13 Aralık 2014 Cumartesi

Birkaç iyi fikir!../ Some good ideas!...




Merhabalar!... bugün size fazla laf kalabalığı yapmadan birkaç kullanışlı bulduğum fikirden bahsetmek istiyorum... belki sizin de böyle kendi kendinize bulduğunuz pratik fikirler vardır ya da bahsedeceğim şeyleri zaten uyguluyorsunuzdur kimbilir?... maksat bilenler bilmeyenlere anlatsın herkes faydalansın...

Yaşasın dikiş kardeşliği!... :)

İlk olarak bunu ben kendi kendime buldum ama belki de bazılarımız (usta olanlar) o şekilde kullanıyordur zaten... belki de o delik zaten onun için vardır bilemiyorum... ( son cümlenin biraz esrarengiz ve tuhaf olduğunun farkındayım... :)) O halde hemen okumaya devam edin... )

Öncelikle çömez olduğum için lütfen beni bilgilendirin... şöyle ki ben dikiş dikerken üst iplik için de masur kullanıyorum çünkü büyük makaralar çok bol geliyor doğal olarak... ama bazı masurlar hatta benim makinamın orjinal masuru bile biraz bol geliyordu... bu durum dikiş dikmemi bazen zorlaştırıyordu... ipin biraz daha gergin durmasını istiyordum...

Masuru hep birinci makara demirine (adı bu mu bilmiyorum) takıyordum diğerini sadece çift iğne kullandığım zaman kullanıyordum...

Sonra aniden bu fikir geldi aklıma... masuru arkadaki demire taktım ipliği makinanın iplik yoluna göndermeden önce tam yolumun üzerindeki birinci demirin deliğinden geçirdim ama bu ipliğin gerilmesi için kesinlikle yeterli değildi tabii ki...


sonra demiri kendi etrafında yarım tur çevirdim oldu!...

İyice görebilmeniz için değişik açılardan çektim...





iplik gerilimi artık istediğim gibiydi... çevirme durumuna göre iplik gerilimini artık istediğim gibi ayarlayabilecektim.. :)

Eğer bu zaten yapılan bir şeyse lütfen bana gülmeyin ne yapayım kursa falan gitmedim böyle deneme yanılma yöntemiyle öğreniyorum işte...

İkinci fikir, masurlar ve diğer bazı malzemelerinizi düzenli tutabilmenizi sağlıyor... hem de hoş bir görüntü oluşturuyor bence...




Sert bir köpüğü kumaşla kaplayıp duvara monte ediyorsunuz... üzerine de iğneler batırıyorsunuz sadece bu kadar...

Aslında  ben bu panoyu birkaç yıl önce takılarımı düzenlemek için yapmıştım... bunun büyük olanını burada bahsettiğim gibi hala aynı amaçla yatak odamda kullanıyorum...

Evet şimdilik yarısı boş duruyor ama bir süre sonra tamamen dolar muhakkak...

Son fikir ise ilk olarak burada kullandığım yine kendi kendime bulduğum birşey... belki de aranızda bu şekilde kullanan pek çok kişi vardır... ukalalık yapmak istemem...

Bana çok pratik ve kullanışlı geliyor... her etek için ayrı astarlama yapmanıza gerek kalmıyor ki bu sayede arka arkaya hemen birkaç tane etek yapacağım, astarla uğraşmayacağım, sadece fermuar takacağım... biliyorsunuz bir süredir astar, kalıp ve fermuar fobisi oluşmuştu bende... ama artık yavaş yavaş yenmeye çalışıyorum... eee ne demişler?... fobini yenmek için "korkunun üzerine git"... önce kalıp ve fermuar fobimi halledeceğim sonra astara sıra gelir elbet...

