26 Nisan 2014 Cumartesi

DIY Bilekten Bağlı Ayakkabı / DIY Ankle Strap Pumps


 




Geçen yıl oğlumun mezuniyeti için aldığım bu ayakkabılar ayağımdan çıkmasın diye öyle uğraşıyordum ki kendimi çok komik hissediyordum yürürken...  şimdi diyeceksiniz ki neden ayağına bol gelen ayakkabıyı aldın...

aaah ah! ne siz sorun ne ben söyleyeyim... ayaklarım öyle problemli ki spor ayakkabı bile vuruyor... genelde kışları bot yazları parmak arası terlikle geçiriyorum... böyle geçiş zamanlarında ve özel günlerde ise ne giyeceğimi şaşırıyorum...

bu ayakkabıyı almadan önce koca İzmir'de girmediğim ayakkabıcı denemediğim marka kalmadı diyebilirim... fiyatını falan geçtim... ayağımı vurmasın yeterdi... ve uzun aramalarım sonunda en rahat ettiğim ayakkabı bu oldu... gel gelelim yürürken oldukça zorlanıyordum... bir kez oğlumun mezuniyetinde bir kez de şu gecede giydim... eşimin kuzeninin düğünü için tekrar giymem gerekince hayranı olduğum şu müthiş hatundan - ki gerçekten harika şeyler yapıyor -feyz alarak ayakkabıma bilekten bant yapmaya karar verdim...

bilek ölçümü ve topuktan bileğe kadar olan kısmımı ölçerek dört adet deri parçası kestim... kısa olanlar topuk bilek arası mesafenin iki katı kadar... yani ikiye katladım...

 

 

 

 
onları şekildeki gibi diktim... daha sonra o parçaları ayakkabımın arkasına çok kuvvetli bir yapıştırıcı ile yapıştırdım...

 
bilek bantlarıma önce çıt çıt dikmeyi düşündüm fakat çok kaba durdu... o yüzden cırt bant diktim...

 
dikişin dış kısmı kötü göründüğü için de zımba görünümlü istediğin boyutta kesilip dikilebilen adı her neyse o faydalı zımbırtılardan diktim...

 


 

şu şekilde bantlarım oldu...

veeee sonuç!


nasıl olmuş? bence fazla vamp oldu ama yine de işimi gördü en azından... :)

fotoğrafın üst kısmını merak ediyorsanız şurada...

sevgiyle kalın!...  :)

Krem Rengi Dantel Bluz / Beige Colored Lace Blouse



Son zamanlarda pek sesim soluğum çıkmıyordu... birincisi biraz kilo verir gibi olmuştum ama yine tekrar başa döndüm... biliyorsunuz kilo alınca çok moralim bozuluyor ve hiçbir şey yapmak istemiyorum... ama hayatım hep diyet yapmakla geçtiği için de bir süredir beynim diyet yapmayı reddediyor işte... aralarda kısa süreli diyetler sonrasında yoyo etkisi oluyor ve hooop bütün verdiklerimi geri alıyorum...

tembellik de var... bahar geldi neredeyse yaz kapıda ama ben hala kışın aldığım kiloları veremedim.... spora bile başlayamadım maalesef... sık sık neden kendimi böyle üzdüğümü anlayamıyorum... sağlıklı beslen bol spor yap olsun bitsin işte.... ama olmuyor olmuyor olmuyor!!!...

neyse... hep kendi kendime yine kilolarımdan bahsedip de kafa şişirmeyeyim diye söz veriyorum ama yine yaptım işte... üzgünüm...

