Hepinize sevgiler!... Sömestr tatilinde bol bol dikiş diker kumaş yığınlarımı biraz hafifletirim diye düşünüyordum fakat hala ev tebrikleri bitmedi... gelen giden temizlikti ikramdı derken tatilin yarısından çoğu geçivermiş bile... bugün anca fırsat bulup da uzun zamandır dikmeyi düşündüğüm pançomu dikebildim... onun yazısı sonraki postta... :)
Ama ondan önce size ilk Aliexpress alışverişimden bahsedeceğim... belki birşeyler almayı düşünüp de hala tereddüt edenler vardır diye kendi deneyimimi anlatmak istiyorum...
internette gezinirken birkaç kişiden şu biye yapma aparatlarını görmüştüm...
hazır biyeye para vermek istemiyorum çok pahalı geliyor bana... alırsam iyi olur diye düşündüm... kullanımı çok kolay... aslında ürünün arkasında da nasıl kullanacağınızı anlatıyor fakat şu videoyu da izlemenizi tavsiye ederim...
biliyorsunuz Çin siteleri çok ucuz... hazır kıyafetler falan da hem güzel, hem fiyatları iyi ama henüz hazır kıyafet almadım... dikişe başladığımdan beri kot pantolon dışında hazır hiçbir şey alamaz oldum... çok çok pahalı geliyor... ben bunu dikerim diyorum... artık mağazalara sadece model, kumaş ve nasıl dikilmiş yakından göreyim diye gidiyorum desem yeridir... :)))
Neyse gene konuyu dağıtmayalım... artık kıyafet alamadığıma göre bazen kendime küçük hediyeler alarak kendi kendimi sevindirmem gerek... kocada nerede öyle ince sürprizler... hakkını yemeyeyim eşim çok iyidir hoştur ama sürpriz hediye alma konusunda çok başarısızdır... en son yıllar önce bana "ucuz" görmüş bir kazak almış getirmiş... hayatımda o kadar çirkin bir kazak görmedim... hemen gidip değiştirmiştim tabii... ama sırf komik bir hatıra olsun diye giyip fotoğraf çektirmiştim maalesef bir ara bilgisayar çökünce silindi...
İşte o yüzden artık hep ben kendime böyle ara sıra bazı hediyeler alıyorum... :)
Aliexpress'ten biye yapma aletlerine bakarken 32 adet dikiş ayağının set halinde satıldığı bir ürün gördüm...
aslında çok düşündüm... "alsam mı almasam mı?", "o ayakların hepsini sanki kullanacak mıyım?" diye ama kafaya bir şeyi taktım mı o olmadan rahat edemem huyum kurusun... ve şöyle kabaca bir hesap yaptım, normalde o ayakların tanesi 5 tl den başlıyor... 10 tl'ye de var, 15-20 tl'ye de... bu üründe büyük küçük demeden tanesi ortalama 1,5 tl'ye geliyor... nasıl olsa lazım oldukça mecbur alacağım bazılarını... "40 tl neye vermiyoruz ki" diyip almaya karar verdim...
aslında sistem gittigidiyor sitesininki gibi işliyor... birçok satıcı var... aynı ürünü çok değişik fiyatlarda görebilirsiniz... kararınızı en ucuz olandan yana kullanmayın çünkü kargo parası katıldığında diğer ürünle hemen hemen aynı ya da daha pahalıya gelebiliyor... ben her zaman kargo ücretsiz ve hızlı ulaştırabilenden yana kullanıyorum tercihimi... "feedback" yani müşterilerin ürünü aldıktan sonra ürün ve satıcı hakkındaki puanlaması ve yorumları da karar vermeniz açısından çok önemli...
ürünü elinize geçtikten sonra onaylıyorsunuz ve paranız satıcıya aktarılıyor...
evet biliyorum "ürün bu kadar ucuzsa Çin malı ne de olsa çok kalitesizdir" diye düşünebilirsiniz... işte ben de bu yazıyı bunun için yazıyorum...
ayakları henüz kullanma fırsatım olmadı fakat eşimle birlikte görüntü olarak inceledik... ürünün içinden ve benim makinemin yanında ( Janome 423s) verilen kenar kıvırma ayaklarını yanyana koyduk... ve ürünün oldukça kaliteli olduğunu düşündük...
Sizce hangisi Japon Janome'nin, hangisi Çin setinin parçası?...
