Dikişte her yaptığım üründe yeni birşey öğreniyorum... ilk yaptığımda Burda'nın yönergelerinden genellikle pek birşey anlamadığım için ya kafama göre akıl yürüterek ya da başka kaynaklardan yardım alarak ilerliyorum... ve genellikle de hatalı oluyor ancak yaptıktan sonra kafamda o konuyla ilgili bir aydınlanma oluyor... sanırım buna tecrübe deniyor... :)))
Son yaptığım işte de öyle oldu... ilk kez kapalı yırtmaç yaptım ama bir tarafının fazla payını dikmeden önce kesmeyi unuttuğum için tam dikişin olduğu yer kabarık kaldı... böyle durumlarda gözüme gözüme batıyor o hata ama yapacak birşey yok... çünkü ipler kumaşın arasında adeta yok oluyor sökmesi çok çok zor olacaktı...
Uzun süredir elimdeki, özellikle bu kumaş ve deriyi birlikte kullanarak bir kaban yapmak istiyordum kış bitmeden... fakat evdeki kışlık kumaş yığınlarını daha tüketemeden bahar geldi... aslında kabana çok ihtiyacım var ama zaten geciktim kaban yapana kadar havalar ısınacak... astarla teferruatlı birşey yapmaya da hala pek cesaretim yok açıkçası...
O yüzden sonunda uzuuun düşünmeler taşınmalardan sonra (dikişin en sancılı kısmı karar vermek... hele ki benim gibi kararsız bir insansanız offf!... gerisi çok zevkli tabii ki...) astarsız bu modeli yapmaya karar verdim... Burda'nın ocak 2015 sayısı 103 nolu modeli...
Kumaşım sanırım fotoğraftakinin siyahı... biye olarak triko kumaş yerine deri kullandım hani şu çantanın zincirlerini monte etmek için kullandığım deriden... fakat biraz kalın olduğu ve pek ütü kabul etmediği için sadece 5 cm lik şeritler halinde kesip direkt monte ettim...
Biyeyi dikerken bu kez bu ayağı kullandım önümü rahat görebilmek için... ben biyede, aslında etek ucunda da dikiş izi sevmiyorum... o yüzden yine daha önce burada da kullandığım teknikle dikiş izi görünmeyecek şekilde biyeledim...
Dediğim gibi deri kalın olduğu için etek ucunu kıvıramazdım o yüzden orayı da biyeyle çevirdim...
Kemerini de her zamanki gibi kendi yorumumu katarak iki taraflı yaptım... çok amaçlı kullanışlı şeyleri çok sevdiğimi her fırsatta söylüyorum... o yüzden bir tarafını deri, diğer tarafını kumaş yaptım... bence ilginç oldu... iki türlü de kullanılabilir...
Yalnız şunu da belirtmeliyim... kalıbını bir beden küçük çıkarttım, dikerken daralttım... kollarını ve etek boyunu da bayağı bir kısalttım... buna rağmen eşim "bu mantoyu giyince annene benzedin" dedi... isterseniz tercüme edeyim.... beni olduğumdan daha kısa ve daha kilolu gösterdiğini söylemek istiyor... (annecim bu yazıyı okuyunca sakın kızma e mi? ) :))
Sonuç olarak aslında çok şık, çok havalı bir baharlık manto sahibi oldum... ama bana yakıştı mı?... haaa-yııırr! :(((
Bir Çömez Terzinin Maceraları.../ The Adventures Of A Rookie Tailor... By Seda Erdoğan
11 Mart 2015 Çarşamba
Baharlık Manto
Etiketler:
biye
,
Burda dergisi
,
deri
,
diktiklerim
,
manto
26 Şubat 2015 Perşembe
İşte O Çanta!/ DIY Stella McCartney Falabella Bag
Uzun zamandır sahip olmak istediğim çanta!...
Orjinali 1.250 dolar, çakmasını 600 tl ye gördüğüm çanta!... ;)
Benim 35-40 tl gibi bir fiyata malettiğim çanta!...