ikincisi evimizi satılığa çıkardık... (85 metrekare eve zamanla koşu bandı, trambolin, kilolarca kumaş, dikiş makinesi, prova mankeni, ıvır zıvır, alet edevatı doldurunca eve iyice sığamaz duruma geldik... yani bana en azından bir dikiş odası  bir de spor odası şart oldu... :)

o yüzden hem evin fotoğrafı çekileceği için hem de eve bakmaya gelen gidenler olur diye ilk başta dikiş makinemi ve dikişle ilgili bütün pılılarımı  pırtılarımı salonun ortasından kaldırmak zorunda kaldım... arada bir çıkarıp tekrar topluyordum... o da zor oldu tabii ki... artık saldım ben de yine... fazla dağınık kalmayacak şekilde yine dikiş makinem ve gerekli birkaç parça eşyam salonun en güzel manzaralı yerinde duruyor artık... :)

bu arada uzun süre önce biçip de henüz dikemediğim birkaç parçam var... birisi çok ama çok istediğim volanlı deri görünümlü etek... (nedense astar ve fermuarlı birşey yapmaktan korkuyorum... artık başlamam gerek...) diğeri dantel kalem etek... bir diğeri sadece yaka kol ve etek baskısının kaldığı çizgili bluzum... onda da bazı aksilikler oldu... her dikişim ayrı bir macera... bir de beni mahveden bir bluz var ki öfff! neredeyse onun yüzünden hasta oluyordum...

ya ben krem rengi dantel bluzumdan bahsedecektim konuyu yine çok dağıttım... :)

aslında kısa-öz anlatımlı ve bol fotoğraflı postlar  hazırlamam gerekiyor biliyorum ama benimki tam tersi oluyor... yazarken fotoğrafların eksikliğini hissediyorum hep... ve çenemi tutamıyorum... yine konuyu dağıttım değil mi? tamam tamam geçiyorum krem rengi dantel bluzume... :)))

bu bluzu çoook beğendim ben... normal standart bir bodymin kalıbından ama alt tarafını çan olarak biçtim... kollarını ve belini kısa tuttum...  ve yine kumaşın uçlarını orjinal halinde bırakmaya çalıştım... astarlı yapacaktım sonra vazgeçtim...

aslında ben bu bluzu çok önceleri yetiştirebilseydim sevgili Kendin Dik İrem'in etkinliğinde kullanmak isterdim... ama kısmet olmadı... özel hayatımda bazı aksilikler yaşadım o aralar... çok ama çok istememe rağmen katılamadım maalesef...  

neyse sağlık olsun... önce eşimin kuzeninin kına gecesinde kırmızı pantolonumla...


ertesi gün de 23 Nisan Bayramında yine kendi diktiğim ilk gerçek kloş eteğimle kombinledim... gerçek olmayanı burada... bu tür kloş etekten bir sürü yapmam gerek... benim vücut tipim için ideal...


burada 1800'lerin sonlarında yaşayan insanların fotoğraf çekilirkenki hali gibi "hazır ol" da durmuşum ya neyse... poz vermeye bir türlü alışamadım yahu... şimdiki gençler pek güzel yapıyor o işi... :)

bu da geçen yıl 23 Nisan'daki halim... arada 8-9 kilo fark var... :(

ohh! postu sağ salim bitirebildim sonunda... içimde ne çok şey biriktirmişim meğer... :)

Gerçek Bir Kloş Eteğim Oldu!/ I Have A Real Circular Skirt Now



Daha önce burada kumaşımın yetersizliğinden tam bir kloş etek yapamamıştım... önü parçalı olmuştu... hem de çok kalın bir kumaştı... 23 Nisan töreninde giymek için kendime daha mevsimlik bir kumaştan gerçek ilk kloş eteğimi yaptım...

Kumaşım İstanbul'daki pazarlardan ilk aldıklarımdan... biraz pahalıya almış ama çok beğenmiştim... pahalı dediğime bakmayın... kocaman bir kumaştı ama 5 tl ydi...diğer kumaşları 1-2 tl ye alınca bu pahalıymış gibi geliyor tabii...

Fakat bu da diğer bütün yaptığım kıyafetler gibi biraz bol oldu... dikiş işlerimi çoğunlukla akşamları yapıyorum... ve akşamdan sabaha ister inanın ister inanmayın 2 cm farkediyor... ama akşam ölçümlerimde hala acemilikten belki de korkudan ya da ikisi birden illaki bol yapıyorum...

eee napalım bolun çaresi var ama darın yaması var....

18 Nisan 2014 Cuma

Ha Un Ele!