Cevap veriyorum: soldaki Çin, sağdaki Janome'ninki :)))
sitede de ürünü almadan önce yapılan yorumları günlerce inceledim... ürünün iyi olduğunu söylüyor diğer alıcılar da... zaten ne alırsanız Çin'de yapılmıyor mu artık canım?... :)))
Ayrıca youtube'dan ürünün "description" yani açıklama bölümünde ayakların isimleri İngilizce olarak tek tek verilmiş... bu isimleri teker teker kopyalayıp youtube'a yapıştırdığınızda hemen hemen hepsinin çok güzel videolarının mevcut olduğunu göreceksiniz... İngilizce bilmenize gerek yok... görüntülerden zaten hangi ayağın ne işe yaradığını rahatlıkla öğrenebiliyorsunuz...
Örnek olarak şu videoya bakın...
Gelelim ürünlerin bana ulaşma sürelerine... iki ürünü de aynı gün sipariş ettim... dikiş ayağı seti 21 günde, biye aparatı 25 günde elime ulaştı... yani oldukça hızlı!... "çok uzun süre" diye düşünmeyin... unutmayın ürünler taaa Çin'den geliyor... zamanın da nasıl geçtiğini hiç anlamadım... :)
yalnız şunu da belirtmeden geçemeyeceğim ayak setini getiren görevli ürünü elime teslim etmek yerine posta kutularının üzerine bırakıp gitmiş... neyseki eşim tesadüfen görüyor ve bana getiriyor... kimbilir kaç saat orada kaldı... neyse ki başka birileri almamış zaman kötü... :) ama bunun satıcıyla hiçbir ilgisi yok tabii...
Biye yapma aletleri de gayet güzel görünüyor...
instagramdaki dikiş kardeşlerimin dediklerine göre bu setin tuhafiyecilerdeki fiyatı 35-45 tl arasıymış... bense sadece 7,49 $'a aldım ve kargo yine ücretsiz!... 20-25 gün beklemeye değmez mi sizce?... :)
Her iki ürünle ilgili deneyimlerimi kullandıkça da paylaşırım ileriki zamanlarda...
Son olarak aldığım satıcıları ve ürünleri gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim...
32'li dikiş ayağı setini şuradan, biye yapma aparatlarını da buradan aldım...
Hepinize keyifli dikişler!... :)
Bir Çömez Terzinin Maceraları.../ The Adventures Of A Rookie Tailor... By Seda Erdoğan
DIY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DIY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Şubat 2015 Perşembe
6 Aralık 2014 Cumartesi
Yılan Derisi Desenli Kumaş Çanta / Snakeskin Pattern Fabric Bag
Uzun bir zamandır çanta yapmak istiyordum fakat yapmak istediğim çanta modeli bu değildi...
birisi şu son zamanlarda çok moda olan püsküllü çantalardan...

bir diğeri ise Stella McCartney çantası... aşağıdaki çantanın siyahı...
bu çanta modeline tek kelimeyle ba-yı-lı-yo-rum!...
püsküllüsü püskülsüzü fark etmez...


her rengi, özellikle de yılan derilisi müthiş!...


belki de modası geçmiştir umurumda değil... bence çok havalı bir çanta... yapımı da kolay gibi geldi bana... bu çantadan mutlaka yapacağım... çok yakında!... :)
aslında elimde hem suni hem de şurada bahsettiğim
gerçek deriler var fakat gerçek derilerimi tabii ki ilk denememde
kullanmak istemedim... suni derilerse aklımdaki çantaya uygun değildi...
elimdeki diğer kumaşları gözden geçirirken bu yılan derisi görünümlü
kumaşı görünce "ziyan da olsa fazla üzülmem" dedim çünkü bayağı büyük bir
kumaş... yine İstanbul'dan çok ucuza almıştım... sanırım sonraki icraatım (son anda yine karar değiştirmezsem)
bu kumaşla düz dar bir mini etek olacak...