Ama herşeyini (ayakkabı ve şimdilik kot pantolon dışında ) yapmak ise paha biçilemez! :)))
Aslında çantanın astarsız çok pratik bir şekilde yapılışı youtube'da burada , burada ve kumaştan yapılışı da burada ve birkaç blogda daha var... fakat ben mümkün olduğunca orjinaline yakın olmasını istediğimden kendi sitesinden aldığım ölçülerine birebir sadık kalarak astarlı yaptım...
Gazete kağıdından kalıp çıkardım... ana gövdesi tek parça oluyor...
yanları için bir tarafı düz diğer tarafı oval parçalar çizdim... yani fotoğraftaki uzun şeridi ortadan ikiye kestim...
İçi için yukarıdaki şekilleri kestim gerisi astar olacak...
zincirini bile elimde 10 metrelik çanta zinciri olmasına rağmen gidip aynı model arayıp buldum... çelik zincir kullandım... maliyet olarak da en çok o tuttu zaten... yaklaşık 4 m zincir kullandım...
Zinciri dikmek için başka bir suni deriden yarımşar santimlik uzun şeritler kestim...
Kemer delme aletiyle kenarlarını delip zincirleri monte ettim... bu aşama oldukça emek istiyor açıkçası... :)
derisini şu meşhur kumaş cennetimizden bulmuştum ilk gittiğimde... kiloyla almıştım... bir daha da orada pek deri göremedim zaten... o gün şansım varmış neyseki... çeşit çeşit deriler almıştım... yalnız bu deri bir yerden çıkma-sökülme herhalde iç tarafı yapışkanlıydı... ellerim hep yapış yapış oldu...
makineye ve ayağa değeceği zamanlarda yağlı kağıt kullandım... ayrıca fotoğrafta gördüğünüz ayak müthiş birşey teflon ayaktan bile daha kullanışlı bence... onu ayrı bir yayında paylaşacağım...
İçi için çok güzel tok saten bir kumaş kullandım... fermuarlı bir cep yaptım ve çanta mıknatısı kullandım... fermuarlıdansa mıknatıslı daha kullanışlı oluyor bence... inanın içi dışından daha çok hoşuma gitti... fotoğraflarda o kadar belli değil birebir görseniz o kadar kaliteli birşeymiş gibi duruyor ki kendi yaptığım şeye hayran kaldım... sürekli içini açıp açıp bakmak istiyorum... başta da dediğim gibi kendi yaptığın şeyin değeri paha biçilmez!... :)))
Çantanın en çok sevdiğim taraflarından biri de birkaç şekilde kullanılabilmesi...
Dün gece bitirdim bugün ilk kez kullandım... ilk yaptığım çanta denemeydi kumaşı da zaten pek çanta olmaya uygun değildi o içime sinmemişti ama bunu gerçekten çok sevdim... çanta çalışmalarım devam edecek...
takipte kalın!... :)))
22 Şubat 2015 Pazar
Bluz Evrim Geçirdi! :)))
Aylar öncesinden belli olan bir buluşma için mor bir bluz diktim... diktim dikmesine de yine durup durup son günlere bırakınca yetiştirmek için çok uğraştım, çok yoruldum... sonunda ne mi oldu?... hasta oldum ve buluşmaya gidemedim... güler misin ağlar mısın?...
Zaten bluzde hala acemilikten yine bir seri hata yaptım... omuzlara denk gelen parçaları enine değil dikine takmışım çok sonradan farkettim artık sökmek için çok geçti... zaten hem bir kez daha sökmüştüm, hem ön parçaları omuz parçasının uymamasından dolayı fazla kıvırdım uydurmak için... hem de ön parçanın kol kısmında fazla kıvırmaktan kaynaklı bir fazlalık kaldı o kısmı kestim...
bu sefer bluz küçüldü tabii... orayı tamamlamak için yan parçalara tül kumaştan ek yaptım...
zaten sanırım bir beden küçük kalıp çıkarmışım... böyle hatalar zinciri sonucunda Burda 2014/5 130 no'lu bluz evrim geçirdi!... :)))
Hikayenin en başına dönecek olursak buluşma için bir arkadaşımız konsept belirlemiş "herkes mor giyerek gelsin" dedi... ben de iki sefer kumaşçı turu yapmama rağmen uygun bir mor kumaş bulamadım...