Evet daha önce yaptığım astar çok ince, deri görünümlü bir kumaştı... bu kez kışın kullanabilmek için yumuşacık yine likralı bir kumaş kullandım kumaşım triko imiş... kumaşlardan pek anlamadığım için instagramdan sormuştum sağolsun arkadaşlar yardımcı olmaya çalıştılar buradan hepsine tekrar teşekkür etmek istiyorum... :)


Şuradaki ilk diktigim eteği kalıp olarak kullanıp biraz daha bel ve etek ucuna oyuntu verdim...



çok esnek ve rahat bir kumaş olduğu için giyerken hiç zorlanmadım beli bile cuk oturdu lastik bile koymadım... içe de kıvırmadım normal etek giydiğimde tümsek yapmasın diye... zaten hiç atmayan bir kumaş...



bu kumaşı geçenlerde buradaki dantel kalem eteğime astar olarak kullanmıştım... aslında aylardır o eteğin astarını da ayrı yapmayı düşünüyordum ama son anda hadi astarlı yapayım astar çalışması olsun diye düşündüm ne alakaysa... :)

Ben yazının başında laf kalabalığı yapmayacağım mı demiştim?... :)))

hemen kaçıyorum zira saat dörde geliyor ve uykudan ölmek üzereyim şu anda...

hoşçakalın, sevgiler hepinize! :)

11 Aralık 2014 Perşembe

Sweat-shirt kurtarmaca / Rescuing my sweat-shirt



Evet bir dikiş facia ay pardon macerasına daha hoşgeldiniz sayın seyirciler! :)))


Geçen yıl aldığım ve çok severek giydiğim sweat-shirt'üme nasıl becerdiysem çamaşır suyu bulaştırmışım... ben de onu giyilebilir hale getirmek için çamaşır suyunu iyice bir bulaştırayım da o ufak leke kamufle olsun dedim... aman demez olaydım...


Pamuklu çubuk ile puanlı efekti vermek istedim önce...


Fakat fotoda gördüğünüz üzere bazı yerlerde iki puan arasında bulaşma olmuş...

"olsun onun da kolayı var... battı balık yan gider!... şimdi de o bulaşıklığı kamufle ederim ben de..."

Şööyle bulaşık gibi görünen efektler verelim...

                

Cık!... olmadı... biraz daha...





"Amanın bu da ne!... "

resim kabiliyetimin olmadığı bir kez daha kanıtlanmış oldu... çıkan desen birşeylere benzedi ama neye benzediğini ben söylemeyeyim siz anlayın... bu sweat-shirt böyle hiç giyilmez... :(

"Ama ben bu sweat-shirt'ü çok seviyorum... kumaşı yumuşacık, rengi hoş ve ben içinde kendimi çok rahat hissediyorum..."

"Ne yapayım... ne yapayım... hah buldum!... moda ya her yere deri monte ediliyor... ben de deri cep yaparım.... ama elimdeki en sevdiğim deri görünümlü kumaşımı daha faideli şeylere harcama taraftarıyım..." diye kendi kendimle konuşuyorum içimden...

Neyse... buldum sweat-shirt'ümün kanguru cebinin büyüklüğüne uygun bir artık parça...

hadi bir engel daha...

"sökmek miii?..."

"yooo asslaaa!..."

Yine o çok yaratıcı benliğimle (tembel işi desene sen şuna!...) buldum kendime göre bir çözüm...


 Cebin kalıbını çıkardım tabii ki yine artık mulaj kağıdından... övünmek gibi olmasın ekonomide üstüme yoktur... :)

                

Kalıba göre kumaşı kestim ama sadece cep kısımlarına pay bıraktım cebin içine kıvırmak için...





