23 Ekim 2014 Perşembe

Yatak başlığı yapıyoruz! :)/ our new headboard coming soon! :)


Eşimle birlikte yatak başlığı yapıyoruz!... şimdi biraz mola...

Yatak başlığı nasıl yapılır internette yabancı kaynaklarda yığınla bilgi ve video mevcut malumunuz... ben Türkiye olanakları dahilinde yatak başlığı nasıl yapabilirsiniz, biz nasıl yaptık onu anlatmaya çalışacağım... proje biter bitmez... çok yakında!... :)

20 Ekim 2014 Pazartesi

Kış köşesine köşe çalışması/ check out my first corner work

Sanırım yaklaşık 6-7 ay önce aldığım kenarlarının dikilmesini bekleyen balkon masa örtümü nihayet dikebildim... dikişe ilk başladığımda diktiğim ilk şey olan balkon sandalyelerimin kılıfları eskidi, alt tarafı kenarları bastırılacak olan örtüyü aylardır bekletiyordum...

bu bahane ile ilk defa örtülerde köşe nasıl yapılır öğrenmiş oldum...

taradığım bazı kaynaklardan nasıl yapıldığını tam olarak anlayamadım ama yaparken kendi kendime keşfettim... sonraki köşe çalışmam çok daha iyi olur kanısındayım... uygulama yaparken insan daha iyi anlıyor kesinlikle...

İşte ilk ķöşe çalışmam...


Bu da örtüm...  balkonumun kış köşesinde yerini aldı sonunda...


19 Ekim 2014 Pazar

Elbiseden sepet kılıfına.../ Dress to basket liner...

4-5 önce yılsonu gösterisi için aldığım robadan siyah elbisemi sadece o gün giymiş (o gün çekildiğim resmi bulamadım maalesef ) bir daha hiç giymemiştim... yaz başında aldığım kilolar sebebiyle kıyafet sıkıntısı çekmeye başlayınca "ben bu elbiseyi beni olduğumdan daha da kilolu gösterdiği ve etek boyu da gereğinden uzun olduğu için hiç giyemiyorum neden etek olarak değerlendirmiyorum ki" dedim... zira etek uçları fırfırlı şeyleri çok severim... dizin bayağı aşağılarına kadar uzanan bu elbiseyi roba altından kesip, yanlardan biraz daraltıp, korse görevi yapar da belki biraz zayıf gösterir diye de elimdeki en kalın lastiği eteğe monte ettim ve yaz boyunca çok severek kullandığım bir eteğim oldu... :)


Elbisenin üst tarafını da misafir havlularımı koyduğum sepete kılıf olarak değerlendirdim bugün...


Elbisenin üstü böyleydi...


Şu şekilde diktörtgen bir sepetim vardı...



Kumaş lastikli olduğu için sepete cuk oturdu çok şık bir kılıf olacağını düşündüm fakat zeminine kumaş yetmiyordu...
ilk önce askılarını kestim...



Bu arada iki gün önce bir kalem etek dikmeye başladım... yine çömez bir terzi olarak başta herşey çok kolay olacak zannettim (cahil cesareti derler buna...) 
eteği hazırda bulunan başka bir kalem eteğime benzer şekilde beli lastikli ve astarlı dikmek istedim böylelikle fobilerimden biri olan astar çalışmasına yumuşaktan bir geçiş yapacaktım... fakat yine işler hesapladığım gibi gitmedi tabii ki... yaşadığım aksilikleri o projemi bitirdiğim zaman daha ayrıntılı bir şekilde anlatacağım şimdi fazla uzatmayayım... o etek şimdilerde elbise olmak için komple sökülmeyi bekliyor...


Neden bu etekten bahsettim?... Şekilde görünen elbisenin üst tarafında kullandığım kumaştan artanı sepet kılıfının tabanı olarak kullandım da ondan... normalde ağzım fazla laf yapmaz ama post yazarken nedense uzatıyorum da uzatıyorum... :)

Dönelim asıl konumuza...
taban için kullandığım kumaşı sepetin taban ölçüsüne göre diktörtgen şekilde kestim... yüzü üste gelecek şekilde serdim... lastikli kumaşı ise yüzü taban kumaşının yüzüne gelecek şekilde önce yan dikişlerden iğneledim...


