Kumaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kumaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Şubat 2015 Cumartesi

Şok Şok Şok!... İzmir'li Dikişseverler Buluşması ve Yeni Parça Kumaşçılar! :)))

Nasıl?... Birazcık olsun dikkatinizi çekebildim mi?... :)))

Şaka bir yana şu instagrama dadandığımdan beri buraları bayağı ihmal etmeye başladım... Eskiden hergün bloguma girip kaç kişi ziyaret etmiş, kitle nedir diye kontrol ederdim... uzun süredir ona da bakmaz oldum ve az önce blogumun günlük ziyaretçi sayısına bakınca bayağı düşmüş olduğunu farkettim...

Aslında elimde yayın yapmak için yeterli malzeme de var... şubat tatilinde boş durmadım... ilk hafta gelenim gidenim çok oldu hiç vakit bulamadım fakat tatilin sonlarına doğru atağa kalktım... kendime bir panço, bir de hırka diktim... fotoğraflarını da çektim ama sadece yazısını hazırlamam gerekiyor... instagramda paylaşınca sanki blogumda da paylaşmışım gibi bir hisse kapılıyorum... aslında bir çeşit tatmin duygusu bu... işte sanırım bu sebeple buraları biraz ihmal eder oldum...

Birkaç da yarım kalan projem var onları da tamamlayınca yayınlayacağım...

Fakat hepsinden önce sıcağı sıcağına bir haber vermek istiyorum sizlere... uzun süredir benim gibi dikişi seven İzmirli arkadaşlar bulup onlarla tanışmak, dikiş konusunda bilgi ve deneyimlerimizi paylaşmak, muhabbet etmek için yanıp tutuşuyordum...

Vee instagram sayesinde tanıştığım dikişsever arkadaşlarımla ( ki ben ona "dikiş kardeşliği" diyorum) nihayet bugün büyük buluşmayı gerçekleştirdik...


Çoluk çocuk hep birlikte harika bir gün geçirdik... Ellerimizde bayraklar 23 Nisan çocukları gibi şendik!  :)))


Aslında gelen arkadaşlardan Nilgün haricinde diğerleri Özlem,Tuğba ve Yasemin ile bir süre önce tanışmıştım... onlara şu büyük kumaş cennetinin yerini göstermek için buluşmuştuk... planlı olmayan ani bir buluşmaydı... uzun uzadıya muhabbet etme şansımız olmamıştı... sadece "kumaşçı turu" şeklinde gerçekleşmişti... ben onları kumaşçıya götürdükten sonra Özlem de bizi bildiği diğer kumaşçılara götürmüştü...


Fotoğrafta havuzdan yeni çıkmış çocuklar gibi görünüyoruz değil mi? :)))


İzmir'de parça kumaşçı yok diye yakınıp duruyordum ya meğer bir sürü varmış da ben bilmiyormuşum... hele bugün yine sevgili Özlem'in bizi götürdüğü yerde dantel yakalar, iplikler, çok güzel hazır deri biyeler, fermuarlar, düğmeler aradığım ve hemen hemen ihtiyacım olan herşey vardı... genelde kilo hesabı olduğu için fiyatlar bana uygun geldi... nerede diye sorarsanız aşağıdaki harita belki size yardımcı olabilir...



               
Otogarın hemen karşısındaki benzinliğin yanından girince sağdaki ikinci sokak...




Ama aslında Çankaya'da merkezi varmış... birçok kişi için daha ulaşılabilir bir yer olması açısından onu da paylaşıyorum...



Kumaşçılar ise çok dağınık bir şekilde yer alıyor... bölge olarak Yeşilova civarında diyebilirim... haritadaki bölge içerisinde pek çok parça kumaşçı var... çok ayrıntılı bir tarif olmadığının farkındayım ama elimden ancak bu kadarı geliyor...


Aslında bugünkü buluşmanın daha kalabalık olmasını umuyorduk ama bazı arkadaşlarımız özel nedenlerden dolayı aramızda olamadılar...

Havalar ısınınca bir buluşma daha yapmayı planlıyoruz... umarım bu kez gelmek isteyip de katılamayan arkadaşlarımız da aramızda olur...

Bu arada sevgili Tuğba bize güzel bir sürpriz hazırlamış... hepimiz çok mutlu olduk... :)


İyi ki internet var... iyi ki sosyal paylaşım siteleri var ki böyle güzel arkadaşlıklar kurabiliyoruz...