O çok maharetli ellerimle adeta ameliyat yaparcasına diktim deri görünümlü kumaşı...

oldu mu?...

oldu...

anca markete falan giderken giyilecek kadar oldu...

ama çamaşır sulu halinden on kat iyidir yine de bence... :)))


7 Aralık 2014 Pazar

Kış Dönemi Serbest Dikiş Etkinliği


                 

Dikiş dünyam blogunun sahibesi  Fatma Hanım'ın düzenlediği yeni  bir etkinlik var... Zaten kış için dikilecek birkaç şeye ihtiyacım vardı.... Bir taşla iki kuş vurmuş olacağım bir aksilik çıkmazsa...Siz de katılmak isterseniz     buradan ayrıntılara ulaşabilirsiniz....

6 Aralık 2014 Cumartesi

Yılan Derisi Desenli Kumaş Çanta / Snakeskin Pattern Fabric Bag



Uzun bir zamandır çanta yapmak istiyordum fakat yapmak istediğim çanta modeli bu değildi...
birisi şu son zamanlarda çok moda olan püsküllü çantalardan...


bir diğeri ise Stella McCartney çantası... aşağıdaki çantanın siyahı... 
bu çanta modeline tek kelimeyle ba-yı-lı-yo-rum!...

püsküllüsü püskülsüzü fark etmez...



  her rengi, özellikle de yılan derilisi müthiş!...

                            
           

 belki de modası geçmiştir umurumda değil... bence çok havalı bir çanta... yapımı da kolay gibi geldi bana... bu çantadan mutlaka yapacağım... çok yakında!... :)

aslında elimde hem suni hem de şurada bahsettiğim gerçek deriler var fakat gerçek derilerimi tabii ki ilk denememde kullanmak istemedim... suni derilerse aklımdaki çantaya uygun değildi... elimdeki diğer kumaşları gözden geçirirken bu yılan derisi görünümlü kumaşı görünce "ziyan da olsa fazla üzülmem" dedim çünkü bayağı büyük bir kumaş... yine İstanbul'dan çok ucuza almıştım... sanırım sonraki icraatım (son anda yine karar değiştirmezsem) bu kumaşla düz dar bir mini etek olacak...

 çantayı en çok kullandığım çantamın ölçülerine göre kestim ama ondan birazcık daha küçük oldu...
 

bu projede ilk defa Tchibo'dan aldığım malzemelerimi kullandım... kesme matının üzerindeki çizgiler gerçekten çok işe yarıyor...


kumaşım çok ince bir kumaş olduğu için içine kapitone astar kullandım... bu aşamaları zaten herkes biliyor, aynı ölçülerde kesip ayrı ayrı diktim... astarın alt kısmını açık bıraktım... sapları için iki küçük parça kesip tersinden diktim...
 

dikiş kısmı içeride kalacak şekilde metal aparattan geçirdim...


sapları astar ile kumaşın arasına yerleştirerek hepsini birden diktim... ama unutuyordum... dikmeden önce astara cep telefonumun sığabileceği ölçülerde bir cep diktim ama çok yukarıdan dikmişim... :(

ayrıca yine astara çanta mıknatısı monte ettim...


madem şimdilik StellaMcCartney çantası yapmıyorum onu yapana kadar bari bununla idare edeyim diye düşünerek saplarını zincir olarak düşündüm... zincirin içinden yine kendi kumaşından şeritler keserek geçirdim...

bu aparat sayesinde zincirin boyunu istediğim gibi ayarlayabilirim..

ister uzun kullanırım..


istersem iki kat yaparak kısa kullanırım...



...desem de inanmayın çünkü ne yalan söyleyeyim kapitone astar kullanmama rağmen çanta bittiğinde istediğim duyguyu vermedi bana... kumaş ince olduğu için midir, yoksa deri değil de sadece kumaş olduğu için midir, neden olduğunu anlamadığım bir sebepten dolayı çantayı sevemedim...  hiç tok durmuyor, benim için yeterince havalı olmadı... belki astarı söküp daha dik durabilmesi için araya birşeyler koyar öyle kullanırım... belki de hiç uğraşmam...


amaaan zaten bu denemeydi saylanmaz... :)))

3 Aralık 2014 Çarşamba

Yarım Kalan İşler.../ Unfinished Business...