Sonra şekilde görüldüğü gibi diktörtgenin kenarlarının orta noktalarını sonra da köşelerini iğneledim ve dikiş makinemin yalancı overlok dikişi ile diktim...




Veee işte sonuç!...




Benim çok ama çok hoşuma gitti... sizce nasıl olmuş? :)

15 Ekim 2014 Çarşamba

Yeni overlok makinem ve yeni ütüm/ My new overlock machine and my iron

Geçenlerde A101'den fiyatını uygun bulup aldığım overlok makinemi bir kenara koymuş hiç ellememiştim... hoş, dikiş makineme de pek yanaşamıyorum ya hala o da ayrı mesele... eve yerleştim ama gelgelelim bir türlü düzenimi oturtup da dikişe başlayamadım... dikmek istediğim o kadar çok şey var ki sormayın... kilolar da aldı başını gidiyor zaten... aşırı derecede her türden alt kıyafete (etek, pantolon) acil ihtiyacım var...
neyse kilo problemlerimle bu kez kafanızı fazla şişirmeyeceğim... ama yine bahsetmeden de edemedim off!...
Overlok makinesinden bahsediyordum...


kendisinden biraz ürküyordum açıkçası... o ipliklerin yerleştirilişi, ayarları, dikmesi falan... meğer o kadar da korkulacak birşey yokmuş... aslında iplikler hazır takılı gelmişti ama ilk dikiş denememde iplikler atıverdi... bu bahaneyle ipliklerin nasıl yerleştirileceğini de öğrenmiş oldum... ortalama 1 saat içinde düzgün dikişler elde etmeye başladım bakın...








Şimdi sıra fermuar ve astar korkumu yenmekte...

Bir diğer konu ütü meselesi... iki gün önce dikisdersi.com sitesinin sahibesi sevgili Çiğdem hanım en memnun olduğu ütü ile ilgili bir post yayınlamıştı...


benim için çok yönlendirici oldu bu post ve 16 yıldır aynı ütüyü kullanıp sürekli "acaba kötü mü ütülüyor, yeni ütü mü alsam, ama şimdi ona verecek param yok" diye düşünürken fiyatının da gayet makul olduğunu görüp Çiğdem hanıma olan sonsuz güvenimle hemen siparişini verdim... iyi ki de almışım... meğer ben yıllardır ütü yapıyorum diye kumaşlarla boğuşuyormuşum ya... buradan kendisine bir kez daha teşekkürü bir borç biliyorum...
sevgiler!



9 Ekim 2014 Perşembe

Artık ben de bloglovindeyim!/I'm on bloglovin!

Bundan böyle özellikle beni ve diğer ilgilendiğiniz blogları bloglovin ile daha rahat takip edebilir ilgi alanınıza göre binlerce yeni blog keşfedebilirsiniz!...

6 Ekim 2014 Pazartesi

İlginç bir blog çekilişi!




Yeni keşfettiğim blogger arkadaşım Pembe kreasyon ilginç bir çekiliş düzenliyor... klasik ödüllerden farklı bir ödülü var bu çekilişin... merak ettiyseniz lütfen tıklayın... benim çok ilgimi çekti ve bu ödüle gerçekten ihtiyacım olduğunu düşünüyorum... çıkarsa çok mutlu olacağım...

3 Ekim 2014 Cuma

Veee işte karşınızda yeni evim ve hobi odammm! / Check out my new home and my hobby room!

Biliyorum 1-2 ay demiştim... ama neredeyse 4 ay olmuş... zaman çabuk geçiyor... evet yeni evime yerleştim fakat yerleşmemiz biraz yavaş oldu... neredeyse evi yeni baştan döşedik... araya yaz tatili girdi... üstelik uzun süre internetsiz kaldık... aslında evimizde hala internet yok... yoğun çabalarımızın sonunda sanırım bayram sonrası internetimize kavuşabileceğiz... çok ilginç... Karadeniz'in yaylasında bile internet hizmeti veriyoruz diye reklam yapıyorlar, İzmir'in göbeğinde ana caddedeki bir apartmana hat veremiyorlar...akıllı telefon aldım da hiç olmazsa bu şekilde biraz medeniyete kavuştuk... internete o kadar çok alışmışız ki onsuz olmuyor artık... gözümüz, kulağımız, ansiklopedimiz, eğlencemiz kısacası her şeyimiz olmuş...

