hobi odam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hobi odam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2015 Perşembe

Alibaba'nın bir çiftliği var/ My first Aliexpress shopping

Hepinize sevgiler!... Sömestr tatilinde bol bol dikiş diker kumaş yığınlarımı biraz hafifletirim diye düşünüyordum fakat hala ev tebrikleri bitmedi... gelen giden temizlikti ikramdı derken tatilin yarısından çoğu geçivermiş bile... bugün anca fırsat bulup da uzun zamandır dikmeyi düşündüğüm pançomu dikebildim... onun yazısı sonraki postta... :)

Ama ondan önce size ilk Aliexpress alışverişimden bahsedeceğim... belki birşeyler almayı düşünüp de hala tereddüt edenler vardır diye kendi deneyimimi anlatmak istiyorum...

internette gezinirken birkaç kişiden şu biye yapma aparatlarını görmüştüm...



hazır biyeye para vermek istemiyorum çok pahalı geliyor bana... alırsam iyi olur diye düşündüm... kullanımı çok kolay... aslında ürünün arkasında da nasıl kullanacağınızı anlatıyor fakat şu videoyu da izlemenizi tavsiye ederim...

biliyorsunuz Çin siteleri çok ucuz... hazır kıyafetler falan da hem güzel, hem fiyatları iyi ama henüz hazır kıyafet almadım... dikişe başladığımdan beri kot pantolon dışında hazır hiçbir şey alamaz oldum... çok çok pahalı geliyor... ben bunu dikerim diyorum... artık mağazalara sadece model, kumaş ve nasıl dikilmiş yakından göreyim diye gidiyorum desem yeridir... :)))

Neyse gene konuyu dağıtmayalım... artık kıyafet alamadığıma göre bazen kendime küçük hediyeler alarak kendi kendimi sevindirmem gerek... kocada nerede öyle ince sürprizler... hakkını yemeyeyim eşim çok iyidir hoştur ama sürpriz hediye alma konusunda çok başarısızdır... en son yıllar önce bana "ucuz" görmüş bir kazak almış getirmiş... hayatımda o kadar çirkin bir kazak görmedim... hemen gidip değiştirmiştim tabii... ama sırf komik bir hatıra olsun diye giyip fotoğraf çektirmiştim maalesef bir ara bilgisayar çökünce silindi...

İşte o yüzden artık hep ben kendime böyle ara sıra bazı hediyeler alıyorum... :)

Aliexpress'ten biye yapma aletlerine bakarken 32 adet dikiş ayağının set halinde satıldığı bir ürün gördüm...



aslında çok düşündüm... "alsam mı almasam mı?", "o ayakların hepsini sanki kullanacak mıyım?" diye ama kafaya bir şeyi taktım mı o olmadan rahat edemem huyum kurusun... ve şöyle kabaca bir hesap yaptım, normalde o ayakların tanesi 5 tl den başlıyor... 10 tl'ye de var, 15-20 tl'ye de... bu üründe büyük küçük demeden tanesi ortalama 1,5  tl'ye geliyor... nasıl olsa lazım oldukça mecbur alacağım bazılarını... "40 tl neye vermiyoruz ki" diyip almaya karar verdim...

aslında sistem gittigidiyor sitesininki gibi işliyor... birçok satıcı var... aynı ürünü çok değişik fiyatlarda görebilirsiniz... kararınızı en ucuz olandan yana kullanmayın çünkü kargo parası katıldığında diğer ürünle hemen hemen aynı ya da daha pahalıya gelebiliyor... ben her zaman kargo ücretsiz ve hızlı ulaştırabilenden yana kullanıyorum tercihimi... "feedback" yani müşterilerin ürünü aldıktan sonra ürün ve satıcı hakkındaki puanlaması ve yorumları da karar vermeniz açısından çok önemli...

ürünü elinize geçtikten sonra onaylıyorsunuz ve paranız satıcıya aktarılıyor...

evet biliyorum "ürün bu kadar ucuzsa Çin malı ne de olsa çok kalitesizdir" diye düşünebilirsiniz... işte ben de bu yazıyı bunun için yazıyorum...

ayakları henüz kullanma fırsatım olmadı fakat eşimle birlikte görüntü olarak inceledik... ürünün içinden ve benim makinemin yanında ( Janome 423s) verilen kenar kıvırma ayaklarını yanyana koyduk... ve ürünün oldukça kaliteli olduğunu düşündük...