Ohhh!... Nihayet internetimiz bağlandı da fotoğrafları fotoğraf makinesiyle çekip postları adam gibi bilgisayarda hazırlayabileceğim... cep telefonuyla ikisi de zor oluyordu... öte yandan bu aralar üretken olmamamın bir sebebine daha değinmeden edemeyeceğim... ( artık herkese kilo problemlerimden gına getirdim  biliyorum ama içimi dökmeden de yapamıyorum... buraları okumak istemeyenler direkt atlayabilirler... :))) )

yeni evimize taşındıktan sonra aldığım aşırı kilolar yüzünden depresyona girdim... şimdi diyeceksiniz ki "neden depresyona giriyorsun, kilo aldığını görünce yeme kardeşim!... işte o öyle olmuyor maalesef... belki psikolojik, belki fiziksel, belki sadece iradesizlik... belki de hepsi birden bilmiyorum... hani normal bir insan bir-iki kilo aldığında hemen paniğe kapılır o kiloları vermeye çalışır, verir de... ama bende o işlemiyor işte... sonra çoook ama çok üzüleceğimi bile bile yemeye devam ediyorum sonra da kısır döngüye giriyorum... yedikçe kilo alıyor ve üzülüyorum, üzüldükçe yiyorum, kilo aldıkça enerjim azalıyor, herşeye karşı isteksizlik ve bezginlik hali başlıyor.... sonra ne oluyor bilin bakalım... savaşmak, diyet ve spor yapmak gözümde büyüyor ve yine yiyorum yiyorum yiyorum... bunu sadece yaşayan bilir... böylelikle yusyuvarlak oldum boy da yok kurtarmıyor zaten... :))) sonuç olarak ne kendimi böyle kabul edebiliyorum ne de zayıf kalabiliyorum... kilo almaya çok müsait bir bünyem var ama hayat boyu da yiyeceklerde sınırlama yapmak, düzenli sporu hayatıma katmak bir türlü başaramadığım şeyler...

oooy oy!... her post yazmaya başlarken bu kez postu kısa tutayım diyorum gene destan yazmışım... kafanızı şişiriyorum kusura bakmayın burası dikiş blogundan güzin ablacılığa döndü...

konumuza dönecek olursak yukarıda anlattığım sebepten aslında hem  kıyafet ihtiyacım, yeni şeyler dikme ve giyme hevesim var, hem de artık balıketliğinden çıkıp obez kıvamına girmek üzere olduğum için kendime hiçbir şeyi yakıştırmıyorum, o yüzden de boşveriyorum... depresyonun verdiği keyifsizlik ve isteksizlik de etkili tabii... neyse bu pazartesi yeniden diyete başladım... :) aslında tam olarak diyet de diyemeyiz zararlı ve kalorili yiyecekleri bayağı bir azalttım, onun yerine sağlıklılarını koydum diyebiliriz... biraz da hareketliliği arttırmaya çalışıyorum... bakalım ne kadar dayanabileceğim... bak gene konudan şaştım...

Az sonra paylaşacağım parçaları aslında aylar önce biçmiştim hatta bluzumun sadece kol ve yakası kalmıştı... araya taşınma işleri girince aylardır yarım kalmış olanları artık bitireyim dedim... tamamlayalı da iki hafta kadar oluyor ama bir türlü keyfim olup da fotoğraflayamadım...

Çizgili bluzumun yine her zamanki gibi başlangıçta daha farklı olmasını hayal etmiştim... yanlarının godeli olmasını istiyordum... alttaki kazağa bayılmıştım!...


buna benzer birşeyler yapmaya çalıştım ama kumaşım yetersizdi gode olmadı zaten... kilo da alınca iyice üstüme yapıştı...




kumaş likralı ve uçları hemen yuvarlanıyordu... böyle kumaşları düzgün kesip dikebilmek çok zor oluyor.... sizin bu tür kıvrılan kumaşlarla çalışırken kullandığınız bir yöntem var mı?... benimle paylaşırsanız çok sevinirim... zira o kadar çok uğraştım ki bu bluz için özellikle de birleşme yerlerinin düzgün olması için...


taşınınca sadece yaka, kol ve eteğinin kıvırma işi kalmış şekilde 6 ay bekledi... sonunda böyle birşey çıktı ortaya...