   
Bugün sevgililer günü... Hepinize bol dikişli, sevgi dolu günler diliyorum!... :)

20 Ocak 2015 Salı

Bu Sefer Sadece Kombin / Just Some Combine This Time


Merhabalar herkese!... uzun süredir sesim soluğum çıkmıyor gibi gelebilir ama beni instagramdan takip edenler biliyor... yavaş da olsa artık sürekli birşeyler dikiyorum... instagram paylaşımları çok daha kolay yapılabildiğinden diktiğimi hemen oradan paylaşmak aslında beni yeterince tatmin ediyor... fakat blogumu da ihmal etmemem gerektiğinin farkındayım...

yalnız tabii bloga yayın hazırlamak için ayrıntılı, net çekilmiş ve göze hitap eden fotoğraflar çekmek gerekiyor... fakat benim ne böyle bir ortamım, ne de zamanım oluyor... yani kendi üstümde fotoğraflayabilmek için... ayrıca "azıcık" çok fazla kilo aldığım için  ( hani artık kilolarından bahsetmeyeceğine kendi kendine söz vermiştin Sedaa?!!!... ) eee şeyyy!... ne diyordum?... evet zamanım ve uygun ortamım yok falan filan heh heh hee!... neyse...

o yüzden ben bugün sizler için son diktiğim üç etek ve iki triko kazağımı sevgili mankenim Fatoş'un yardımıyla sunacağım efendim...

önceki yayınlarımda artık birbirine çok yakıştırdığım kumaşlarımı kombin olarak dikeceğimden bahsetmiştim sanırım... işte burada...
                      



öncelikle daha önce burada kullandığım kumaşımdan artan bölümle ilk defa Burda dergisinden kalıp çıkararak gizli fermuarlı bir kalem etek yaptım... bu çalışmamda hem ilk defa fermuar "hem de en gizlisinden...", hem de kendi uydurmam olmayan bel bandı yaptım...


gizli fermuar ilk iş için hiç de fena sayılmaz değil mi? ama bel bandındaki o yamukluk bel bandının nasıl yapılacağını keşfedene kadar yanlış diktiğim yerlerden kesmek zorunda kalmam sebebiyle oluştu... orayı iki adet çıt çıt ile tamamladım...

kombini olan yarasa kollu trikoyu ise pratikten kalıpsız olarak kestim yine... ben neden hep zor kumaşlar seçiyorum acaba?... bu triko da yine İstanbul'dan aldıklarımdan uçları yırtık pırtık oldukça esnek bir triko... o  yüzden dikerken ve keserken beni oldukça zorladı... dokunduğum anda acayip derecede esniyor... o yüzden çok da temiz bir çalışma olmadı ama yine de kumaşın hatırına sevdim... kötü de olsa iyi de olsa ben diktim zaten... hepsi benim çocuklarım gibi oldu artık! :)))

bileklerini dikerken alt ipine lastik ip kullandım, yakasına da tela bant... tela bant esnek kumaşlarda gerçekten çok kullanışlıymış daha önce neden kullanmadım ki...

ayrıca bu kazağın önemli de bir özelliği var... ister kayık yaka olarak kullanabiliyorsunuz...



isterseniz de boğazlı kazak olarak... :))) tasarım bana ait... çok fonksiyonlu kullanışlı şeylere bayıldığımı söylemiş miydim?... bu kazağın boyun kısmını normal atkı-boyunluk gibi de kullanabilirsiniz başka kıyafetlerle...

                            

ayrıca belini de lastikli yaptım eteğin içine sokuyormuş havası vermek için...


bu arada üstteki eteği bitirmeden aradan bir kazak ve bir etek daha çıkardım... kazağı Creazion 2013/4 sayısından aşağıdaki modelin kalıbıyla yaptım... aslında kalıp bir gömlek kalıbı ama bulabildiğim benim aklımdaki modele en yakın model buydu... kalıbın üzerindeki noktalı yerlerden de anlaşılacağı üzere ön tarafını kısa arkasını uzun yaptım... Creazion dergisinin modellerini aslında çok beğeniyorum fakat kalıbı çıkarırken en az iki beden küçük çıkartmanız gerektiğini unutmayın...ben öyle yapmama rağmen en son yine daraltmak zorunda kaldım...

          
tabii pek çok değişiklik yaptığımdan benim diktiğimin bu kalıpla pek alakası yok gibi görünüyor... :)