Sizce hangisi Japon Janome'nin, hangisi Çin setinin parçası?...

Cevap veriyorum: soldaki Çin, sağdaki Janome'ninki :)))

sitede de ürünü almadan önce yapılan yorumları günlerce inceledim... ürünün iyi olduğunu söylüyor diğer alıcılar da... zaten ne alırsanız Çin'de yapılmıyor mu artık canım?... :)))

Ayrıca youtube'dan ürünün "description" yani açıklama bölümünde ayakların isimleri İngilizce olarak tek tek verilmiş... bu isimleri teker teker kopyalayıp youtube'a yapıştırdığınızda hemen hemen hepsinin çok güzel videolarının mevcut olduğunu göreceksiniz... İngilizce bilmenize gerek yok... görüntülerden zaten hangi ayağın ne işe yaradığını rahatlıkla öğrenebiliyorsunuz...

Örnek olarak şu videoya bakın...

Gelelim ürünlerin bana ulaşma sürelerine... iki ürünü de aynı gün sipariş ettim... dikiş ayağı seti 21 günde, biye aparatı 25 günde elime ulaştı... yani oldukça hızlı!... "çok uzun süre" diye düşünmeyin... unutmayın ürünler taaa Çin'den geliyor... zamanın da nasıl geçtiğini hiç anlamadım... :)

yalnız şunu da belirtmeden geçemeyeceğim ayak setini getiren görevli ürünü elime teslim etmek yerine posta kutularının üzerine bırakıp gitmiş... neyseki eşim tesadüfen görüyor ve bana getiriyor... kimbilir kaç saat orada kaldı... neyse ki başka birileri almamış zaman kötü... :) ama bunun satıcıyla hiçbir ilgisi yok tabii...

Biye yapma aletleri de gayet güzel görünüyor...


instagramdaki dikiş kardeşlerimin dediklerine göre bu setin tuhafiyecilerdeki fiyatı 35-45 tl arasıymış... bense sadece 7,49 $'a aldım ve kargo yine ücretsiz!... 20-25 gün beklemeye değmez mi sizce?... :)

Her iki ürünle ilgili deneyimlerimi kullandıkça da paylaşırım ileriki zamanlarda...

Son olarak aldığım satıcıları ve ürünleri gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim...

32'li dikiş ayağı setini şuradan, biye yapma aparatlarını da buradan aldım...

Hepinize keyifli dikişler!... :)

13 Aralık 2014 Cumartesi

Birkaç iyi fikir!../ Some good ideas!...




Merhabalar!... bugün size fazla laf kalabalığı yapmadan birkaç kullanışlı bulduğum fikirden bahsetmek istiyorum... belki sizin de böyle kendi kendinize bulduğunuz pratik fikirler vardır ya da bahsedeceğim şeyleri zaten uyguluyorsunuzdur kimbilir?... maksat bilenler bilmeyenlere anlatsın herkes faydalansın...

Yaşasın dikiş kardeşliği!... :)

İlk olarak bunu ben kendi kendime buldum ama belki de bazılarımız (usta olanlar) o şekilde kullanıyordur zaten... belki de o delik zaten onun için vardır bilemiyorum... ( son cümlenin biraz esrarengiz ve tuhaf olduğunun farkındayım... :)) O halde hemen okumaya devam edin... )

Öncelikle çömez olduğum için lütfen beni bilgilendirin... şöyle ki ben dikiş dikerken üst iplik için de masur kullanıyorum çünkü büyük makaralar çok bol geliyor doğal olarak... ama bazı masurlar hatta benim makinamın orjinal masuru bile biraz bol geliyordu... bu durum dikiş dikmemi bazen zorlaştırıyordu... ipin biraz daha gergin durmasını istiyordum...

Masuru hep birinci makara demirine (adı bu mu bilmiyorum) takıyordum diğerini sadece çift iğne kullandığım zaman kullanıyordum...

Sonra aniden bu fikir geldi aklıma... masuru arkadaki demire taktım ipliği makinanın iplik yoluna göndermeden önce tam yolumun üzerindeki birinci demirin deliğinden geçirdim ama bu ipliğin gerilmesi için kesinlikle yeterli değildi tabii ki...


sonra demiri kendi etrafında yarım tur çevirdim oldu!...