çantayı en çok kullandığım çantamın ölçülerine göre kestim ama ondan birazcık daha küçük oldu...
bu projede ilk defa Tchibo'dan aldığım malzemelerimi kullandım... kesme matının üzerindeki çizgiler gerçekten çok işe yarıyor...
kumaşım çok ince bir kumaş olduğu için içine kapitone astar kullandım... bu aşamaları zaten herkes biliyor, aynı ölçülerde kesip ayrı ayrı diktim... astarın alt kısmını açık bıraktım... sapları için iki küçük parça kesip tersinden diktim...
dikiş kısmı içeride kalacak şekilde metal aparattan geçirdim...
sapları astar ile kumaşın arasına yerleştirerek hepsini birden diktim... ama unutuyordum... dikmeden önce astara cep telefonumun sığabileceği ölçülerde bir cep diktim ama çok yukarıdan dikmişim... :(
ayrıca yine astara çanta mıknatısı monte ettim...
madem şimdilik StellaMcCartney çantası yapmıyorum onu yapana kadar bari bununla idare edeyim diye düşünerek saplarını zincir olarak düşündüm... zincirin içinden yine kendi kumaşından şeritler keserek geçirdim...
bu aparat sayesinde zincirin boyunu istediğim gibi ayarlayabilirim..
ister uzun kullanırım..
istersem iki kat yaparak kısa kullanırım...
...desem de inanmayın çünkü ne yalan söyleyeyim kapitone astar kullanmama rağmen çanta bittiğinde istediğim duyguyu vermedi bana... kumaş ince olduğu için midir, yoksa deri değil de sadece kumaş olduğu için midir, neden olduğunu anlamadığım bir sebepten dolayı çantayı sevemedim... hiç tok durmuyor, benim için yeterince havalı olmadı... belki astarı söküp daha dik durabilmesi için araya birşeyler koyar öyle kullanırım... belki de hiç uğraşmam...
amaaan zaten bu denemeydi saylanmaz... :)))
Etiketler:
çanta
,
deri
,
DIY
,
diktiklerim
,
zincir
26 Ekim 2014 Pazar
DIY Kumaşla Düğme Kaplama / DIY Making Fabric Covered Buttons
Yatak başlığımızın malzemelerini temin ederken beyaz vinlekse uygun krem rengi üzerinde antik desen bulunan şu güzel düğmeleri almıştım...
bu düğmelere sanırım ayaklı düğme deniliyormuş... aslına bakarsanız çok da seçme şansım yoktu... hem ayaklı, hem sağlam, hem bu boyutlarda, hem de uygun fiyatlı olmasını istediğimden satış elemanının bana gösterebildiği sadece bu düğmelerdi... aslında görür görmez çok da hoşuma gitmişti... krem rengi olduğu için ve "nasıl olsa kumaşın içine biraz gömülecek belki fazla sırıtmaz" diyerek aldım... çünkü düğme kaplamayla uğraşmak istemiyordum...
Fakat yatak başlığını yapmaya başladığımızda ahşap üzerinde düğme yerlerini işaretleyip baklavaları oluşturdum... şöyle bir önizleme yapayım bakayım diyerek düğmeleri işaretlediğim noktalara yerleştirdim... bir de ne göreyim... hepsi değişik bir tarafa bakan bir sürü göz... çerçevesiz göz... kurukafa gözü...
bilmiyorum siz nasıl görüyorsunuz ama ben öyle gördüm... ve hiç hoşuma gitmedi tabii ki... yatak odasında bir sürü kurukafa gözü tam tependen sana bakıyor... insan loş ışıkta korkar yani... :)))
Neyse iş başa düştü ne yapacağız?... kaplayacağız mecbuuur...
Şu bizim herşeyi evlerinde yapan Amerikalılar var ya... onların düğme kaplama setleri var... Türkiye'de vardır da belki ben bilmiyorumdur dedim gördüm ki Tchibo'ya gelmiş ama tükenmiş... üstelik indirimdeymiş... :(((
"kaçırdık tüh!" dedim ama zaten yatak başlığı ile ilgili bir sürü kaynak taramış olduğumdan düğmesini kendi kaplayan Amerikalılar da görmüştüm... fakat onların düğmeleri bile bir değişik kardeşim!...
Bu sebeple ben Türk işi nasıl kapladım onu göstermek istiyorum...
Biliyor musunuz önceleri bazı şeyleri nasıl yaptığımı anlatayım diye düşünüp "e bunu anlatan bir sürü benden usta blog yazarı var benim haddime mi düşmüş" diyerek vazgeçiyordum... ama sonraları yanlış düşündüğümü farkettim... çünkü ben bir konuda bilgi ararken kim ustaymış kim değilmiş diye değil görsel ve anlatımsal olarak en iyi olana bakıyorum... bazı bloglarda fotoğraflar ya çok bulanık, ya çok küçük, ya anlatım basit ve anlaşılır değil.. bazı yabancı kaynaklar çok iyi fotoğraflamış fakat dediğim gibi bazı şeyleri bizim ülkemize uymuyor...