"O da ne?" demeyin... Müzik öğretmeniyim ya ondan bu başlık... Müzik kitaplarında "Ha Un Ele" adında bir türkü vardır...

Neyse gelelim asıl konuya... Bu başlık boşuna değil tabii ki canım... Konumuz un elemek... Biliyorum dikişle uzaktan yakından alakası yok ama arada böyle pratik fikirleri paylaşmayı seviyorum... Daha önce de kendi bulduğum ya da esinlendiğim bir iki fikri paylaşmıştım... Buradan, buradan ve buradan bakabilirsiniz...

Ha un mu dediniz?... Evet tekrar konumuza dönelim... :)

Un elerken etrafa saçılmasından, ince tozlarının havada uçuşarak her yeri kar gibi kaplamasından şikayetçi misiniz?... (Amerikan doğrudan satış pazarlama taktiği tarzında oldu sanki.... :))


Eskiden ben de çok şikayetçiydim... Un eledikten sonra bir sürü yeri temizlemek zorunda kalıyordum... Ama bakın artık nasıl yapıyorum...

Eleği unu eleyeceğiniz kabın üstüne oturtun... Unu içine boşaltın... Korkmayın elek dolana kadar boşaltın... Hiçbir yere dağılmayacak...
 






Bir yemek kaşığı alıyorsunuz ve başlıyorsunuz unu çorba ya da puding yapar gibi karıştırmaya...

İşte bu kadar basit!...

Fotoğrafları pek iyi çekemedim tek elle anca bu kadar oldu...

Umarım bu fikir hoşunuza gitmiştir...




17 Nisan 2014 Perşembe

Büyük İskender Kostümü Yaptım!/ I Made An Alexander The Great Costume!


Bir arkadaşım oğlunun yılsonu gösterisi için benden Büyük İskender kostümü yapmamı istemişti... Hemen aklımıza bir çarşafı tek omuzdan sarmak falan gelmişti... Zaten öğretmeni de öyle demiş... Fakat can çıkar huy çıkmaz ya rahat durur muyum?... İlla ki tam olacak... Başladım google dan Büyük İskender'i araştırmaya...Ve gördüm ki İskender'in deriden zırhı ve de kırmızı pelerini varmış...

İlk arattığımda heykelleri falan çıktı bir de filminin resimleri... Ama bunlar bana yeterli derecede fikir vermedi... Tabii bizim maskeli balo ya da cadılar bayramı gibi geleneklerimiz olmadığından kostümleri yabancı sitelerden bulabildim... Burada ve burada pek çok çeşitte kostüm satışları yapılıyor... burada da ilginç şeyler var :))) Ne eğlenceli değil mi?... Keşke bizde de böyle etkinlikler yapılsa... :)

Neyse birkaç kostümü inceledikten sonra nasıl birşey yapabileceğim konusunda bir fikir canlanmaya başladı... En beğendiklerim şunlardı...







 Hafta sonu arkadaşımla buluşup gerekli kumaşları ve malzemeleri aldık... Arkadaşım oğlunun çeşitli yerlerinin ölçüsü alıp çizerek bana verdi... Bu ölçülere göre kostümü diktim...

 Açıkçası beni en çok pelerin zorladı... Çünkü pelerinin yana kayık şekilde durması gerekiyordu ama bu sefer uçları da yamuk duruyor ve bence hoş görünmüyordu... Birkaç gün öyle mi yapsam böyle mi diye mankenimin üzerinde provalar yaptım... Sonunda pileli yapmaya karar verdim... Broşunu da sabitledim ki pelerin boyundan geçirilerek giyiliyor böylece formu hiç bozulmuyor... tam istediğim gibi durdu sonunda... :)



Pelerini hallettikten sonra gerisi daha kolay oldu... Eteği Amerikan bezinden yaptım uçlarına da Yunan anahtarı desenli kurdele diktim...


Aldığımız deri biraz kalıncaydı.... Deri kıyafette de en çok eteğindeki saçakları dikerken zorlandım baştan ölçerek kestiğim halde kemerden taştı ve dikerken kaydı iğne tutmadı ben de selobant ile yapştırarak dikip sonra bantı çıkardım...Kostümü mayıs ayında giyeceği için çocukcağız fazla terlemesin diye arkasını çapraz lastikli yaptım... Kolay giyilebilsin diye belinin arkasına da bir lastik koyup bir tarafını sabitledim diğer tarafını çıtçıtlı yaptım...