İyice görebilmeniz için değişik açılardan çektim...





iplik gerilimi artık istediğim gibiydi... çevirme durumuna göre iplik gerilimini artık istediğim gibi ayarlayabilecektim.. :)

Eğer bu zaten yapılan bir şeyse lütfen bana gülmeyin ne yapayım kursa falan gitmedim böyle deneme yanılma yöntemiyle öğreniyorum işte...

İkinci fikir, masurlar ve diğer bazı malzemelerinizi düzenli tutabilmenizi sağlıyor... hem de hoş bir görüntü oluşturuyor bence...




Sert bir köpüğü kumaşla kaplayıp duvara monte ediyorsunuz... üzerine de iğneler batırıyorsunuz sadece bu kadar...

Aslında  ben bu panoyu birkaç yıl önce takılarımı düzenlemek için yapmıştım... bunun büyük olanını burada bahsettiğim gibi hala aynı amaçla yatak odamda kullanıyorum...

Evet şimdilik yarısı boş duruyor ama bir süre sonra tamamen dolar muhakkak...

Son fikir ise ilk olarak burada kullandığım yine kendi kendime bulduğum birşey... belki de aranızda bu şekilde kullanan pek çok kişi vardır... ukalalık yapmak istemem...

Bana çok pratik ve kullanışlı geliyor... her etek için ayrı astarlama yapmanıza gerek kalmıyor ki bu sayede arka arkaya hemen birkaç tane etek yapacağım, astarla uğraşmayacağım, sadece fermuar takacağım... biliyorsunuz bir süredir astar, kalıp ve fermuar fobisi oluşmuştu bende... ama artık yavaş yavaş yenmeye çalışıyorum... eee ne demişler?... fobini yenmek için "korkunun üzerine git"... önce kalıp ve fermuar fobimi halledeceğim sonra astara sıra gelir elbet...

Evet daha önce yaptığım astar çok ince, deri görünümlü bir kumaştı... bu kez kışın kullanabilmek için yumuşacık yine likralı bir kumaş kullandım kumaşım triko imiş... kumaşlardan pek anlamadığım için instagramdan sormuştum sağolsun arkadaşlar yardımcı olmaya çalıştılar buradan hepsine tekrar teşekkür etmek istiyorum... :)


Şuradaki ilk diktigim eteği kalıp olarak kullanıp biraz daha bel ve etek ucuna oyuntu verdim...



çok esnek ve rahat bir kumaş olduğu için giyerken hiç zorlanmadım beli bile cuk oturdu lastik bile koymadım... içe de kıvırmadım normal etek giydiğimde tümsek yapmasın diye... zaten hiç atmayan bir kumaş...



bu kumaşı geçenlerde buradaki dantel kalem eteğime astar olarak kullanmıştım... aslında aylardır o eteğin astarını da ayrı yapmayı düşünüyordum ama son anda hadi astarlı yapayım astar çalışması olsun diye düşündüm ne alakaysa... :)

Ben yazının başında laf kalabalığı yapmayacağım mı demiştim?... :)))

hemen kaçıyorum zira saat dörde geliyor ve uykudan ölmek üzereyim şu anda...

hoşçakalın, sevgiler hepinize! :)

15 Ekim 2014 Çarşamba

Yeni overlok makinem ve yeni ütüm/ My new overlock machine and my iron

Geçenlerde A101'den fiyatını uygun bulup aldığım overlok makinemi bir kenara koymuş hiç ellememiştim... hoş, dikiş makineme de pek yanaşamıyorum ya hala o da ayrı mesele... eve yerleştim ama gelgelelim bir türlü düzenimi oturtup da dikişe başlayamadım... dikmek istediğim o kadar çok şey var ki sormayın... kilolar da aldı başını gidiyor zaten... aşırı derecede her türden alt kıyafete (etek, pantolon) acil ihtiyacım var...
neyse kilo problemlerimle bu kez kafanızı fazla şişirmeyeceğim... ama yine bahsetmeden de edemedim off!...
Overlok makinesinden bahsediyordum...


kendisinden biraz ürküyordum açıkçası... o ipliklerin yerleştirilişi, ayarları, dikmesi falan... meğer o kadar da korkulacak birşey yokmuş... aslında iplikler hazır takılı gelmişti ama ilk dikiş denememde iplikler atıverdi... bu bahaneyle ipliklerin nasıl yerleştirileceğini de öğrenmiş oldum... ortalama 1 saat içinde düzgün dikişler elde etmeye başladım bakın...