üstelik blog yazmanın da bir amacı var... başta başkalarına yardımcı olmak... kendini anlatmak, ama bunun yanında çok takip edilmek, çok tıklanmak da geliyor tabii ki... e bana gelen konuğumu neden hemen göndereyim değil mi yani... azıcık bende misafir olsun... diğer postlarımı da biraz gezsin... bir çayımızı, kahvemizi içsin değil mi ya?... öyle merhaba deyip hemen gitmek var mı canım?... :)))
Hep blog yazarken çenem düşüyor nedense...
Konumuz neydi?... hah düğme kaplama... tamam tamam geçiyorum konuya...
Önce kumaşımızın üzerine düğmemizi koyup ölçelim... kumaşın çevresine teğel geçip iki ipin ucu da üstte kalacak şekilde üzerine düğmeyi yerleştirelim... ( şekilde kumaşı ters koymuşum kaale almayın... diğer posttan link atmak için acele hazırladım daha sonra düzeltmeler yapacağım)
teğelleri büzüp düğüm atalım... düğüm atarken büzgü gevşiyorsa üzülmeyin az sonra iyice sıkıştıracağız...
Şimdi her seferinde ipliğin olduğu yerden karşı çaprazına teğelden ( kumaşa batmayın) ipi geçirin... bu işi hala iğneyle yapıyoruz dikiş diker gibi...
Bu şekilde hep karşı çaprazına gelerek bir yandan ipi sıkın, kumaşın iyice büzüldüğünü göreceksiniz...
Yine başladığımız nokaya döndüğümüzde ( iki tur da dönebilirsiniz daha iyi olur) ipleri birbirine bağlayıp sıkıca düğüm atıyoruz...
İşte bu kadar!... düğmenin arkadan ve önden görünüşü...
Rengarenk düğmeler kaplansa neler yapılır neler... çok şekerler değil mi?!...

Not: yukarıdaki fotoğraf www.etsy.com sitesinden alıntıdır!...
bu düğmelere sanırım ayaklı düğme deniliyormuş... aslına bakarsanız çok da seçme şansım yoktu... hem ayaklı, hem sağlam, hem bu boyutlarda, hem de uygun fiyatlı olmasını istediğimden satış elemanının bana gösterebildiği sadece bu düğmelerdi... aslında görür görmez çok da hoşuma gitmişti... krem rengi olduğu için ve "nasıl olsa kumaşın içine biraz gömülecek belki fazla sırıtmaz" diyerek aldım... çünkü düğme kaplamayla uğraşmak istemiyordum...
Fakat yatak başlığını yapmaya başladığımızda ahşap üzerinde düğme yerlerini işaretleyip baklavaları oluşturdum... şöyle bir önizleme yapayım bakayım diyerek düğmeleri işaretlediğim noktalara yerleştirdim... bir de ne göreyim... hepsi değişik bir tarafa bakan bir sürü göz... çerçevesiz göz... kurukafa gözü...
bilmiyorum siz nasıl görüyorsunuz ama ben öyle gördüm... ve hiç hoşuma gitmedi tabii ki... yatak odasında bir sürü kurukafa gözü tam tependen sana bakıyor... insan loş ışıkta korkar yani... :)))
Neyse iş başa düştü ne yapacağız?... kaplayacağız mecbuuur...
Şu bizim herşeyi evlerinde yapan Amerikalılar var ya... onların düğme kaplama setleri var... Türkiye'de vardır da belki ben bilmiyorumdur dedim gördüm ki Tchibo'ya gelmiş ama tükenmiş... üstelik indirimdeymiş... :(((
"kaçırdık tüh!" dedim ama zaten yatak başlığı ile ilgili bir sürü kaynak taramış olduğumdan düğmesini kendi kaplayan Amerikalılar da görmüştüm... fakat onların düğmeleri bile bir değişik kardeşim!...
Bu sebeple ben Türk işi nasıl kapladım onu göstermek istiyorum...
