dantel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dantel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2015 Pazar

2 kalıp 4 model / 2 pattern 4 different design


Oldum olası reglan kollu kıyafetleri çok sevmişimdir... hem rahat hem de havalı oluyor kanımca...  bu sebeple son zamanlarda bol bol reglan kollu sweatshirt çalışmaları yaptım ama her bir çalışmada farklı birşey çıktı ortaya... :)

İlk olarak internetten indirdiğim bir kalıbı kullandım fakat kalıp sorunlu çıktı... kol oyuğu aşırı düşük yaka aşırı genişti s-m olmasına rağmen... yakayı bir türlü toparlayamayınca en son çare yakayı yapışkan tela ile içe yapıştırdım... kollarda kullandığım kumaşı çok beğendiğim için yazık olsun istemedim... kalıp biraz yukarı kaydı kollar hafif kasıyor ama giyiyorum...


Bu kalıba bir şans daha vermek istedim belki hata bendedir diye... fakat yok yine aynı sorunlar baş gösterdi...

bu kez  siyah scuba kumaş ve desenli tül kullandım instagramdan tanıştığım dikiş kardeşlerim özlem ve tuğba ile akşam buluşmamız için... fakat buluşma günü aklım yarım kalmış bluzumda okula gittim... illa kafaya koydum ya o bluzu giyeceğim saat beşte okuldan eve gelir gelmez  hemen bluzu sökmeden düzeltmeye çalıştım baktım olmayacak ya batacağım ya çıkacağım dedim ani bir kararla kolları dikiş yerlerinden kestim... neyseki tülden bol miktarda vardı elimde... hemen koydum kalıbı üstüne... ilk defa korkmadan çok detayına girmeden kırt kırt kırt çıkarıverdim yeni kolları... bu kez orjinal boyutlarda...  sonra dikiş adımlarını aldım 4'e yüzsüzlüğü ele verdim dedim nasıl olsa loş ışıkta hatalar fazla belli olmaz zaten kumaş da siyah... tıııırrt tıııırt daralta daralta deneye deneye bir hızlı diktim ki karşıdan gören 40 yıllık usta terzi sanardı... öyle bir rahatlık, öyle bir boşvermişliğin verdiği güven... dedim bundan sonra keserken de dikerken de korkmayacağım... nasıl hoşuma gitti kendimi usta terzi gibi hissetmek... :))

Neyse sevgili Tuğbacım beni azıcık bekledi biraz geç kaldım ama sonuçta yetiştirdim bluzumu...


Aslında yine sweatshirt niyetiyle başladığım bluz yetişmediğinden sadece yakayı taktım kol ve bel bantları kaldı... neyse ki tül ve scuba dikişsiz kenarı kaldırıyor... bu hali hoşuma gitti öyle bıraktım sonradan da...

Yeni bluzumu ilk diktiğim ve çok severek giydiğim damask desenli mini eteğim ve deri kemerimle kombinledim...


Üzerime de şurada kürk yaka olarak kullandığım iplikten anneme ördürdüğüm kürk görünümlü hırkamı giydim...

Çanta da benim diktiğim çanta buradan hatırlarsınız... ;)


O acelede eşime fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmedim ama...
Hayatımın en hızlı dikişi ile bu işin de altından kalktım evelallah!... neymiş?...bundan sonra korkmak yok... dik gitsin!...  :)))

ama hala istediğim gibi bir sweatshirtüm olamamıştı... :(
tesadüf sevgili hande erdede'nin blogunda bir baktım ki benim bluze çok benzer bir tunik dikmiş o da... fakat hande burda dergisinden çocuk kalıbı kullanarak dikmiş tuniğini... yazısını buradan okuyabilirsiniz...

Ben de minyonum... minyon-dum... bana çocuk kalıbı gelmez dedim... kalıbı çıkarttıktan sonra kumaşı keserken kumaş katından 5 cm uzağa yerleştirdim ki dar olmasın... kol kalıbını da genişlettim kendime göre... meğer kendi bedenimi hala tanıyamamışım... bol oldu tabii ki... özellikle de kol ve bedenin birleşim yerleri...

Bir de bir hata daha yaptım... bol bir sweatshirt niyetiyle başladığım bu çalışmamı aniden elbise yapmaya karar verdim... niye diye sormayın aniden esiyor işte...  :)))

kol kumaşından scubanın altına ekledim... bedenin yanlarını bayağı daralttım... ama arka bedende potluk kaldı... hem kalıbı önce büyütüp sonra yanlardan daralttığım için, hem de sanırım scuba kumaşın negatif bir özelliği bu...


boyu da kısa oldu okula bu şekilde giyemezdim... kapitone kumaşın altına tekrar scuba kumaştan cetvelle şekil yaptım...




hemen o gün arkadaş buluşmasında giydim...