Şimdi sıra fermuar ve astar korkumu yenmekte...

Bir diğer konu ütü meselesi... iki gün önce dikisdersi.com sitesinin sahibesi sevgili Çiğdem hanım en memnun olduğu ütü ile ilgili bir post yayınlamıştı...


benim için çok yönlendirici oldu bu post ve 16 yıldır aynı ütüyü kullanıp sürekli "acaba kötü mü ütülüyor, yeni ütü mü alsam, ama şimdi ona verecek param yok" diye düşünürken fiyatının da gayet makul olduğunu görüp Çiğdem hanıma olan sonsuz güvenimle hemen siparişini verdim... iyi ki de almışım... meğer ben yıllardır ütü yapıyorum diye kumaşlarla boğuşuyormuşum ya... buradan kendisine bir kez daha teşekkürü bir borç biliyorum...
sevgiler!



3 Ekim 2014 Cuma

Veee işte karşınızda yeni evim ve hobi odammm! / Check out my new home and my hobby room!

Biliyorum 1-2 ay demiştim... ama neredeyse 4 ay olmuş... zaman çabuk geçiyor... evet yeni evime yerleştim fakat yerleşmemiz biraz yavaş oldu... neredeyse evi yeni baştan döşedik... araya yaz tatili girdi... üstelik uzun süre internetsiz kaldık... aslında evimizde hala internet yok... yoğun çabalarımızın sonunda sanırım bayram sonrası internetimize kavuşabileceğiz... çok ilginç... Karadeniz'in yaylasında bile internet hizmeti veriyoruz diye reklam yapıyorlar, İzmir'in göbeğinde ana caddedeki bir apartmana hat veremiyorlar...akıllı telefon aldım da hiç olmazsa bu şekilde biraz medeniyete kavuştuk... internete o kadar çok alışmışız ki onsuz olmuyor artık... gözümüz, kulağımız, ansiklopedimiz, eğlencemiz kısacası her şeyimiz olmuş...

Neyse salondan başlayalım isterseniz... efenim herşey bu perdeyi vitrinde görmemle başladı...


rengi birebir göremiyorsunuzdur büyük ihtimalle... fuşya rengi çok hoş koton bir kumaş... perdenin rengine de kumaşına da bittim... mutlaka benim olmalı dedim... hemen gözümde nelerle kombine edeceğim canlanıverdi ve bütün salon dekorasyonunu ona göre belirledim... gerçi koltukları başta gri düşünüyordum fakat sonradan fikir değiştirdim...




masanın arkasında aynanın önünde bir raf var... tam masa koyulacak yere petek koymuşlar masanın arkasına konsol koyma şansım yoktu... yemek takımlarımı neyse ki tv ünitesinin içine sığdırabilme imkanım oldu seçtiğimiz modelle.... biz de eşimle mobilyaları aldığımız yere böyle konsol görünümlü bir raf tarif ettik tam istediğimiz gibi yaptılar, çok memnun kaldık... :)


evimin tüm odalarından görünen manzara, zeytinlik ve mandalin bahçesi... bu zamanda böyle yeşil alan bulmak çok zor ama burası da ne kadar süre bu şekilde kalacak belirsiz... keşke sonsuza kadar kalsa ama imkanı yok maalesef... ilk fırsatta bir kısmı yola gidecek, geri kalana da apartmanlar dikilecek ve ben gözlerimin önünde sökülen bu güzelim ağaçlara çok ama çok üzüleceğim... :(


mutfağımı çok seviyorum... yıllardır hayalim eski bir ev alıp özellikle mutfağını ve banyosunu kendi zevkime göre yaptırmaktı... önceki evimizde de hazır yapılmış almıştık ve dolap kapaklarından nefret ediyordum.... "bir daha ev değiştirirsem mutlaka kendi zevkime göre yaptıracağım" diyordum hep... ama kendim yaptırsam bu kadar zevkli ve bu kalitede yaptıramazdım... 
yine hazır aldım bu kez pişman değilim... :)