Neyse salondan başlayalım isterseniz... efenim herşey bu perdeyi vitrinde görmemle başladı...


rengi birebir göremiyorsunuzdur büyük ihtimalle... fuşya rengi çok hoş koton bir kumaş... perdenin rengine de kumaşına da bittim... mutlaka benim olmalı dedim... hemen gözümde nelerle kombine edeceğim canlanıverdi ve bütün salon dekorasyonunu ona göre belirledim... gerçi koltukları başta gri düşünüyordum fakat sonradan fikir değiştirdim...




masanın arkasında aynanın önünde bir raf var... tam masa koyulacak yere petek koymuşlar masanın arkasına konsol koyma şansım yoktu... yemek takımlarımı neyse ki tv ünitesinin içine sığdırabilme imkanım oldu seçtiğimiz modelle.... biz de eşimle mobilyaları aldığımız yere böyle konsol görünümlü bir raf tarif ettik tam istediğimiz gibi yaptılar, çok memnun kaldık... :)


evimin tüm odalarından görünen manzara, zeytinlik ve mandalin bahçesi... bu zamanda böyle yeşil alan bulmak çok zor ama burası da ne kadar süre bu şekilde kalacak belirsiz... keşke sonsuza kadar kalsa ama imkanı yok maalesef... ilk fırsatta bir kısmı yola gidecek, geri kalana da apartmanlar dikilecek ve ben gözlerimin önünde sökülen bu güzelim ağaçlara çok ama çok üzüleceğim... :(


mutfağımı çok seviyorum... yıllardır hayalim eski bir ev alıp özellikle mutfağını ve banyosunu kendi zevkime göre yaptırmaktı... önceki evimizde de hazır yapılmış almıştık ve dolap kapaklarından nefret ediyordum.... "bir daha ev değiştirirsem mutlaka kendi zevkime göre yaptıracağım" diyordum hep... ama kendim yaptırsam bu kadar zevkli ve bu kalitede yaptıramazdım... 
yine hazır aldım bu kez pişman değilim... :)


bu mutfakta buzdolabım da, elektrikli mutfak aletlerim de, mutfak masam da sanki yerini buldu... bu evde hepsi de bambaşka durdu... hele buzdolabım... sanki dolaplar ona göre ölçülüp yapılmış gibi... :)


biliyor musunuz aslında eski evime eşya alırken hep yeni evime alıyormuşum gibi düşünüyordum daha ortada ev falan yokken... "ben içini döşeyeyim ev arkasından gelecek" diyordum... baksanıza mutfak saatim bile ankastrelerimle tam bir uyum içinde oldu... mutfak sandalyelerim ise eski evimde salon sandalyesiydi...



burası da mutfak balkonum... aslında evin tek balkonu var... kocamaaaan bir balkon... 15 metre kadar var... aslına bakarsanız tek balkonlu ev istemiyordum, eski evimiz de öyleydi, zor oluyor bir bakıma ama hiçbir şey dört dörtlük olmuyor...


mutfak tarafını balkon camlama yaptırdık... tam da yağmurlar başladığı sırada... çok da iyi oldu zira birer İzmirli olarak balkon keyfi yapmayı çok seviyoruz eşimle... inanın taşındığımızdan beri neredeyse bütün yaz balkondan içeri girmedik diyebilirim ... artık burası kış köşesi oldu bizim için... havalar serinlese de hala balkonda yiyoruz yemeklerimizi...


masanın üzerine bir kumaş almıştım aylar önce... artık ilk fırsatta kenarlarını dikip örteceğim... çok tembellik yaptım çoook... dikilecek, tamir edilecek, geri dönüşüm yapılacak o kadar çok kumaşım var ki... artık başlamalıyım...



burası da yaz köşesi... :) aslında çim halının üzerine kare ahşap yer döşemelerinden yerleştirecektik ortamı çok daha şık ve güzel gösteriyor fakat şimdilik o iş bahara kaldı... arkadaki yapay sarmaşığı eşimle tek tek demirlere misina ile bağladık... uçlarını da silikonladık ki rüzgardan uçmasınlar diye... demiri de eşim kendi elleriyle yaptı laf aramızda... :) 


yatak odamızın manzarası da böyle... burası benim minik cennetim... salıncak da çocukluk hayalimdi...  benim çocukluğumda böyle salıncaklar yoktu tabii... :)




fesleğen ve sardunyalarımız, çam, portakal, limon ve kumkuat ağaçlarımız... reklam gibi oldu bu... :)


takılarımı birkaç yıl önce internetten gördüğüm küçük bir DIY projesi ile bu şekilde sergilemeye başladım... hem güzel görünüyor, hem de çok pratik oluyor... yatak odamın geri kalanını başka bir postta paylaşacağım... çünkü hala malzemeleri hazır yapılmayı bekleyen bir DIY yatak başlığım var... yapar yapmaz paylaşacağım...