Biliyor musunuz önceleri bazı şeyleri nasıl yaptığımı anlatayım diye düşünüp "e bunu anlatan bir sürü benden usta blog yazarı var benim haddime mi düşmüş" diyerek vazgeçiyordum... ama sonraları yanlış düşündüğümü farkettim... çünkü ben bir konuda bilgi ararken kim ustaymış kim değilmiş diye değil görsel ve anlatımsal olarak en iyi olana bakıyorum... bazı bloglarda fotoğraflar ya çok bulanık, ya çok küçük, ya anlatım basit ve anlaşılır değil.. bazı yabancı kaynaklar çok iyi fotoğraflamış fakat dediğim gibi bazı şeyleri bizim ülkemize uymuyor...
üstelik blog yazmanın da bir amacı var... başta başkalarına yardımcı olmak... kendini anlatmak, ama bunun yanında çok takip edilmek, çok tıklanmak da geliyor tabii ki... e bana gelen konuğumu neden hemen göndereyim değil mi yani... azıcık bende misafir olsun... diğer postlarımı da biraz gezsin... bir çayımızı, kahvemizi içsin değil mi ya?... öyle merhaba deyip hemen gitmek var mı canım?... :)))
Hep blog yazarken çenem düşüyor nedense...
Konumuz neydi?... hah düğme kaplama... tamam tamam geçiyorum konuya...
Önce kumaşımızın üzerine düğmemizi koyup ölçelim... kumaşın çevresine teğel geçip iki ipin ucu da üstte kalacak şekilde üzerine düğmeyi yerleştirelim... ( şekilde kumaşı ters koymuşum kaale almayın... diğer posttan link atmak için acele hazırladım daha sonra düzeltmeler yapacağım)
teğelleri büzüp düğüm atalım... düğüm atarken büzgü gevşiyorsa üzülmeyin az sonra iyice sıkıştıracağız...
Şimdi her seferinde ipliğin olduğu yerden karşı çaprazına teğelden ( kumaşa batmayın) ipi geçirin... bu işi hala iğneyle yapıyoruz dikiş diker gibi...
Yine başladığımız nokaya döndüğümüzde ( iki tur da dönebilirsiniz daha iyi olur) ipleri birbirine bağlayıp sıkıca düğüm atıyoruz...
İşte bu kadar!... düğmenin arkadan ve önden görünüşü...
Rengarenk düğmeler kaplansa neler yapılır neler... çok şekerler değil mi?!...
Not: yukarıdaki fotoğraf www.etsy.com sitesinden alıntıdır!...
DIY Kapitone Yatak Başlığı Yapımı/ DIY Tufted Capitone Headboard Tutorial
Ohh!... Nihayet aylardır malzemeleri hazır eşimin keyfini bekleyen yatak başlığımızı bitirebildik...
önceki postta da dediğim gibi internette özellikle youtube da yatak başlığı yapımı ile ilgili yığınla yazı, görsel ve video mevcut...
"şu Amerikalılar bir harika dostum!" :) A'dan Z'ye anlatmadıkları, öğretmedikleri konu neredeyse yok diyebiliriz... adamlar meslek sırlarını bile veriyorlar rahatlıkla... DIY yani "Do It Yourself" yani "Kendin Yap" modası da onlardan geçmedi mi bize?...
aslında bizim millette öyle bir adet yoktu eskiden... en basitinden komşu teyzeden beğendiğiniz bir tarifi istediğinizde bir malzemesini eksik söylemez miydi?... işin erbaplarından, ustalarından sadece onun yanında çalışan çıraklar, kalfalar öğrenmez miydi o işin püf noktalarını ya da nasıl yapıldığını?...
aslında bizim millette öyle bir adet yoktu eskiden... en basitinden komşu teyzeden beğendiğiniz bir tarifi istediğinizde bir malzemesini eksik söylemez miydi?... işin erbaplarından, ustalarından sadece onun yanında çalışan çıraklar, kalfalar öğrenmez miydi o işin püf noktalarını ya da nasıl yapıldığını?...