Elimde var mı belki unutmuşumdur diye hurçları karıştırırken 36 beden bir abiye buldum...
evet zayıflamaya çalışıyorum ama ne kadar zayıflasam da ( zayıflasam da derken bu zayıfladığım anlamına gelmiyor maalesef...) iki cihan bir araya gelse 36 beden olabilemem yani... zaten elbisenin aynısının 38 bedeni de mevcut... neden diye sormayın uzun hikaye.... :)
Neyse nasıl olsa yedeği var ben bu elbisenin etek kısmından yapayım bu bluzu dedim... renk mor değil ama elimdeki en uygun kumaş bu... sanırım krep şifon... fakat tabii ki yeterli gelmedi... kalıpların yerleşimini de bu yüzden orjinaline uygun tam olarak yerleştiremedim...
kolları tülden yaparsam zar zor yeter belki diye düşündüm... beden ile kol arasında yumuşak geçiş yapmak için o yanlış yerleştirdiğim ön robalara iki kumaştan da kullandım...
Dediğim gibi yanlara tülden ek yapmama rağmen bluzun önünü olması gerektiği gibi kapatınca göğüs kısmı kasıyordu... ben de son bir darbe olarak ön parçanın uçlarını kestim önü açık ceket havasında kullanmaya karar verdim...
Ve sonuç kalıp tanınmaz hale geldi...
ama yine de bu kalıbı çok beğendim en yakın zamanda yeniden yapmak istiyorum...
bu kez olması gerektiği gibi... :)
Zaten bluzde hala acemilikten yine bir seri hata yaptım... omuzlara denk gelen parçaları enine değil dikine takmışım çok sonradan farkettim artık sökmek için çok geçti... zaten hem bir kez daha sökmüştüm, hem ön parçaları omuz parçasının uymamasından dolayı fazla kıvırdım uydurmak için... hem de ön parçanın kol kısmında fazla kıvırmaktan kaynaklı bir fazlalık kaldı o kısmı kestim...
bu sefer bluz küçüldü tabii... orayı tamamlamak için yan parçalara tül kumaştan ek yaptım...
Hikayenin en başına dönecek olursak buluşma için bir arkadaşımız konsept belirlemiş "herkes mor giyerek gelsin" dedi... ben de iki sefer kumaşçı turu yapmama rağmen uygun bir mor kumaş bulamadım...
Elimde var mı belki unutmuşumdur diye hurçları karıştırırken 36 beden bir abiye buldum...
evet zayıflamaya çalışıyorum ama ne kadar zayıflasam da ( zayıflasam da derken bu zayıfladığım anlamına gelmiyor maalesef...) iki cihan bir araya gelse 36 beden olabilemem yani... zaten elbisenin aynısının 38 bedeni de mevcut... neden diye sormayın uzun hikaye.... :)
Neyse nasıl olsa yedeği var ben bu elbisenin etek kısmından yapayım bu bluzu dedim... renk mor değil ama elimdeki en uygun kumaş bu... sanırım krep şifon... fakat tabii ki yeterli gelmedi... kalıpların yerleşimini de bu yüzden orjinaline uygun tam olarak yerleştiremedim...
kolları tülden yaparsam zar zor yeter belki diye düşündüm... beden ile kol arasında yumuşak geçiş yapmak için o yanlış yerleştirdiğim ön robalara iki kumaştan da kullandım...
Dediğim gibi yanlara tülden ek yapmama rağmen bluzun önünü olması gerektiği gibi kapatınca göğüs kısmı kasıyordu... ben de son bir darbe olarak ön parçanın uçlarını kestim önü açık ceket havasında kullanmaya karar verdim...