ve sıra geldi hobi odama, daha doğrusu hobi köşeme... :)


burası çok amaçlı odamızdaki hobi köşem... şu beyaz masa var ya o benim salon masamdı eskiden... dikiş makinem de salonun baş köşesinde duruyordu tabii... sokak kapısından içeri girer girmez karşıda görünüyordu...



evimizin altında A101 var... geçenlerde overlok makinesi gelmişti... fiyatı piyasaya göre çok uygundu... hemen kaptım bir tane.. eşim mırın kırın etti... daha dikiş makinemin taksitleri bitmedi ama fiyatı normalinden bayağı aşağı diye fazla ses çıkarmadı... daha deneme fırsatım olmadı... reçme özelliği yok süper bir model değil belki ama hiç yoktan iyidir... işimi görür herhalde... 




köşe koltuk IKEA'dan... çift kişilik yatak oluyor... çok amaçlı oda dedim çünkü burası hem hobi odası, hem misafir odası, hem kışın oturma odası olabilir...


hem de eşim için bilgisayar odası... bütün yaz balkondaydık, bütün kış da burada eşim internete takılırken ben de dikiş dikerim, sırt sırta ya da omuz omuza... :)

yeni evimi çok seviyorum... ben hayal ettim oldu...( bu da inşaat reklamı gibi oldu sanki...)
 umarım isteyen herkesin de bir gün gönlüne göre bir evi olur...
sevgiler!








17 Temmuz 2014 Perşembe

BİR UĞRAYIP KAÇIYORUM...



Evimizin işleri sonunda bitti... Yani sayılır... Şimdi biraz ara verme zamanı... Tatil dönüşü yeni postlarımla huzurlarınızda olacağım efenim... Sevgiler, saygılar, herkese iyi tatiller! :)

5 Mayıs 2014 Pazartesi

TAŞINIYORUM!/ I'M MOVING!


Merhabalar!... Daha önce evimizi satılığa çıkardığımızdan bahsetmiştim... Satıldı ve şimdi biz harıl harıl ev aramaya başladık bile... Tabii bir süre dikiş işlerine ara vermek zorunda kaldım ve bir süre daha kalacağım gibi görünüyor... Şu anda bütün konsantrasyonumu ev bulmaya ayırmış durumdayım... Günlerdir yorgunluktan hasta oldum diyebilirim... Zira bir ay içinde taşınmamız gerekiyor...

Aslında ev gezmeyi çok severim... Küçüklüğümden beri hep mimar ya da dekoratör olmak istiyordum fakat kısmet olmadı... Bu nedenle mimariye ve dekorasyona özel bir ilgim var... 8 yıldır yaşadığım minicik evimi de kendimce daha kullanışlı hale getirebilmek için birşeyler yapmıştım... Mesela şunun gibi...

Fakat zaman içerisinde şu meşhur kilo problemlerim ve hobi merakım yüzünden evi doldurdukça doldurdum... Bu sebeple artık evimize sığamaz hale geldik... Aslında üç yıl önce de bir ara evimizi satmaya yeltenmiştik fakat hem istediğimiz gibi bir ev bulamadığımızdan hem de alıcılarla istediğimiz fiyatta anlaşamadığımızdan vazgeçmiştik... O zamandan bu yana üç yıl göz açıp kapayana kadar geçmiş.... Bu arada benim eşyalarım iyice çoğalmış... Dolapların içinde bile yer kalmamış...

Neyse...  Ev bulduktan, taşındıktan sonra tamamen yerleşmek de zamanımı alacak tabii... 2+1 den 3+1 e terfi edeceğimiz için yeni eşyalar bakılacak... Eksikler tamamlanacak... İşe yaramayanlar ayıklanacak... Çok işim var çoook!... Ama bütün bu yorgunluğa değer doğrusu!... Çünkü yıllardır hayalini kurduğum bir şeyi sonunda gerçekleştirebilmenin mutluluğunu yaşıyorum... Hala inanamıyorum!... :)
 Bu kez herşey yolunda gidiyor gibi... Üstelik yeni evimde kendime ait bir hobi odam da olacak!... :)

Yalnız bir süre internet bağlantımız olmayabilir... Yerleştikten sonra dikmeye başlasam bile postları hazırlamak için bir süre daha beklemem gerekebilir...