Ama günümüzde internet icat oldu mertlik bozuldu... örneğin ben bir ara şeker hamurlu kurabiye, pasta, pop kek yapımına heveslenmiştim de bütün bildiklerimi hiç kursa gitmeden internetten öğrenmiştim... merak ederseniz buradan bakabilirsiniz...
sonra dikiş... sadece ortaokulda gördüğümüz elişi dersinde ( bence şimdiki teknoloji tasarım dersinden kat kat faydalıydı) öğrendiğim birkaç temel dikiş tekniğinden başka hiçbir bilgim olmadığı halde internetteki yerli, yabancı dikiş blogları sayesinde bayağı birşeyler öğrendim... bu vesile ile bir kez daha buradan teşekkürü bir borç bilirim sevgili blogger arkadaşlarım... :)
Gelelim konumuza... biliyorsunuz yakın bir zamanda eski evimizi satıp yeni bir eve taşındık... eski evimizde yatağımızın başucu ve çevresi özel yaptırdığımız dolaplarla kaplıydı dolayısıyla yatak başlığımız da bu dolabın bir parçası durumundaydı... (resmini ne yazık ki yükleyemiyorum çünkü hala evimizde internet bağlantısı yok... resimler masa üstü bilgisayarında ve ben postlarımı cepten hazırlıyorum...) dolayısıyla o dolaplar sabit olduğu için diğer evde kaldı...
oğlum yeni odasında kırmızı yatak başlığını istemeyince ben de o sapasağlam başlığı atmaya kıyamadım ve yatak başlığının arka tarafının bizim yatak odamıza çok uyduğunu görünce "başlığımız yok, olana kadar bari onunla idare edelim" dedim... ama başlık tek kişilik bizim yatak çift kişilik... mobilya bakarken birkaç yere yatak başlıklarının fiyatını sormuştum çok pahalı gelmişti... bu sebeple yatak başlığını kendimiz yapmaya karar verdik...
eşimle ben genelde ev ile ilgili "eğer elimizden geliyorsa" herşeyi kendimiz yapmayı tercih ederiz... mesela şurada olduğu gibi şömine bile yapmıştık eski evimizde... :)
çünkü (sakın kimse üstüne alınmasın ama) hem parayla yaptırdığımızda işçilik genelde istediğimiz gibi olmuyor (hatta tepem atıp da dikiş makinesi alma sebebim bile budur), hem de kendimiz yaptığımızda çok daha ucuza mal oluyor... ayrıca en güzel tarafı da ( bunu yaşayan bilir) "ben yaptım" demek müthiş güzel ve gurur verici birşey!... :)
Evet nihayet geldik yatak başlığımızı nasıl yaptığımıza... öncelikle belirtmek isterim ki youtube dan izlediğim videolarda pek çok değişik teknik kullanıldığını gördüm... ama şahsen benim en aklımda kalan, en beğendiğim teknik şu videodaki bayanın kullandığıydı... arkada görünen bir sürü yatak başlığından da anlaşılacağı üzere kendisi bence gerçekten işinin ustası... onun dışında pek çok amatörün de videoları mevcut... fakat onlar çok şanslılar çünkü Türkiye'de olmayan pek çok alet, edevat v.s. gibi şeylere alışveriş merkezlerinden kolayca ulaşabiliyorlar...
Bizim şu koca İzmir'de Koçtaş'tan başka alternatifimiz maalesef yok şu anda... Praktiker vardı kapandı, Baumax açılmıştı çok sevinmiştik, o da çok kısa bir süre dayanabildi, eşimle çok üzüldük... Tekzen desen sebebini hiç anlayamadığım bir sebeple İzmir'e şube bile açmıyor...
mail attım tatmin edici bir cevap alamadım...
Bu sebeple aslında bizim yaptığımız Türkiye olanakları dahilinde pek çok tekniğin karışımı oldu diyebiliriz... yani birebir şuradan görerek yaptım diyemem...
gelelim yapım aşamalarına:
-yatağımızın eninden azıcık uzun ( yatağımız 150 cm, başlığın eni 153 cm), boyu ise istediğiniz yükseklikte ( bizimki prizi kapatmaması için 50 cm) olacak şekilde marangoza ahşap kestirttik (sunta da olur)...
Amerikalılar ne mi kullanıyor? Büyük çoğunluğu üzerinde hazır delikleri bulunan ve pek çok işe yarayan şu suntayı (ağlamak istiyorum sayın seyirciler!) Böylelikle hiç ölçüp biçmeye ve delmeye gerek olmadan düğmelerin nereye denk geleceğini kolaylıkla işaretleyebiliyorlar...
fakat biz ne yaptık? Önce ahşabın enden tam orta noktasını hesapladık, sonra da boydan... ben 50 cm'e üç sıra düğme koymayı uygun bulduğum için boydan eşit dört kısım belirledim...
yani enden 153÷2= 76.5 cm,
boydan 50÷2=25 cm ( 25÷2= 12.5 cm lik dört bölge oldu)
İkisinin kesişimi ile ahşabın tam orta noktasını belirledim...