Ve sonuç kalıp tanınmaz hale geldi...
ama yine de bu kalıbı çok beğendim en yakın zamanda yeniden yapmak istiyorum...
bu kez olması gerektiği gibi... :)
20 Şubat 2015 Cuma
Salaş hırka
Elimde bir sürü triko var aylardır çeşit çeşit hırka dikeyim diyorum, çeşit çok olunca karar vermek de zor oluyor hem kumaşa hem de modele...
Ama son birkaç sezondur çok moda olan önü uzun salaş hırkalardan bende hala yok...
Sonunda artık kış bitmeden yine basit pratikten keseyim de artık yapıvereyim dedim şuradaki videodan yararlanarak... ama bir yerlerde yine hata yapmışım kollar olması gereken yerde değil bir garip durdu... ben de ön tarafına siyah kumaştan bir parça ekledim...
Hiç de fena olmadı çok severek giyiyorum... :)
19 Şubat 2015 Perşembe
Çakma Kürklü Panço
Aslında kabana ihtiyacım var ama henüz cesaret edemedim ben de pratik bir panço yaptım...
Yakası aslında kürk değil yumoş veya sakallı denilen iplikten annem örmüş atmış çekmeceye... görünce el koydum dedim ben bunu yaka yapayım hem kumaşım da defolu... defosunu kapatır...
Pançonun yapımı çok basit... kumaşı önce dikine katladım sonra enine... böylelikle ön tarafını nereden keseceğimi belirledim...
Kol payı bırakarak yanlarını diktim... bütün kenarlarına overlok geçtim... sonra da çift taraflı yapışkan tela ile bastırdım...
Defolu yerlerinin aralarını siyah iplikle elde diktim... böylelikle defoları belirsiz oldu...
Böylelikle çok kısa sürede çok ucuza çok şık bir panço sahibi oldum... :)
17 Şubat 2015 Salı
Burda Dergileri - Geçmiş Sayılar
Çok mutluyum çok!... Elimde olmayan son dönem Burda Dergisi sayılarının bazılarına sahip oldum...
Nasıl derseniz?...
okurhizmetleri@doganburda.com adresine mail atarak ya da 0 212 410 35 55 nolu telefonu arayarak bizzat Burda Dergisi'nden talepte bulunabilirsiniz...
Ödemeyi banka hesabına havale ya da telefonla kredi kartı bilgilerinizi vererek yapabilirsiniz...
Ben ödemeyi yaptıktan sonra elime ulaşması 24 saat bile sürmedi inanamadım çok hızlı geldi... üstelik kargo da ücretsiz...
Aslında 2012 yılının bazı sayıları da dahil olmak üzere tam 16 adet dergi istemiştim fakat istediklerimden sadece 5'i ellerinde kalmış... napalım sağlık olsun!... neyse ki en çok istediğim sayılara ulaşabildim... elimde son bir yılın kalıpları vardı sadece.... çok iyi oldu... eski kitapçılardan sonra daha eski sayılardan da bulurum belki...
Şimdi yarına kadar bir bluz yetiştirmem gerekiyor...
Hepinize bol dikişli günler!
14 Şubat 2015 Cumartesi
Şok Şok Şok!... İzmir'li Dikişseverler Buluşması ve Yeni Parça Kumaşçılar! :)))
Nasıl?... Birazcık olsun dikkatinizi çekebildim mi?... :)))
Şaka bir yana şu instagrama dadandığımdan beri buraları bayağı ihmal etmeye başladım... Eskiden hergün bloguma girip kaç kişi ziyaret etmiş, kitle nedir diye kontrol ederdim... uzun süredir ona da bakmaz oldum ve az önce blogumun günlük ziyaretçi sayısına bakınca bayağı düşmüş olduğunu farkettim...