 



etek ucunda kararsızım o yüzden hala bastırmadım... ama kesip düz yapsam da kurtarmayacak bele kadar uzanıyor üçgenler... aslında bu bluzu taytların üzerine giymek için yapmak istemiştim ama şu anda üstüme iyice yapışıyor anca kloş etekle içine koyarak giyebilirim...




yakasının son dikişini yaparken iki kez söküp dikmeme rağmen makine kontrolden çıktı bir türlü düzgün bir dikiş yapamadım... tekrar söküp şurada kullandığım tekniği kullanacağım yakada dikiş izi sevmiyorum...


zaten kış da geldi o yüzden bu bluzu hala hiç kullanamadım...


gelelim diğer parçamıza... kumaşım dikişe ilk başladığım zamanlarda Bostanlı pazarından aldığım bir sürü dantelden birisi ve en sevdiklerimden... ah bir kilo versem neler neler dikmek istiyorum da likralı olmadıktan sonra kumaşı harcamak istemiyorum... yarın öbürgün kilo verirsem bu sefer o kadar uğraşıp da diktiğim kıyafetler bol gelecek... giyemeceğim... o caanım kumaşlarım da boşa gidecek... işte!... dikişte bu kadar az şeyler dikmemin bir başka sebebi size... bu sebeple fermuarlı, astarlı etekler, ceketler, kabanlar falan da dikmek istiyorum ama hem emeğime hem de kumaşlarıma acıyorum...


 

işte kumaşım bu... çok esnek bir dantel ki bu sebepten 6 ay önceki ölçülerime göre biçmeme rağmen yine de kullanabildim...

içine yine esnek (sanırım çelik örme) kalın bir kumaş kullandım... diz altı kalem etek formunda olmasını istedim bu kez... uçlarını orjinal bıraktım...  iki kumaş da çok esnek olduğu için beline lastik takmadım ama sanırım hata yaptım giyerken bollaştı... bel-kalça oranımın fazla olması sebebiyle yapılışı bu kadar basit eteklerde bile üzerime oturtmakta zorlanıyorum pens falan atıyorum ama fermuar takmak da işime gelmiyor... fakat bu etekte fermuar zorunluluğunu gerçekten hissettim...

artık fazla uzatmamayım... sonuç karşınızda...





22 Kasım 2014 Cumartesi

Tchibo Alışverişim!/ My Tchibo Shopping!



Tchibo'da dikişseverlere yönelik birçok ürün var şu sıralar... ben de uzun süredir yabancı videolarda görüp de almayı istediğim kesme ve ölçme matı ile kumaş kesme aletinin aralarında olduğunu görünce hemen sipariş verdim... bunun yanında 32 farklı renkte dikiş ipliği masurlarıyla birlikte bir set halinde satılıyordu... tek tek alacağıma her zaman elimin altında her renkten hazır bulunsun pratik olur diye düşünerek attım sepete... zaten rengarenk o kadar güzel ürünler var ki insan hepsini almak istiyor... hatta perçin pensesi falan da istiyordum ama baktım olmayacak bazı ürünleri çıkardım sepetten... o da başka sefere artık...

yalnız şunu söyleyeyim Yurtiçi Kargo İstanbul'dan bir günde gelen kargomu  300m mesafedeki evime iki günde getiremedi... neymiş efendim yetiştirememişler... hadi birinci gün yetiştiremedin anladık ikinci gün ilk iş önceki günden kalanlar teslim edilmeliydi... cumartesi günü 12'ye kadar çalışıyorlarmış... mecbur yarın pazar olduğu için pazartesiye kalmasın diye gittim kendim aldım... zaten iki gündür evde bu yüzden esir kaldım ha geldi ha gelecek diye... bir de pazartesim zehir olmasın... neyse uzatmayayım gerekli yerlere şikayetimi yapacağım... her tüketici mutlaka şikayetini dile getirsin ki belki firmalar eksik ve yanlışlarını düzeltirler bi ihtimal...