( Fotolar için üzgünüm... Şimdi anlatırken fotoğrafların eksikliğini hissediyorum... Acemilik işte...Arkadaşım çekerek bana gönderdiği için arka kısmının da ne yazık ki resmi yok... Mankenin üzerinde çok kadınsı duruyor diye çekmemiştim...)


Son olarak iki bileğine de deriden yine çıtçıtlı bileklik yapıp üzerlerine zincir diktim...



Benim için en büyük mutluluk bu şirin yavrumuzun sevinci oldu... Kostümü ne kadar beğendiği herhalde fotoğraflarından da belli oluyordur... :)







10 Nisan 2014 Perşembe

Kumaş çekilişi...






Sevgili Aycan'ın Atölyesi ilk kumaş çekilişini gerçekleştiriyor!... Çok güzel kumaşlar seçmiş... Ben de katıldım... Bakalım bu kez şans bana gülecek mi...

6 Nisan 2014 Pazar

Büzgü Ayağı / The Gathering Foot



Büzgü ayağını Youtube'daki videolarda gördüğümde bayıldım ve çok istedim.... ( Şu anda Youtube kapalı olduğu için ne yazık ki link veremiyorum fakat "gathering foot" diye aratırsanız pek çok yararlı video bulabilirsiniz... ) Fakat ne yazık ki Singer yetkili servisine gittiğimde bu güzel ayağın katalokta bile mevcut olmadığını gördüm çok şaşırdım... Geçen gün dikiş makinemi aldığım yere iğne ve masur almaya gittiğimde büzgü ayağının onlarda bulunduğunu gördüm ve hemen kaptım tabii... Sormadım ama sanırım Janome'nin ayağı...

Sevinerek eve geldim fakat sevincim birkaç denemeyle kabusa dönüştü... Ne yaparsam yapayım bir türlü büzgü yapmayı beceremedim, resmen düz dikiş yapıyordu... Biraz araştırma ve çokça pratik yaparak sonunda o videolarda gördüğüm büzgüleri yapabilmeyi başardım... Biraz el alışkanlığı ve tecrübe istiyor ve birkaç da püf noktası...

İşte büzgü ayağı alıp da benim gibi kullanmayı bir türlü başaramayanlar ya da almayı düşünenler için dikkat edilmesi gereken püf noktaları...


1- Dikiş uzunluğunu tabii ki de en büyüğe ayarlamalısınız...

2- İğnenin pozisyonunu da sola ayarlamanız gerekiyor...




3- İşte en önemli ve keşfettiğimde artık büzgü yapabilmemi sağlayan püf noktası: meğer tansiyon ayarını da arttırmak gerekiyormuş... Tansiyonu ne kadar arttırırsanız büzgü o kadar sıklaşıyor...

 4'den 9'a kadar denedim...İşte sonuç!...



4- Videoları izlediğimde bu ayağı çok istememe sebep olan en büyük etken ise iki kumaşı tek dikişte birleştirme özelliği... videoları izlerken çok kolaymış gibi geliyor fakat işin aslı öyle değilmiş... pratik pratik pratik!!!

bunun için öncelikle büzgü olmasını istediğiniz kumaşı yüzü üste gelecek şekilde 0,5 cm den yerleştiriyorsunuz...


 düz olacak kumaşı ise tersi üstte olacak şekilde ayağın ortasındaki ince aralığa yerleştiriyorsunuz...


Ama dediğim gibi fazlasıyla pratik yapmak gerekiyor çünkü eğer gerektiği gibi kontrol sağlayamazsanız hemen kayabiliyor... Bunun için alttakini sol elimle üsttekini sağ elimle tutuyorum...   Çünkü üstteki kumaşı ayağın içinden kaymadan düzgünce devam ettirebilmek için sürekli sağa doğru yönlendirmek gerekiyor... Tıpkı otomobil kullanmak gibi önce zor oluyor ama kullandıkça ustalaşıyorsunuz... :)

5- Alttaki kumaşı sakın çekiştirip germeyin büzgü bozulabilir...