    

 eteği tanıyorsunuz... pratik dikim scuba eteğim..

kazağın etek ucunu aşağıdaki şekilde kestim...

kalıbın ne kadar bol olduğunu görüyorsunuz üstelik kendi bedenimden iki beden küçük kesilmiş... o yüzden yanlardan tekrar daralttım...

kollarını ise duble kol yapmak için kesip tersi yüzüne bakacak şekilde diktim...



katlayınca düz tarafı görünüyor...


elde birkaç yerinden minik minik tutturdum...

evet son olarak da şu yeni keşfettiğim saklı kumaş cennetinden sırf yılan derisi moda diye aldığım bir kumaştan beli lastikli etek yaptım... onu da bu şekilde siyahlarla giyiyorum...





sevgiler!









25 Aralık 2014 Perşembe

Çok Pratik Pek Pratik Scubafabric Kalem Etek! / A Practical Scuba Pencil Skirt!

Evet kendimce yine bir yöntem keşfettim arkadaşlar... kursa falan gitmediğim için böyle kendi kendime keşfediyorum birçok şeyi napiyim?... bu sayede çok pratik bir kalem etek diktim kendime... tabii scuba kumaşın kullanışlılığı da bunda çok etkili... :))

yeni aldığım scuba kumaşlarımın içinden birisi aniden bana göz kırptı bıcı bıcı yapıp kuruyunca... "beni dik, beni dik" diye bağırdı sanki... o gün de dersim çok geç başlıyor... ama önce kumaşçıya gideceğim bazı parçaları değiştirmeye... oturdum hemen kendime bir kalem etek diktim... :)

yok ben anladım... normalde ince işlerde çok sabırlıyımdır ama dikiş konusunda pratik, hemen dikip giyilecek tarzda şeyleri daha çok seviyorum... onu bitirip de üzerime giydim mi ayaklarım yerden kesiliyor sanki... ay bir havalı hissediyorum kendimi, bir tarz oluyorum, bir güzel oluyorum ki sormayın... zaten okula gittiğimde de hem öğretmen arkadaşlarım, hem öğrencilerim hemen farkediyorlar... iltifatlar, iltifatlar... :)

gerçekten de tüm diktiklerimi çok severek giyiyorum... ne güzel bir duygu ya... :)

bu arada dikmekte olduğum iki kombinim daha var... birincisinin kalem eteğini ilk defa burda dergisinden kalıplı çalışmak istedim... bitince şöyle bir kombin olacak kendileri...



Eteğin kumaşı burada kullandığım kumaştan... ama günlerdir sürünüyor zavallım... kalıbı çıkardım... kumaşı kestim... daha penslerini kapatmadan onu bir kenara atıp diğer kombinin kazağını dikiverdim ama onun da eteğini bitirmem gerekiyor önce.... o kombin de şöyle birşey olacak...



Bitince ikisini birlikte kombin halinde yayınlamayı düşünüyorum...

Gelelim sadede...

Aynanın karşısına geçip rigayı kalçamın yanına tuttum bir baktım ki hatları benim hatlarıma çok uyuyor... :)))


Riganın tam kalçamın en geniş yerine denk gelen yerini işaretledim...


Kumaşı kalça genişliğime göre dikdörtgen kestim... bu aşamada tchibodan aldığım rulet bıçağı ve kesme matı düzgün kesimler yapmak için çok işe yarıyor... scuba ve deri kumaş için özellikle...

Kumaş üzerinde kalçamın ölçüsünün yarısına göre işaretler koydum...




riganın üzerinde işaretlediğim kalça çizgisi bu noktalara, riganın ucu da kumaşın üst kenarına denk gelecek şekilde çizdim... bu aşamada bel-kalça oranınıza göre açıyı değiştirerek daha oyuk çizebilirsiniz... ben sonradan öyle yaptım...


Yalnız burada anlamadığım birşey var... kalça ölçüme göre diktiğim halde yine de bol geldi... kalça ölçümden 7-8 cm daha dar hesaplayınca daha iyi oldu... böyle kumaşlarda esneme payı nedir ya da bununla ilgili bir püf noktası var mı... benimle paylaşırsanız sevinirim...

İki yanını diktikten sonra işim bitmişti...  scuba kumaş kenar temizleme gerektirmediğinden ne beline kemer-lastik ne de etek ucu kıvırma yapmadım..

eteğimi giydim ve kumaşçıya gittim... orada çalışan bayanlar eteğimin kumaşını görünce hemen tanıdılar ve çok beğendiler... scuba kumaşın bu kadar kullanışlı ve kolay dikimi olduğunu onlar bile bilmiyormuş...