Aslında elimde yayın yapmak için yeterli malzeme de var... şubat tatilinde boş durmadım... ilk hafta gelenim gidenim çok oldu hiç vakit bulamadım fakat tatilin sonlarına doğru atağa kalktım... kendime bir panço, bir de hırka diktim... fotoğraflarını da çektim ama sadece yazısını hazırlamam gerekiyor... instagramda paylaşınca sanki blogumda da paylaşmışım gibi bir hisse kapılıyorum... aslında bir çeşit tatmin duygusu bu... işte sanırım bu sebeple buraları biraz ihmal eder oldum...
Birkaç da yarım kalan projem var onları da tamamlayınca yayınlayacağım...
Fakat hepsinden önce sıcağı sıcağına bir haber vermek istiyorum sizlere... uzun süredir benim gibi dikişi seven İzmirli arkadaşlar bulup onlarla tanışmak, dikiş konusunda bilgi ve deneyimlerimizi paylaşmak, muhabbet etmek için yanıp tutuşuyordum...
Vee instagram sayesinde tanıştığım dikişsever arkadaşlarımla ( ki ben ona "dikiş kardeşliği" diyorum) nihayet bugün büyük buluşmayı gerçekleştirdik...
Çoluk çocuk hep birlikte harika bir gün geçirdik... Ellerimizde bayraklar 23 Nisan çocukları gibi şendik! :)))
Aslında gelen arkadaşlardan Nilgün haricinde diğerleri Özlem,Tuğba ve Yasemin ile bir süre önce tanışmıştım... onlara şu büyük kumaş cennetinin yerini göstermek için buluşmuştuk... planlı olmayan ani bir buluşmaydı... uzun uzadıya muhabbet etme şansımız olmamıştı... sadece "kumaşçı turu" şeklinde gerçekleşmişti... ben onları kumaşçıya götürdükten sonra Özlem de bizi bildiği diğer kumaşçılara götürmüştü...
Fotoğrafta havuzdan yeni çıkmış çocuklar gibi görünüyoruz değil mi? :)))
İzmir'de parça kumaşçı yok diye yakınıp duruyordum ya meğer bir sürü varmış da ben bilmiyormuşum... hele bugün yine sevgili Özlem'in bizi götürdüğü yerde dantel yakalar, iplikler, çok güzel hazır deri biyeler, fermuarlar, düğmeler aradığım ve hemen hemen ihtiyacım olan herşey vardı... genelde kilo hesabı olduğu için fiyatlar bana uygun geldi... nerede diye sorarsanız aşağıdaki harita belki size yardımcı olabilir...

Otogarın hemen karşısındaki benzinliğin yanından girince sağdaki ikinci sokak...
Ama aslında Çankaya'da merkezi varmış... birçok kişi için daha ulaşılabilir bir yer olması açısından onu da paylaşıyorum...
Kumaşçılar ise çok dağınık bir şekilde yer alıyor... bölge olarak Yeşilova civarında diyebilirim... haritadaki bölge içerisinde pek çok parça kumaşçı var... çok ayrıntılı bir tarif olmadığının farkındayım ama elimden ancak bu kadarı geliyor...
Aslında bugünkü buluşmanın daha kalabalık olmasını umuyorduk ama bazı arkadaşlarımız özel nedenlerden dolayı aramızda olamadılar...
Havalar ısınınca bir buluşma daha yapmayı planlıyoruz... umarım bu kez gelmek isteyip de katılamayan arkadaşlarımız da aramızda olur...
Bu arada sevgili Tuğba bize güzel bir sürpriz hazırlamış... hepimiz çok mutlu olduk... :)
İyi ki internet var... iyi ki sosyal paylaşım siteleri var ki böyle güzel arkadaşlıklar kurabiliyoruz...
Bugün sevgililer günü... Hepinize bol dikişli, sevgi dolu günler diliyorum!... :)
Şaka bir yana şu instagrama dadandığımdan beri buraları bayağı ihmal etmeye başladım... Eskiden hergün bloguma girip kaç kişi ziyaret etmiş, kitle nedir diye kontrol ederdim... uzun süredir ona da bakmaz oldum ve az önce blogumun günlük ziyaretçi sayısına bakınca bayağı düşmüş olduğunu farkettim...