Veee işte sonuç!!!!

 

 Ne şekerler değil mi?...  :) Ben bu cicileri tansiyon ayarının 7. derecesinde yaptım...


 Alın size "şip şak" mini bir elbise!... Giyme de seyret!...  :)


1 Nisan 2014 Salı

Siyah Dantelden Lale Etek! / Black Lace Tulip Skirt!


Blog adımın siyahdantel olması tesadüf değil... elimde çok çeşitli siyah dantel var ve çok seviyorum onları... basit birşeyler yapayım derken bu kumaşı üzerime tutunca yine birşeyler canlanıverdi gözümde ve kendimi tutamayıp bu eteği yaptım... şekli laleye benzedi... 

güzelim kumaşımı heba etmekten korktuğum için bu kez ilk defa gazete kağıdından bir taslak hazırladım... önce kumaşı üzerime tuttum nasıl durması gerektiğini belirleyerek iğnelerle işaretledim çünkü uçlarına herhangi bir işlem yapmak istemiyordum... sonra gazete kağıdını şu şekilde iki adet kestim... bir ucu diz altı diğer ucu diz üstü olsun istedim...





sevgili Mirayın harika anlatımı sayesinde temel düz dar etek kalıbı çizdim... bu bana her zaman lazım olacak...


sonra da gazeteden yaptığım taslağı üzerine koyarak bel oyuntusunu belirledim... çok kıvrımlı bir vücudum olduğu için hazır giyim konusunda hep sıkıntı çekiyorum... ya bel bol gelir ya kalça kısmı dar gelir... aslında dikerken bile zorluyor bu mesele beni... bel kalça oranım daha az olsaydı benim için herşey daha kolay olurdu gibi geliyor ...


 pensleri de işaretledim ama sonra belini lastikli yapacağım aklıma geldi ve boşuna çizdiğimi farkettim... 


sonra kumaşı üzerine koyarak her iki şekle göre kestim... etek uçlarını olduğu gibi bırakmak istedim...



 eteğin arkasını da ön parçalara göre ayarladım...


tüm kenarları iğneledim zira teğel yapmaktan hep kaçınıp bu şekilde yapıyorum... bana sök ya da teğel yap demeyin... hadi teğel neyse yapmadan idare ediyorum da sökmekten kaçış olmuyor bazen... neyse ki bu etekte sökmemi gerektirecek hiçbirşey olmadı... fakat bu kez pay bile bırakmamama rağmen yine biraz bol oldu her zamanki gibi... bazı yerleri sökmeden yanından dikiş geçerek daralttım ... 


işte lale eteğim!...  sıcağı sıcağına bitirip okula giderken hemen giydim bugün...

 
 


beli de bol oldu... tam ölçülerime göre yapmama rağmen illaki bolluk oluyor... kilotlu çorap giyince vücudu iyice toparlıyor tabii herhalde ondan oluyor... ama dar olursa çaresi yok bol olunca daraltılabiliyor... o yüzden hep korkudan fazla fazla kesiyorum kumaşları napiyim...



içine daha önce şuradaki eteğimin altına yaptığım deri görünümlü iç eteği giydim...



buradaki birleşim yerini tam ayarlayamamışım dikerken kaymış herhalde... zaten hazır aldığım giyimlerde de meğer ne kötü hatalar varmış da görmüyormuşum... algım açıldı resmen... ama olsun yine de çok değişik bir etek sahibi oldum... dikiş dikmenin en güzel yanlarından birisi de herkesin üzerinde olmayan şeyleri giyebiliyor olmamız... 

böylelikle bir maceranın daha sonuna geldim... teknik bilgi fazla olmayınca ancak bu kadar oluyor... kendi kendime çözümler üreterek birşeyler yapmaya çalışıyorum... ne de olsa çömezim... hatalarım olduysa affola... umarım beğenmişsinizdir... 
hoşçakalın!...