Eteğim okulda da hemen dikkat çekti... ben de her fırsatta scuba kumaşın özelliklerinden bahsettim herkese... :)

Eteği o gün kemersiz giydim giymesine ama beli görünmese bile içim rahat etmedi... sanki yarım duruyormuş gibi geldi... o yüzden artan kumaşlardan beline kemer diktim görüntü olarak daha iyi oldu...


İşte bu da son hali...


Böylelikle çok kısa sürede yine çok severek giyeceğim bir eteğim daha oldu!... :)



23 Aralık 2014 Salı

Parça Kumaşın Dibi!...

Biliyorsunuz her fırsatta İstanbul pazarlarındaki parça kumaşçılardan bahsedip duruyor İzmir'de neden yok diye kıvrım kıvrım kıvranıyordum... sonra geçenlerde birdik binbak blogunda İzmir'de de parça kumaşçı olduğunu okudum ve geçen haftasonu eşimle birlikte gezerken oraya bir uğrayalım dedik fakat geç kalmışız kapanmak üzereydi... zaten görünüşünü de pek beğenmedik açıkçası... çok döküntü bir depo gibi görünüyordu... her yerde kumaş kırpıkları falan vardı...

Fakat hafta içi instagramda yine parça kumaş, parça kumaş diye yakınırken birkaç arkadaşım daha bana aynı yerden bahsetti... bunun üzerine şansımı bir kez daha denemeye karar verdim... geçtiğimiz cumartesi eşimle oraya tekrar gittik... bu kez bize ikinci kata çıkmamızı söylediler... içeri girdiğimde gözlerim neredeyse yerinden fırlayacaktı... hayatımda hiç bu kadar kumaşı bir arada görmemiştim...






resmen kana susamış vampir gibi kumaşlara saldırdım... parça kumaşların içine balıklama dalıp yüzmek istedim...

Şaka bir yana ikinci katta parça kumaşlar üçüncü katta daha büyük parçalar kiloyla satılıyor... başta loş ve boş biryer görüp biraz ürksek de biz orada dolaşırken kumaş bakan pek çok bayan olduğunu gördük satıcılar da bayandı... o açıdan içim rahatladı... artık oraya eşim olmadan da rahatlıkla gidebilirim... orada neredeyse aradığım tüm kumaşları buldum diyebilirim... özellikle de scuba ve suni deri buldum bir sürü... evde daha İstanbul'dan aldıklarım dururken iki çuval daha kumaş aldım...





Aldığım diğer kumaşları merak ediyorsanız beni instagramdan takip edebilirsiniz   http://instagram.com/siyahdantel/

açgözlülüğün de bu kadarı yani... şu kumaş alma hastalığına ben de yakalandım ama İzmir'de parça kumaş bulunmaması beni frenliyordu... aslında bir bakıma benim için kötü oldu... ben şimdi gidip gidip ordan sürekli kumaş almak isterim...

hatta bugün yani iki çuval kumaşı aldıktan tam 3 gün sonra birkaç içime sinmeyen kumaşı değiştirmek için tekrar gittim ve ne yaptım?... başabaş değiştirmeyi düşünürken yarım çuval daha kumaş alıp geri döndüm... yakında bu eve de sığamayacağız... bana kumaşlarımla mutlu mesut yaşayabileceğim 110 odalı bir malikane lazım sanki... :)))

Bu arada bugün kumaşçıya gitmeden hayatımın en pratik eteğini yapıp giyip gittim nasıl yaptığımı merak ediyorsanız buraya bakın... oradaki satıcı bayanlar üzerimdeki eteğin kumaşını görür görmez hemen tanıdılar ve eteğimi çok beğendiler... nasıl yaptığımı anlatınca çok da şaşırdılar... scuba kumaşın bu kadar kullanışlı ve pratik olduğunu bilmiyorlarmış...


11 Aralık 2014 Perşembe

Sweat-shirt kurtarmaca / Rescuing my sweat-shirt



Evet bir dikiş facia ay pardon macerasına daha hoşgeldiniz sayın seyirciler! :)))


Geçen yıl aldığım ve çok severek giydiğim sweat-shirt'üme nasıl becerdiysem çamaşır suyu bulaştırmışım... ben de onu giyilebilir hale getirmek için çamaşır suyunu iyice bir bulaştırayım da o ufak leke kamufle olsun dedim... aman demez olaydım...