Bel kısmının biraz aşağıda durduğunun farkındayım ama kumaşım yetersizdi boyu kısa olmasın diye o şekilde yapmıştım baştan... ama altına tekrar ek yapınca bu sorunu hallettim... şimdi ya beli yukarı alacağım ya da şeytan diyor ki elbiseyi tekrar bluze çevir... :)

Aslında böylece ilk kez bir elbise yapmış oldum... acaba bozmasam da hatıra olarak mı kalsa... ne de olsa dizaynı da bana ait... :)))


Baharlık mantom ve yine Stella McCartney çantam tabii ki kombinimin diğer parçaları... :)))

Vee son olarak gerçekten bir sweatshirte benzeyen bir sweatshirt yapmayı başardım... ama bunu da yapana kadar daha doğrusu yakasını yapana kadar anamdan emdiğim süt burnumdan geldi çok afedersiniz... :(

Yakayı sanırım ortalama 10 kez kadar söktüm diktim, söktüm diktim... ya çok dar oldu... ya dalga dalga... ya çok bol oldu... ya yamuk... 




Burada internetten öğrendiğim çok güzel bir teknik kullandım fena olmadı ama gene de tam içime sinmedi tekrar söküp normal ribana şeklinde taktım... ama bu tekniği başka çalışmalarda tekrar denemek istiyorum...

Yani çeşitli teknikler ve ayaklar denedikten sonra en sonunda nerede hata yaptığımı anladım...

Ribanayı gerdirirken alttaki kumaşı da bir miktar gerdiriyormuşum sanırım sebep buymuş...


10. seferde buna dikkat edince yaka olabilecek en iyi şeklini aldı ve çok şık ve rahat bir sweatshirt sahibi oldum nihayetinde...



Ve mutlu son!... :)

22 Şubat 2015 Pazar

Bluz Evrim Geçirdi! :)))

Aylar öncesinden belli olan bir buluşma için mor bir bluz diktim... diktim dikmesine de yine durup durup son günlere bırakınca yetiştirmek için çok uğraştım, çok yoruldum... sonunda ne mi oldu?... hasta oldum ve buluşmaya gidemedim... güler misin ağlar mısın?...

Zaten bluzde hala acemilikten yine bir seri hata yaptım... omuzlara denk gelen parçaları enine değil dikine takmışım çok sonradan farkettim artık sökmek için çok geçti... zaten hem bir kez daha sökmüştüm, hem ön parçaları omuz parçasının uymamasından dolayı fazla kıvırdım uydurmak için... hem de ön parçanın kol kısmında fazla kıvırmaktan kaynaklı bir fazlalık kaldı o kısmı kestim...


bu sefer bluz küçüldü tabii... orayı tamamlamak için yan parçalara tül kumaştan ek yaptım...

zaten sanırım bir beden küçük kalıp çıkarmışım... böyle hatalar zinciri sonucunda Burda 2014/5 130 no'lu bluz evrim geçirdi!... :)))



Hikayenin en başına dönecek olursak buluşma için bir arkadaşımız konsept belirlemiş "herkes mor giyerek gelsin" dedi... ben de iki sefer kumaşçı turu yapmama rağmen uygun bir mor kumaş bulamadım...

Elimde var mı belki unutmuşumdur diye hurçları karıştırırken 36 beden bir abiye buldum...


evet zayıflamaya çalışıyorum ama ne kadar zayıflasam da ( zayıflasam da derken bu zayıfladığım anlamına gelmiyor maalesef...)  iki cihan bir araya gelse 36 beden olabilemem yani... zaten elbisenin aynısının 38 bedeni de mevcut... neden diye sormayın uzun hikaye.... :)

Neyse nasıl olsa yedeği var ben bu elbisenin etek kısmından yapayım bu bluzu dedim... renk mor değil ama elimdeki en uygun kumaş bu... sanırım krep şifon... fakat tabii ki yeterli gelmedi... kalıpların yerleşimini de bu yüzden orjinaline uygun tam olarak yerleştiremedim...


kolları tülden yaparsam zar zor yeter belki diye düşündüm... beden ile kol arasında yumuşak geçiş yapmak için o yanlış yerleştirdiğim ön robalara iki kumaştan da kullandım...