Sonra enden her sıraya tahmini olarak aldığım düğmeleri kaçar adet ve hangi sıklıkta yerleştireceğime karar verdim... 1. ve 3. sıraya sekizer adet, 2. sıraya ise 7 adet ve 20'er cm aralıklı olacak şekilde yerleştirmeyi uygun buldum...
baklava şeklinde yapmak istiyorsak düğmeleri çapraz yerleştirmemiz gerekiyor)... yani örneğin 1. sıranın 10. cm'inin tam altına ikinci sıranın düğmesi denk geliyor...
bu aşamada karar tamamen size kalmış... daha sık aralıklı da yapabilirsiniz ama ne kadar çok düğme o kadar çok iş demek... öte yandan çok seyrek aralıklı ya da çukur olmayanlar ise hiç hoş durmuyor bence... (size bazı kötü örnekler göstermek isterdim ama yapanlara saygısızlık etmek istemediğimden paylaşmıyorum)
- ahşap ile birebir aynı ölçülerde sünger... ne kadar bombeli olmasını istiyorsanız o kadar kalın bir sünger seçmelisiniz... bizimki 5 cm kadardı fakat keşke daha kalın alsaymışız diye düşündük... bir de süngerimiz sertti... daha yumuşak olursa daha iyi olabilirdi... bunlar hep tecrübe işte... bir daha kapitone yaparsam (ki çok sevdim bazı şeyler düşünüyorum ilerde) daha iyi malzemelerle daha kolay ve güzel yapabilirim diye düşünüyorum...
-ahşabı kapladıktan sonra arkada pay kalacak kadar yani enden ve boydan en az 15-20 cm daha büyük elyaf ( parça elyaf değil yekpare rulo şeklinde olanlardan)
-en az elyaf kadar büyüklükte kumaş veya deri ( ben beyaz vinleks kullandım)
-istediğiniz kadar ayaklı düğme ( sağlam olmalı )
-sağlam naylon bir ip ( biz inşaatlarda kullanılan duvarcı ipi kullandık)
-iki adet çuvaldız
-zımba makinesi ( mümkünse kaliteli olsun, çok önemli!... çünkü biz eşimin önceden basit işler için almış olduğu ucuz bir zımba aleti kullandık bu yüzden bizi bayağı uğraştırdı)
-ve makas
İlk maddede anlattığım şekilde önce orta noktayı bulduktan sonra düğmelerin geleceği noktaları işaretleyip matkap ile deldik...
Süngeri silikon ile yapıştırdık...
Amerikalılar şuradaki gibi sprey bir yapıştırıcı kullanıyor...
Ahşabın arka tarafından süngerin olduğu yöne doğru çuvaldız batırarak deliklerin yerlerini bir kez de sünger üzerinde kalemle işaretledik...
sonraki aşamada işaretlediğimiz yerleri düğmenin büyüklüğünden biraz daha geniş olacak şekilde oyuyoruz... (Amerikalılar'ın kimisi özel bir alet kullanmış, kimisi metal boru ile delmiş, kimisi de bıçakla oymuş...) biz ise Türk usulü, dolma yaparcasına kabak oyacağı ile oyduk!... :))))
Bu arada uğraşmamak için krem rengi aldığım üzerinde antik hoş desenler olan düğmelerin göz gibi durduğunu görünce düğmeleri kaplamaya karar verdim...
bu iş bayağı oyaladı beni... ama aldım kucağıma tepsiyi geçtim tv'nin karşısına düğmeleri tek tek kapladım, iyi ki de kaplamışım... zira yatak odamda her an bir sürü gözün beni izlemesini hiç istemezdim doğrusu ıyyy!... :)))
Düğmeleri nasıl kapladığımı burada anlatıyorum...
Şimdi sıra geldi elyafla kaplamaya... başlığın üzerine elyafı yaydıktan sonra arka yüzünden 10-15 cm içeriden zımba makinesi yardımıyla sabitliyoruz... fazla payını kesiyoruz...