Pamuklu çubuk ile puanlı efekti vermek istedim önce...


Fakat fotoda gördüğünüz üzere bazı yerlerde iki puan arasında bulaşma olmuş...

"olsun onun da kolayı var... battı balık yan gider!... şimdi de o bulaşıklığı kamufle ederim ben de..."

Şööyle bulaşık gibi görünen efektler verelim...

                

Cık!... olmadı... biraz daha...





"Amanın bu da ne!... "

resim kabiliyetimin olmadığı bir kez daha kanıtlanmış oldu... çıkan desen birşeylere benzedi ama neye benzediğini ben söylemeyeyim siz anlayın... bu sweat-shirt böyle hiç giyilmez... :(

"Ama ben bu sweat-shirt'ü çok seviyorum... kumaşı yumuşacık, rengi hoş ve ben içinde kendimi çok rahat hissediyorum..."

"Ne yapayım... ne yapayım... hah buldum!... moda ya her yere deri monte ediliyor... ben de deri cep yaparım.... ama elimdeki en sevdiğim deri görünümlü kumaşımı daha faideli şeylere harcama taraftarıyım..." diye kendi kendimle konuşuyorum içimden...

Neyse... buldum sweat-shirt'ümün kanguru cebinin büyüklüğüne uygun bir artık parça...

hadi bir engel daha...

"sökmek miii?..."

"yooo asslaaa!..."

Yine o çok yaratıcı benliğimle (tembel işi desene sen şuna!...) buldum kendime göre bir çözüm...


 Cebin kalıbını çıkardım tabii ki yine artık mulaj kağıdından... övünmek gibi olmasın ekonomide üstüme yoktur... :)

                

Kalıba göre kumaşı kestim ama sadece cep kısımlarına pay bıraktım cebin içine kıvırmak için...





O çok maharetli ellerimle adeta ameliyat yaparcasına diktim deri görünümlü kumaşı...

oldu mu?...

oldu...

anca markete falan giderken giyilecek kadar oldu...

ama çamaşır sulu halinden on kat iyidir yine de bence... :)))


3 Aralık 2014 Çarşamba

Yarım Kalan İşler.../ Unfinished Business...

Ohhh!... Nihayet internetimiz bağlandı da fotoğrafları fotoğraf makinesiyle çekip postları adam gibi bilgisayarda hazırlayabileceğim... cep telefonuyla ikisi de zor oluyordu... öte yandan bu aralar üretken olmamamın bir sebebine daha değinmeden edemeyeceğim... ( artık herkese kilo problemlerimden gına getirdim  biliyorum ama içimi dökmeden de yapamıyorum... buraları okumak istemeyenler direkt atlayabilirler... :))) )

yeni evimize taşındıktan sonra aldığım aşırı kilolar yüzünden depresyona girdim... şimdi diyeceksiniz ki "neden depresyona giriyorsun, kilo aldığını görünce yeme kardeşim!... işte o öyle olmuyor maalesef... belki psikolojik, belki fiziksel, belki sadece iradesizlik... belki de hepsi birden bilmiyorum... hani normal bir insan bir-iki kilo aldığında hemen paniğe kapılır o kiloları vermeye çalışır, verir de... ama bende o işlemiyor işte... sonra çoook ama çok üzüleceğimi bile bile yemeye devam ediyorum sonra da kısır döngüye giriyorum... yedikçe kilo alıyor ve üzülüyorum, üzüldükçe yiyorum, kilo aldıkça enerjim azalıyor, herşeye karşı isteksizlik ve bezginlik hali başlıyor.... sonra ne oluyor bilin bakalım... savaşmak, diyet ve spor yapmak gözümde büyüyor ve yine yiyorum yiyorum yiyorum... bunu sadece yaşayan bilir... böylelikle yusyuvarlak oldum boy da yok kurtarmıyor zaten... :))) sonuç olarak ne kendimi böyle kabul edebiliyorum ne de zayıf kalabiliyorum... kilo almaya çok müsait bir bünyem var ama hayat boyu da yiyeceklerde sınırlama yapmak, düzenli sporu hayatıma katmak bir türlü başaramadığım şeyler...

oooy oy!... her post yazmaya başlarken bu kez postu kısa tutayım diyorum gene destan yazmışım... kafanızı şişiriyorum kusura bakmayın burası dikiş blogundan güzin ablacılığa döndü...