Dediğim gibi yanlara tülden ek yapmama rağmen bluzun önünü olması gerektiği gibi kapatınca göğüs kısmı kasıyordu... ben de son bir darbe olarak ön parçanın uçlarını kestim önü açık ceket havasında kullanmaya karar verdim...

Ve sonuç kalıp tanınmaz hale geldi...






ama yine de bu kalıbı çok beğendim en yakın zamanda yeniden yapmak istiyorum...

bu kez olması gerektiği gibi... :)

23 Aralık 2014 Salı

Parça Kumaşın Dibi!...

Biliyorsunuz her fırsatta İstanbul pazarlarındaki parça kumaşçılardan bahsedip duruyor İzmir'de neden yok diye kıvrım kıvrım kıvranıyordum... sonra geçenlerde birdik binbak blogunda İzmir'de de parça kumaşçı olduğunu okudum ve geçen haftasonu eşimle birlikte gezerken oraya bir uğrayalım dedik fakat geç kalmışız kapanmak üzereydi... zaten görünüşünü de pek beğenmedik açıkçası... çok döküntü bir depo gibi görünüyordu... her yerde kumaş kırpıkları falan vardı...

Fakat hafta içi instagramda yine parça kumaş, parça kumaş diye yakınırken birkaç arkadaşım daha bana aynı yerden bahsetti... bunun üzerine şansımı bir kez daha denemeye karar verdim... geçtiğimiz cumartesi eşimle oraya tekrar gittik... bu kez bize ikinci kata çıkmamızı söylediler... içeri girdiğimde gözlerim neredeyse yerinden fırlayacaktı... hayatımda hiç bu kadar kumaşı bir arada görmemiştim...






resmen kana susamış vampir gibi kumaşlara saldırdım... parça kumaşların içine balıklama dalıp yüzmek istedim...

Şaka bir yana ikinci katta parça kumaşlar üçüncü katta daha büyük parçalar kiloyla satılıyor... başta loş ve boş biryer görüp biraz ürksek de biz orada dolaşırken kumaş bakan pek çok bayan olduğunu gördük satıcılar da bayandı... o açıdan içim rahatladı... artık oraya eşim olmadan da rahatlıkla gidebilirim... orada neredeyse aradığım tüm kumaşları buldum diyebilirim... özellikle de scuba ve suni deri buldum bir sürü... evde daha İstanbul'dan aldıklarım dururken iki çuval daha kumaş aldım...





Aldığım diğer kumaşları merak ediyorsanız beni instagramdan takip edebilirsiniz   http://instagram.com/siyahdantel/

açgözlülüğün de bu kadarı yani... şu kumaş alma hastalığına ben de yakalandım ama İzmir'de parça kumaş bulunmaması beni frenliyordu... aslında bir bakıma benim için kötü oldu... ben şimdi gidip gidip ordan sürekli kumaş almak isterim...

hatta bugün yani iki çuval kumaşı aldıktan tam 3 gün sonra birkaç içime sinmeyen kumaşı değiştirmek için tekrar gittim ve ne yaptım?... başabaş değiştirmeyi düşünürken yarım çuval daha kumaş alıp geri döndüm... yakında bu eve de sığamayacağız... bana kumaşlarımla mutlu mesut yaşayabileceğim 110 odalı bir malikane lazım sanki... :)))

Bu arada bugün kumaşçıya gitmeden hayatımın en pratik eteğini yapıp giyip gittim nasıl yaptığımı merak ediyorsanız buraya bakın... oradaki satıcı bayanlar üzerimdeki eteğin kumaşını görür görmez hemen tanıdılar ve eteğimi çok beğendiler... nasıl yaptığımı anlatınca çok da şaşırdılar... scuba kumaşın bu kadar kullanışlı ve pratik olduğunu bilmiyorlarmış...


3 Aralık 2014 Çarşamba

Yarım Kalan İşler.../ Unfinished Business...