Aslında elimde yayın yapmak için yeterli malzeme de var... şubat tatilinde boş durmadım... ilk hafta gelenim gidenim çok oldu hiç vakit bulamadım fakat tatilin sonlarına doğru atağa kalktım... kendime bir panço, bir de hırka diktim... fotoğraflarını da çektim ama sadece yazısını hazırlamam gerekiyor... instagramda paylaşınca sanki blogumda da paylaşmışım gibi bir hisse kapılıyorum... aslında bir çeşit tatmin duygusu bu... işte sanırım bu sebeple buraları biraz ihmal eder oldum...
Birkaç da yarım kalan projem var onları da tamamlayınca yayınlayacağım...
Fakat hepsinden önce sıcağı sıcağına bir haber vermek istiyorum sizlere... uzun süredir benim gibi dikişi seven İzmirli arkadaşlar bulup onlarla tanışmak, dikiş konusunda bilgi ve deneyimlerimizi paylaşmak, muhabbet etmek için yanıp tutuşuyordum...
Vee instagram sayesinde tanıştığım dikişsever arkadaşlarımla ( ki ben ona "dikiş kardeşliği" diyorum) nihayet bugün büyük buluşmayı gerçekleştirdik...
Çoluk çocuk hep birlikte harika bir gün geçirdik... Ellerimizde bayraklar 23 Nisan çocukları gibi şendik! :)))
Aslında gelen arkadaşlardan Nilgün haricinde diğerleri Özlem,Tuğba ve Yasemin ile bir süre önce tanışmıştım... onlara şu büyük kumaş cennetinin yerini göstermek için buluşmuştuk... planlı olmayan ani bir buluşmaydı... uzun uzadıya muhabbet etme şansımız olmamıştı... sadece "kumaşçı turu" şeklinde gerçekleşmişti... ben onları kumaşçıya götürdükten sonra Özlem de bizi bildiği diğer kumaşçılara götürmüştü...
İzmir'de parça kumaşçı yok diye yakınıp duruyordum ya meğer bir sürü varmış da ben bilmiyormuşum... hele bugün yine sevgili Özlem'in bizi götürdüğü yerde dantel yakalar, iplikler, çok güzel hazır deri biyeler, fermuarlar, düğmeler aradığım ve hemen hemen ihtiyacım olan herşey vardı... genelde kilo hesabı olduğu için fiyatlar bana uygun geldi... nerede diye sorarsanız aşağıdaki harita belki size yardımcı olabilir...

Otogarın hemen karşısındaki benzinliğin yanından girince sağdaki ikinci sokak...
Ama aslında Çankaya'da merkezi varmış... birçok kişi için daha ulaşılabilir bir yer olması açısından onu da paylaşıyorum...
Kumaşçılar ise çok dağınık bir şekilde yer alıyor... bölge olarak Yeşilova civarında diyebilirim... haritadaki bölge içerisinde pek çok parça kumaşçı var... çok ayrıntılı bir tarif olmadığının farkındayım ama elimden ancak bu kadarı geliyor...
Aslında bugünkü buluşmanın daha kalabalık olmasını umuyorduk ama bazı arkadaşlarımız özel nedenlerden dolayı aramızda olamadılar...
Havalar ısınınca bir buluşma daha yapmayı planlıyoruz... umarım bu kez gelmek isteyip de katılamayan arkadaşlarımız da aramızda olur...
Bu arada sevgili Tuğba bize güzel bir sürpriz hazırlamış... hepimiz çok mutlu olduk... :)
İyi ki internet var... iyi ki sosyal paylaşım siteleri var ki böyle güzel arkadaşlıklar kurabiliyoruz...
Bugün sevgililer günü... Hepinize bol dikişli, sevgi dolu günler diliyorum!... :)
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)


























.jpg)






