Beni merak etmeyin... Ben çok iyiyim... Bu aralar hayatta en çok istediğim şeylerle meşgulüm...

Bir iki ay sonra görüşmek üzere!... Hepinize kucak dolusu sevgiler!!!... :)

26 Nisan 2014 Cumartesi

Beni mahveden ve bir daha giyer miyim giymez miyim bilemediğim bir bluz.../ Bunun İngilizcesi yok kuzum...

 işte bu bluz o bluz...

aslında bu bluz çok daha salaş fileli bir bluz olacaktı...

şuna benzer ama daha spor olmasını planlamıştım...

 hatta olmuştu da... çok da hoşuma gitmişti... hatta yapım aşamalarını da fotoğraflamıştım...

fakat ne yazık ki son aşamada yani sonradan hiç yapmasam daha iyi olacağını farkettiğim kenar kıvırmaları sonrasında bir anda mahvoldu bluzum... çok uzun anlatmayacağım fotoğraflar size herşeyi anlatacak...






 herşey iyi gidiyordu... filenin kenarlarını da kvırayım deyince file sarktı mahvoldu!...


sonra fileyi iptal etsem de şöyle mi yapsam böyle mi yapsam diye çareler düşünürken fazla düşünmenin iyi olmadığını yavaş yavaş bluzumun Zeki Müren kostümleri kıvamına girdiğini görünce ve bir ara şuradaki eteğim ile çok iyi bir kombin oluşturabileceğini ve bu kombini eşimin kuzeninin düğününe giyebileceğimi farkedince sade bırakmaya karar verdim...






ve durdum durdum tam da düğün günü bluzun filelerini sökmeye başladım... ondan önce ayakkabılarıma bant yaptım... burada anlatmıştım... tabii planlarıma göre benim gibi bir çömez terzi için iş gayet basitti... sadece bluzun filelerinin olduğu yerleri sökecek fileyi çıkarıp o kısımları tekrar dikecektim... ama her zamanki gibi kendime çile çektirmekten çok hoşlandığım için içime sinmedi ve omuzlar hariç her tarafını komple söktüm... kumaş çok atan bir kumaş olduğu için saçakları çoktu... hadi dedim fransız dikişini deneyeyim... bu arada bluzu simetrik kesemediğimi farkettim onu düzelttim... kenarlarını da fransız dikişi ile temizleyince bluzun göğüs kısmı kastı... tekrar söktüm.. biraz genişletmeye çalıştım... 

yaka, kol ve etek uçlarını kıvırma ayağı ile kıvırmıştım ama daha sonradan kloş eteğimi kıvırıken o ayağı nasıl kullanmam gerektiğini daha iyi anladım onları da yeni baştan daha düzgün yapmak istedim... derken akşam oldu.... ve ben bayılmak üzereydim... zira sabah da 23 Nisan töreninde görevliydim koro yönettim uzun süre ayakta kalmıştım...

biraz yatıp dinleneyim dedim... saat 18.15 de yattım eşime beni 19:00 da uyandırmasını söyledim... sağolsun beni uyandırdığında saat 20:15 ti... kuaför kapanmıştı... alelacele saçımı makyajımı yapmaya çalıştım... hiç gidecek halim yoktu ama mecburdum... derken 21:30 da düğüne anca gidebildik... nikah kıyılmış millet harıl harıl halay çekiyordu...

 fotoğrafları döndükten sonra çekebildim tabii ki...

 eteğimin yapılışını burada anlatmıştım... daha önce giydiğimde böyle durmuyordu... genişlemişim... :(


ayakkabılarımın yapım aşamaları ise burada...


Bluz- ben yaptım
Etek- ben yaptım
Kolye- ben yaptım
Ayakkabı- DIY ben yaptım
Çanta- vakit olsa onu da yapacaktım :)
  bir dahaki sefere artık

sonuç: bu bluza çok heveslenerek başladım ama yapım aşaması beni bitirdi ve nefret ettim... bir daha giyer miyim bilmiyorum...