Ohhh!... Nihayet internetimiz bağlandı da fotoğrafları fotoğraf makinesiyle çekip postları adam gibi bilgisayarda hazırlayabileceğim... cep telefonuyla ikisi de zor oluyordu... öte yandan bu aralar üretken olmamamın bir sebebine daha değinmeden edemeyeceğim... ( artık herkese kilo problemlerimden gına getirdim  biliyorum ama içimi dökmeden de yapamıyorum... buraları okumak istemeyenler direkt atlayabilirler... :))) )

yeni evimize taşındıktan sonra aldığım aşırı kilolar yüzünden depresyona girdim... şimdi diyeceksiniz ki "neden depresyona giriyorsun, kilo aldığını görünce yeme kardeşim!... işte o öyle olmuyor maalesef... belki psikolojik, belki fiziksel, belki sadece iradesizlik... belki de hepsi birden bilmiyorum... hani normal bir insan bir-iki kilo aldığında hemen paniğe kapılır o kiloları vermeye çalışır, verir de... ama bende o işlemiyor işte... sonra çoook ama çok üzüleceğimi bile bile yemeye devam ediyorum sonra da kısır döngüye giriyorum... yedikçe kilo alıyor ve üzülüyorum, üzüldükçe yiyorum, kilo aldıkça enerjim azalıyor, herşeye karşı isteksizlik ve bezginlik hali başlıyor.... sonra ne oluyor bilin bakalım... savaşmak, diyet ve spor yapmak gözümde büyüyor ve yine yiyorum yiyorum yiyorum... bunu sadece yaşayan bilir... böylelikle yusyuvarlak oldum boy da yok kurtarmıyor zaten... :))) sonuç olarak ne kendimi böyle kabul edebiliyorum ne de zayıf kalabiliyorum... kilo almaya çok müsait bir bünyem var ama hayat boyu da yiyeceklerde sınırlama yapmak, düzenli sporu hayatıma katmak bir türlü başaramadığım şeyler...

oooy oy!... her post yazmaya başlarken bu kez postu kısa tutayım diyorum gene destan yazmışım... kafanızı şişiriyorum kusura bakmayın burası dikiş blogundan güzin ablacılığa döndü...

konumuza dönecek olursak yukarıda anlattığım sebepten aslında hem  kıyafet ihtiyacım, yeni şeyler dikme ve giyme hevesim var, hem de artık balıketliğinden çıkıp obez kıvamına girmek üzere olduğum için kendime hiçbir şeyi yakıştırmıyorum, o yüzden de boşveriyorum... depresyonun verdiği keyifsizlik ve isteksizlik de etkili tabii... neyse bu pazartesi yeniden diyete başladım... :) aslında tam olarak diyet de diyemeyiz zararlı ve kalorili yiyecekleri bayağı bir azalttım, onun yerine sağlıklılarını koydum diyebiliriz... biraz da hareketliliği arttırmaya çalışıyorum... bakalım ne kadar dayanabileceğim... bak gene konudan şaştım...

Az sonra paylaşacağım parçaları aslında aylar önce biçmiştim hatta bluzumun sadece kol ve yakası kalmıştı... araya taşınma işleri girince aylardır yarım kalmış olanları artık bitireyim dedim... tamamlayalı da iki hafta kadar oluyor ama bir türlü keyfim olup da fotoğraflayamadım...

Çizgili bluzumun yine her zamanki gibi başlangıçta daha farklı olmasını hayal etmiştim... yanlarının godeli olmasını istiyordum... alttaki kazağa bayılmıştım!...


buna benzer birşeyler yapmaya çalıştım ama kumaşım yetersizdi gode olmadı zaten... kilo da alınca iyice üstüme yapıştı...




kumaş likralı ve uçları hemen yuvarlanıyordu... böyle kumaşları düzgün kesip dikebilmek çok zor oluyor.... sizin bu tür kıvrılan kumaşlarla çalışırken kullandığınız bir yöntem var mı?... benimle paylaşırsanız çok sevinirim... zira o kadar çok uğraştım ki bu bluz için özellikle de birleşme yerlerinin düzgün olması için...


taşınınca sadece yaka, kol ve eteğinin kıvırma işi kalmış şekilde 6 ay bekledi... sonunda böyle birşey çıktı ortaya...