bu mutfakta buzdolabım da, elektrikli mutfak aletlerim de, mutfak masam da sanki yerini buldu... bu evde hepsi de bambaşka durdu... hele buzdolabım... sanki dolaplar ona göre ölçülüp yapılmış gibi... :)


biliyor musunuz aslında eski evime eşya alırken hep yeni evime alıyormuşum gibi düşünüyordum daha ortada ev falan yokken... "ben içini döşeyeyim ev arkasından gelecek" diyordum... baksanıza mutfak saatim bile ankastrelerimle tam bir uyum içinde oldu... mutfak sandalyelerim ise eski evimde salon sandalyesiydi...



burası da mutfak balkonum... aslında evin tek balkonu var... kocamaaaan bir balkon... 15 metre kadar var... aslına bakarsanız tek balkonlu ev istemiyordum, eski evimiz de öyleydi, zor oluyor bir bakıma ama hiçbir şey dört dörtlük olmuyor...


mutfak tarafını balkon camlama yaptırdık... tam da yağmurlar başladığı sırada... çok da iyi oldu zira birer İzmirli olarak balkon keyfi yapmayı çok seviyoruz eşimle... inanın taşındığımızdan beri neredeyse bütün yaz balkondan içeri girmedik diyebilirim ... artık burası kış köşesi oldu bizim için... havalar serinlese de hala balkonda yiyoruz yemeklerimizi...


masanın üzerine bir kumaş almıştım aylar önce... artık ilk fırsatta kenarlarını dikip örteceğim... çok tembellik yaptım çoook... dikilecek, tamir edilecek, geri dönüşüm yapılacak o kadar çok kumaşım var ki... artık başlamalıyım...



burası da yaz köşesi... :) aslında çim halının üzerine kare ahşap yer döşemelerinden yerleştirecektik ortamı çok daha şık ve güzel gösteriyor fakat şimdilik o iş bahara kaldı... arkadaki yapay sarmaşığı eşimle tek tek demirlere misina ile bağladık... uçlarını da silikonladık ki rüzgardan uçmasınlar diye... demiri de eşim kendi elleriyle yaptı laf aramızda... :) 


yatak odamızın manzarası da böyle... burası benim minik cennetim... salıncak da çocukluk hayalimdi...  benim çocukluğumda böyle salıncaklar yoktu tabii... :)




fesleğen ve sardunyalarımız, çam, portakal, limon ve kumkuat ağaçlarımız... reklam gibi oldu bu... :)


takılarımı birkaç yıl önce internetten gördüğüm küçük bir DIY projesi ile bu şekilde sergilemeye başladım... hem güzel görünüyor, hem de çok pratik oluyor... yatak odamın geri kalanını başka bir postta paylaşacağım... çünkü hala malzemeleri hazır yapılmayı bekleyen bir DIY yatak başlığım var... yapar yapmaz paylaşacağım...

ve sıra geldi hobi odama, daha doğrusu hobi köşeme... :)


burası çok amaçlı odamızdaki hobi köşem... şu beyaz masa var ya o benim salon masamdı eskiden... dikiş makinem de salonun baş köşesinde duruyordu tabii... sokak kapısından içeri girer girmez karşıda görünüyordu...



evimizin altında A101 var... geçenlerde overlok makinesi gelmişti... fiyatı piyasaya göre çok uygundu... hemen kaptım bir tane.. eşim mırın kırın etti... daha dikiş makinemin taksitleri bitmedi ama fiyatı normalinden bayağı aşağı diye fazla ses çıkarmadı... daha deneme fırsatım olmadı... reçme özelliği yok süper bir model değil belki ama hiç yoktan iyidir... işimi görür herhalde... 




köşe koltuk IKEA'dan... çift kişilik yatak oluyor... çok amaçlı oda dedim çünkü burası hem hobi odası, hem misafir odası, hem kışın oturma odası olabilir...


hem de eşim için bilgisayar odası... bütün yaz balkondaydık, bütün kış da burada eşim internete takılırken ben de dikiş dikerim, sırt sırta ya da omuz omuza... :)

yeni evimi çok seviyorum... ben hayal ettim oldu...( bu da inşaat reklamı gibi oldu sanki...)
 umarım isteyen herkesin de bir gün gönlüne göre bir evi olur...
sevgiler!