Ha ayrıca 05 Kasım-31 Aralık arasında 100 tl ve üzeri alışveriş yapanlara yılbaşı çekilişine katılma hakkı veriliyormuş bunu da ürünlerim elime geçtikten sonra öğrendim...

Çekiliş demişken ilginç birşey daha paylaşmak istiyorum... tam da bu aralar bazı konularda şanssız olduğumu düşünüyordum ki temmuzda salon dekorasyonunu yaparken aldığım halının çekiliş sonuçlarına göre bana çamaşır makinesi çıkmış!... aslında düşüncelerin olayları çektiğine inanırdım hep hatta sevgili lilibebek Suzy'nin bununla ilgili bir yazısını okumuştum birkaç gün önce ama bu kez öyle olmadı... acaba yanlış mı düşünüyoruz bilmem ki...

Ürünlerimize dönecek olursak Tchibo'dan ilk defa alışveriş yaptım... açıkçası bıçağın yeterince keskin olacağından, kesme matının yeterince sağlam ve çizilmez olacağından pek emin değildim... bu yüzden ikisini hemen sizin için çeşitli kumaşlarla test etmek istedim...


Önce iki kat penye üzerinde oval kesmeye çalıştım... keserken tedirgindim bu yüzden fazla bastırmadığım için ikinci katın bazı yerlerini iyi kesmedi... birkaç kez üzerinden geçtim...

mat üzerinde kumaşın renginde çizgiler oluştu... fakat elimle silince yok oldu... çizildiğini sanmıştım ama hiçbir iz kalmadı...



İki foto arasındaki renk farkı birinde flaşın çalışmasından diğerinde çalışmamasından kaynaklanıyor...

sonra daha kalın olan cumhuriyet bayramı etkinliği için diktiğim eteğin kumaşı üzerinde dört kat olarak denedim... sonuç gayet başarılıydı...



son olarak yatak başlığı yapımında kullandığım beyaz vinleks ve ondan daha kalın siyah bir suni deri üzerinde denedim... mata zarar verme konusundaki tedirginliğim de gidince kumaşlardan çok daha rahat kestim...



zaten ürünleri alma sebebim de aslında buydu... çok yakında püsküllü bir çanta yapmayı planlıyorum... püskülleri hazırlamada bu ürünlerle çok rahat edeceğim kesinleşti...

Siz de tchibonun dikişle ilgili diğer ürünlerini incelemek isterseniz buradan bakabilirsiniz...

bu arada aylardır biçilmiş halde bekleyen bazı parçalarım vardı onları da diktim ama fotoğraflarını çekmem gerekiyor... yakında tekrar görüşmek üzere!... :)

11 Kasım 2014 Salı

Hande Erdede'den müthiş hediyeler!...




Dikiş kardeşimiz sevgili Hande Erdede blogunun 1. yıldönümü şerefine ( kendi deyimiyle 1,5 uncu...) müthiş hediyelerle dolu bir çekiliş düzenlemiş... Sevgili Hande diğer çekilişlerin aksine sadece dikişçileri değil her okuru düşünerek çok farklı hediyeler hazırlamış... yani üç farklı hediye türünden istediğinizi seçebiliyorsunuz... Hande'ye bu güzel hediyeler için kazanan adına şimdiden teşekkür ediyor buradan nice yıldönümleri diliyorum... :)