 



etek ucunda kararsızım o yüzden hala bastırmadım... ama kesip düz yapsam da kurtarmayacak bele kadar uzanıyor üçgenler... aslında bu bluzu taytların üzerine giymek için yapmak istemiştim ama şu anda üstüme iyice yapışıyor anca kloş etekle içine koyarak giyebilirim...




yakasının son dikişini yaparken iki kez söküp dikmeme rağmen makine kontrolden çıktı bir türlü düzgün bir dikiş yapamadım... tekrar söküp şurada kullandığım tekniği kullanacağım yakada dikiş izi sevmiyorum...


zaten kış da geldi o yüzden bu bluzu hala hiç kullanamadım...


gelelim diğer parçamıza... kumaşım dikişe ilk başladığım zamanlarda Bostanlı pazarından aldığım bir sürü dantelden birisi ve en sevdiklerimden... ah bir kilo versem neler neler dikmek istiyorum da likralı olmadıktan sonra kumaşı harcamak istemiyorum... yarın öbürgün kilo verirsem bu sefer o kadar uğraşıp da diktiğim kıyafetler bol gelecek... giyemeceğim... o caanım kumaşlarım da boşa gidecek... işte!... dikişte bu kadar az şeyler dikmemin bir başka sebebi size... bu sebeple fermuarlı, astarlı etekler, ceketler, kabanlar falan da dikmek istiyorum ama hem emeğime hem de kumaşlarıma acıyorum...


 

işte kumaşım bu... çok esnek bir dantel ki bu sebepten 6 ay önceki ölçülerime göre biçmeme rağmen yine de kullanabildim...

içine yine esnek (sanırım çelik örme) kalın bir kumaş kullandım... diz altı kalem etek formunda olmasını istedim bu kez... uçlarını orjinal bıraktım...  iki kumaş da çok esnek olduğu için beline lastik takmadım ama sanırım hata yaptım giyerken bollaştı... bel-kalça oranımın fazla olması sebebiyle yapılışı bu kadar basit eteklerde bile üzerime oturtmakta zorlanıyorum pens falan atıyorum ama fermuar takmak da işime gelmiyor... fakat bu etekte fermuar zorunluluğunu gerçekten hissettim...

artık fazla uzatmamayım... sonuç karşınızda...





29 Ekim 2014 Çarşamba

Siyah Dantel Aplikeli Kırmızı Etek/ Black Lace Applicated Red Skirt

Önceki postta yorgunluktan, bezginlikten eteğim hakkında ayrıntı verememiştim...
bu eteği kendindik.com'un sahibesi sevgili İrem hanımın düzenlediği Cumhuriyet bayramı etkinliği için diktim...

Eteğin dikim aşamalarının fotoğrafları yok... çünkü birşey dikeceğim zaman karar vermesi zaten uzun sürüyor... biçmesi ve dikmesi ise ayrı bir macera... boşuna demiyorum "çömez bir terzinin maceraları" diye... gerçekten de her dikişim ayrı bir macera oluyor...
Son dakikada yetiştirebilmek için çok uğraştım o yüzden fotoğraflamaya vakit bulamadım...

Çömezim çömez olmasına ama dikişe başlayalı neredeyse bir yıl olacak hala Burda dergisinden seçip de şöyle kalıpla adam akıllı birşey dikmişliğim yok... neden derseniz, hep kalıpla çalışmanın daha kolay olduğu söylenir ama bana nedense daha zor olacakmış gibi geliyor, belki de kalıpla uğraşmak gözümde büyüyor ama bu sefer sök, dik, düşün, çözüm ara daha fazla zaman kaybı yaşıyorum...

bende kalıp, fermuar ve astar fobisi oluştu hala bunlarla ilgili hiçbirşey yapmadım... laf aramızda fermuarlı giysileri de pek sevmem... hem lastikli giysiler daha rahat geliyor hem de elimdeki kumaşların çoğu esnek kumaşlar... zaten mağazalara da göz gezdirdiğimde hep beli lastikli astarsız etekler moda bu aralar...

Gene konuyu çok dağıttım değil mi?... kırmızı eteğimize dönelim...

öncelikle eteğin dizaynında aşağıdaki modelden ilham aldım... görür görmez bu tarz birşey dikmeliyim diye düşündüm... dantel sevdamı bilmeyen kalmadı herhalde... fakat planlarıma göre eteğim klasik kloş bir etek olacaktı...


Kloş etekleri vücut tipime çok yakıştırdığım için önceden her zaman lazım olur diye hazırladığım kalıbımı kullandım fakat kumaşım yetersizdi... ne yaptım bilmiyorum sanki bel kısmı çok geniş oldu gibi geldi boyu da çok kısa oldu mecburen... ben de kloşun bir kısmını kestim volan gibi birşey oldu... :)

üst kısmı için şuradaki tepe tepe kullandığım eteğimden kalan kumaşı kullanmak istedim ama kumaş çok ince ve esnek olduğu için hoş durmayacağından telaladım... fakat yine ne aksilik ki ön parça hafif esnek olurken arka parça çok sert oldu... meğer telanında yönü varmış bunu da öğrenmiş oldum... telayı çıkarıp tekrar yaptım neyse...

