce inceledim... ürünün iyi olduğunu söylüyor diğer alıcılar da... zaten ne alırsanız Çin'de yapılmıyor mu artık canım?... :)))

Ayrıca youtube'dan ürünün "description" yani açıklama bölümünde ayakların isimleri İngilizce olarak tek tek verilmiş... bu isimleri teker teker kopyalayıp youtube'a yapıştırdığınızda hemen hemen hepsinin çok güzel videolarının mevcut olduğunu göreceksiniz... İngilizce bilmenize gerek yok... görüntülerden zaten hangi ayağın ne işe yaradığını rahatlıkla öğrenebiliyorsunuz...

Örnek olarak şu videoya bakın...

Gelelim ürünlerin bana ulaşma sürelerine... iki ürünü de aynı gün sipariş ettim... dikiş ayağı seti 21 günde, biye aparatı 25 günde elime ulaştı... yani oldukça hızlı!... "çok uzun süre" diye düşünmeyin... unutmayın ürünler taaa Çin'den geliyor... zamanın da nasıl geçtiğini hiç anlamadım... :)

yalnız şunu da belirtmeden geçemeyeceğim ayak setini getiren görevli ürünü elime teslim etmek yerine posta kutularının üzerine bırakıp gitmiş... neyseki eşim tesadüfen görüyor ve bana getiriyor... kimbilir kaç saat orada kaldı... neyse ki başka birileri almamış zaman kötü... :) ama bunun satıcıyla hiçbir ilgisi yok tabii...

Biye yapma aletleri de gayet güzel görünüyor...


instagramdaki dikiş kardeşlerimin dediklerine göre bu setin tuhafiyecilerdeki fiyatı 35-45 tl arasıymış... bense sadece 7,49 $'a aldım ve kargo yine ücretsiz!... 20-25 gün beklemeye değmez mi sizce?... :)

Her iki ürünle ilgili deneyimlerimi kullandıkça da paylaşırım ileriki zamanlarda...

Son olarak aldığım satıcıları ve ürünleri gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim...

32'li dikiş ayağı setini şuradan, biye yapma aparatlarını da buradan aldım...

Hepinize keyifli dikişler!... :)