Bu aşama da bitti... evet geldik artık esas aşamaya yani kapitoneleri oluşturmaya...
ama bundan önce iğne ve ipliği ayarlamamız lazım tabii ki...
İpliği iğneden geçirip düğüm atıyoruz... (ben ipliği geçirirken overlok makinesinin cımbızını kullandım çok işe yaradı)
daha sonra ipi 20-30 cm kadar uzun bırakıp diğer ucunu eşitleyerek kesiyoruz ve iki ucu da çuvaldızdan geçiriyoruz...
Kumaşın kaymaması için mutlaka en orta noktadan başlıyoruz... iki adet çuvaldızımız vardı... birini arkadan öne doğru gönderip diğer çuvaldızı saplayacağımız yeri belirliyoruz...
İğneyi batırdıktan sonra arkadan ipi iyice gerdirip önden düğmeyi bastırarak düğmenin çukurda kalmasını sağlayacak şekilde arkadan ipi zımbalıyoruz...
iyice sağlam olması için birkaç zikzak çizerek zımbalamaya devam ediyoruz...
Kapitoneyi yaparken çizmeniz gereken sıra orta noktadan başlayıp çapraz sırayla gitmeniz... yani orta noktanın sağı (veya solundaki, seçim size kalmış) üst çapraz, sonra alt çapraz, sonra ikisinin çaprazı olan orta sıradaki nokta... tekrar üst-alt-orta...
İşte bakın oluşmaya başladı bile!... ne kadar güzel görünüyorlar değil mi?... şu kapitoneyi kim bulmuşsa valla bravo diyorum!... :)
Kapitoneleme aşamasında bayağı zorlandığımızı itiraf etmeliyim... hem süngerimiz sert olduğu için, hem kullandığımız vinleks kalın olduğu için, hem de zımba aletimiz verimsiz çalıştığı için bayağı uğraştık... başlığı dik durumda tutup ön tarafına ben, arka tarafına eşim geçti... o çuvaldızı arkadan gönderdi, ben düğmeli olan çuvaldızı ön yüzünden gönderdim... o ipi iyice çekti ben önden düğmeyi bastırırken o arkadan zımbalama işini yaptı... zımba makinemiz önceleri daha iyi çalışırken sonraları zımba atamamaya başladı... Amerikalıların elektrikli, pompalı zımba makineleri var... tak tak tak!... üç atışta tamamdır... kimileri de zımba kullanmak yerine daha farklı yöntemler kullanmışlar... burada olduğu gibi...
Bu arada ben elimle çapraz düğmeler arasında oluşan pilelere şekil verdim... yardımcı araç olarak şiş kebap yapmak için kullanılan enli ahşap şişlerden birini kullandım... sivri tarafını değil tabii ki... :)
pile yapmak çok önemli kapitoneyi kapitone yapan etmenlerden biri bence... yapmayan da var hiç hoş durmuyor...
Son aşamada kenarları yapıyoruz... düğmelerin hizasından yine pile yaparak zımbalıyoruz...
köşeleri nasıl yaptığımı sormayın ben de bilmiyorum... :)))
şaka bir yana evirdik, çevirdik, kestik şöyle birşeyler yaptık...
bu konuda youtube' daki videolardan yararlanabilirsiniz... ya da şuradaki veya buradaki gibi de yapabilirsiniz...
İşte başlığın bitmiş halinin arka yüzden görünüşü... :)
Son olarak başlığı eski başlığımıza monte ettik ve yaklaşık 100 tl'ye şık bir yatak başlığımız oldu... "ben yaptım" demek ise paha biçilmez!... :)
Bizim işlem tamamdır!
Sıra sizde... yok eğer "amaan ben o kadar uğraşamam" derseniz, aynı aşamaları yani ahşap-sünger-elyaf-kumaş sırasını takip ederek kapitonesiz düz bir başlık da yapabilirsiniz... mesela kumaşı desenli seçebilirsiniz...
ayrıca pinterestte daha farklı yatak başlığı alternatifleri de mevcut...
Keyifli DIY'lar dilerim efenim!... :)
Etiketler:
DIY
,
düğme kaplama
,
Ev dekorasyonu
,
Yatak başlığı
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)





















