Eteğin üst parçası için normal bir insan ne yapar?... Klasik düz dar etek kalıbına göre biçer pensini ayarlar falan... ben ne yaptım? Yine kafama göre takıldım uğraştım da uğraştım... ayrıntısını paylaşamayacağım saçmaladım işte anlayın... başa çıkamayınca da sonunda Burda dergisine yumuşak geçiş yaparak ilk kez kalıp çıkardım ve kumaştan arta kalanı ( kese kese ne kaldıysa) bu kalıba uydurmaya çalıştım... bu arada içinde tela olan bir kumaş astarsız kullanılıyor mu ben hiç rastlamadım ama benimki öyle oldu... :)

Belinde tabii ki benim klasiğim olan lastik kullandım... fakat lastiğin ya da dikişin üstten görünmesini istemediğimden lastiği kumaşa sabitledikten sonra dönmemesi için yan dikişlerden makinede, ön ve arkadan elde minik dikişler attım... eminim literatürde böyle birşey de yoktur... :)



Eteğin boyunu kıvırırsam çok kısalacaktı o yüzden bilmiyorum etek ucuna biye yapılıyor mu ama ben yaptım çok da güzel oldu... etekte en beğendiğim ikinci kısım... üstelik geçenlerde öğrendiğim şu harika tekniği kullandım... bu tekniği öğrendiğim çok iyi oldu çünkü özellikle yakada biye taktıktan sonra geçilen üst dikiş düzgün değilse çok dikkat çekiyor...


Önden dikiş görünmüyor...


İçten görünüşü ise bu şekilde...

Ve işte eteğimin en beğendiğim detayı olan dantel aplikesi... geçen yıl İstanbul pazarlarından aldığım pek çok şeyden biri... aslında elde dikecektim makinede dikmeye cesaretim yoktu başta ama pilim bitmişti... elde çok uzun süreceğini düşündüm artık bir an önce bitirip yatmak istiyordum sabah törene gidecektim... bir deneyeyim dedim yapabildiğimi görünce devam ettim...



Çok uğraştım akıllandım... ben de artık yarım saatte dikip giymek istiyorum... yarım saatte olmasa da bir günde bitirmeye de razıyım.. o yüzden artık kalıpla çalışacağım... zaten bir sürü dikmek istediğim model var... ve artık fermuar,

Yaşasın Cumhuriyet!



Bu postu gecenin ikisinde uykusu gelmiş, çok yorgun ve moralsiz bir şekilde yazıyorum...
Sevgili Kendindik İrem'in bu yıl 3. düzenlenen "En güzel kırmızı-beyaz" etkinliğine çömez bir terzi olarak ben de katılmak istedim... birkaç ay önce de basit bir bluz kalıbından değişik modeller oluşturma etkinliğine çok katılmak istememe rağmen bazı nedenlerle katılamamış ve çok üzülmüştüm... bu kez inat ettim ve bu saatte kırmızı eteğimi bitirebildim...
üstelik gündüz iki grup misafirimi ağırladıktan sonra...
her zamanki huyumdur...durdum durdum yine son güne bıraktım... artık neyime güveniyorsam...
tam eteği hem etkinliğe hem de yarınki törene yetiştirdim diye sevinirken Cumhuriyet bayramı etkinliklerinin iptal edildiğini öğrendim...
Yani bu postu hem çok yorgun hem de büyük bir moral bozukluğuyla yazıyorum...
fotomun kusuruna bakmayın bu moralle gecenin bu saatinde alelacele çekilen fotoğraf ancak bu kadar olur..

Güncelleme:

Eteğimin yapılış macerası burada...


İşte bugünkü Cumhuriyet Bayramı kutlamalarından birkaç poz...




iptal edildi deyince koronun da iptal edileceğini sanmıştım fakat edilmemiş...



 Tüm kırmızı-siyahlılar buraya!...


Programı hazırlayan Türkçe öğretmenimiz...

biliyorum ceketimin kolları çok uzun en yakın zamanda kısaltmam lazım...kombinim daha iyi olabilirdi... içime giydiğim body uygun değil ama havanın soğuk olduğunu görünce son anda giydim... mesela boynuma kırmızı bir kolye yapabilirdim vs... herşeyi son dakikaya bırakırsam ancak bu kadar olur... ama eteğimden çok memnunum... :)


YAŞASIN CUMHURİYET!!!