konumuza dönecek olursak yukarıda anlattığım sebepten aslında hem  kıyafet ihtiyacım, yeni şeyler dikme ve giyme hevesim var, hem de artık balıketliğinden çıkıp obez kıvamına girmek üzere olduğum için kendime hiçbir şeyi yakıştırmıyorum, o yüzden de boşveriyorum... depresyonun verdiği keyifsizlik ve isteksizlik de etkili tabii... neyse bu pazartesi yeniden diyete başladım... :) aslında tam olarak diyet de diyemeyiz zararlı ve kalorili yiyecekleri bayağı bir azalttım, onun yerine sağlıklılarını koydum diyebiliriz... biraz da hareketliliği arttırmaya çalışıyorum... bakalım ne kadar dayanabileceğim... bak gene konudan şaştım...

Az sonra paylaşacağım parçaları aslında aylar önce biçmiştim hatta bluzumun sadece kol ve yakası kalmıştı... araya taşınma işleri girince aylardır yarım kalmış olanları artık bitireyim dedim... tamamlayalı da iki hafta kadar oluyor ama bir türlü keyfim olup da fotoğraflayamadım...

Çizgili bluzumun yine her zamanki gibi başlangıçta daha farklı olmasını hayal etmiştim... yanlarının godeli olmasını istiyordum... alttaki kazağa bayılmıştım!...


buna benzer birşeyler yapmaya çalıştım ama kumaşım yetersizdi gode olmadı zaten... kilo da alınca iyice üstüme yapıştı...




kumaş likralı ve uçları hemen yuvarlanıyordu... böyle kumaşları düzgün kesip dikebilmek çok zor oluyor.... sizin bu tür kıvrılan kumaşlarla çalışırken kullandığınız bir yöntem var mı?... benimle paylaşırsanız çok sevinirim... zira o kadar çok uğraştım ki bu bluz için özellikle de birleşme yerlerinin düzgün olması için...


taşınınca sadece yaka, kol ve eteğinin kıvırma işi kalmış şekilde 6 ay bekledi... sonunda böyle birşey çıktı ortaya...

 



etek ucunda kararsızım o yüzden hala bastırmadım... ama kesip düz yapsam da kurtarmayacak bele kadar uzanıyor üçgenler... aslında bu bluzu taytların üzerine giymek için yapmak istemiştim ama şu anda üstüme iyice yapışıyor anca kloş etekle içine koyarak giyebilirim...




yakasının son dikişini yaparken iki kez söküp dikmeme rağmen makine kontrolden çıktı bir türlü düzgün bir dikiş yapamadım... tekrar söküp şurada kullandığım tekniği kullanacağım yakada dikiş izi sevmiyorum...


zaten kış da geldi o yüzden bu bluzu hala hiç kullanamadım...


gelelim diğer parçamıza... kumaşım dikişe ilk başladığım zamanlarda Bostanlı pazarından aldığım bir sürü dantelden birisi ve en sevdiklerimden... ah bir kilo versem neler neler dikmek istiyorum da likralı olmadıktan sonra kumaşı harcamak istemiyorum... yarın öbürgün kilo verirsem bu sefer o kadar uğraşıp da diktiğim kıyafetler bol gelecek... giyemeceğim... o caanım kumaşlarım da boşa gidecek... işte!... dikişte bu kadar az şeyler dikmemin bir başka sebebi size... bu sebeple fermuarlı, astarlı etekler, ceketler, kabanlar falan da dikmek istiyorum ama hem emeğime hem de kumaşlarıma acıyorum...


 

işte kumaşım bu... çok esnek bir dantel ki bu sebepten 6 ay önceki ölçülerime göre biçmeme rağmen yine de kullanabildim...

içine yine esnek (sanırım çelik örme) kalın bir kumaş kullandım... diz altı kalem etek formunda olmasını istedim bu kez... uçlarını orjinal bıraktım...  iki kumaş da çok esnek olduğu için beline lastik takmadım ama sanırım hata yaptım giyerken bollaştı... bel-kalça oranımın fazla olması sebebiyle yapılışı bu kadar basit eteklerde bile üzerime oturtmakta zorlanıyorum pens falan atıyorum ama fermuar takmak da işime gelmiyor... fakat bu etekte fermuar zorunluluğunu gerçekten hissettim...

artık fazla uzatmamayım... sonuç karşınızda...