Bir Çömez Terzinin Maceraları.../ The Adventures Of A Rookie Tailor... By Seda Erdoğan
Dikiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dikiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Şubat 2015 Salı
Burda Dergileri - Geçmiş Sayılar
Çok mutluyum çok!... Elimde olmayan son dönem Burda Dergisi sayılarının bazılarına sahip oldum...
Nasıl derseniz?...
okurhizmetleri@doganburda.com adresine mail atarak ya da 0 212 410 35 55 nolu telefonu arayarak bizzat Burda Dergisi'nden talepte bulunabilirsiniz...
Ödemeyi banka hesabına havale ya da telefonla kredi kartı bilgilerinizi vererek yapabilirsiniz...
Ben ödemeyi yaptıktan sonra elime ulaşması 24 saat bile sürmedi inanamadım çok hızlı geldi... üstelik kargo da ücretsiz...
Aslında 2012 yılının bazı sayıları da dahil olmak üzere tam 16 adet dergi istemiştim fakat istediklerimden sadece 5'i ellerinde kalmış... napalım sağlık olsun!... neyse ki en çok istediğim sayılara ulaşabildim... elimde son bir yılın kalıpları vardı sadece.... çok iyi oldu... eski kitapçılardan sonra daha eski sayılardan da bulurum belki...
Şimdi yarına kadar bir bluz yetiştirmem gerekiyor...
Hepinize bol dikişli günler!
14 Şubat 2015 Cumartesi
Şok Şok Şok!... İzmir'li Dikişseverler Buluşması ve Yeni Parça Kumaşçılar! :)))
Nasıl?... Birazcık olsun dikkatinizi çekebildim mi?... :)))
Şaka bir yana şu instagrama dadandığımdan beri buraları bayağı ihmal etmeye başladım... Eskiden hergün bloguma girip kaç kişi ziyaret etmiş, kitle nedir diye kontrol ederdim... uzun süredir ona da bakmaz oldum ve az önce blogumun günlük ziyaretçi sayısına bakınca bayağı düşmüş olduğunu farkettim...
Aslında elimde yayın yapmak için yeterli malzeme de var... şubat tatilinde boş durmadım... ilk hafta gelenim gidenim çok oldu hiç vakit bulamadım fakat tatilin sonlarına doğru atağa kalktım... kendime bir panço, bir de hırka diktim... fotoğraflarını da çektim ama sadece yazısını hazırlamam gerekiyor... instagramda paylaşınca sanki blogumda da paylaşmışım gibi bir hisse kapılıyorum... aslında bir çeşit tatmin duygusu bu... işte sanırım bu sebeple buraları biraz ihmal eder oldum...
Birkaç da yarım kalan projem var onları da tamamlayınca yayınlayacağım...
Fakat hepsinden önce sıcağı sıcağına bir haber vermek istiyorum sizlere... uzun süredir benim gibi dikişi seven İzmirli arkadaşlar bulup onlarla tanışmak, dikiş konusunda bilgi ve deneyimlerimizi paylaşmak, muhabbet etmek için yanıp tutuşuyordum...
Vee instagram sayesinde tanıştığım dikişsever arkadaşlarımla ( ki ben ona "dikiş kardeşliği" diyorum) nihayet bugün büyük buluşmayı gerçekleştirdik...
Çoluk çocuk hep birlikte harika bir gün geçirdik... Ellerimizde bayraklar 23 Nisan çocukları gibi şendik! :)))
Aslında gelen arkadaşlardan Nilgün haricinde diğerleri Özlem,Tuğba ve Yasemin ile bir süre önce tanışmıştım... onlara şu büyük kumaş cennetinin yerini göstermek için buluşmuştuk... planlı olmayan ani bir buluşmaydı... uzun uzadıya muhabbet etme şansımız olmamıştı... sadece "kumaşçı turu" şeklinde gerçekleşmişti... ben onları kumaşçıya götürdükten sonra Özlem de bizi bildiği diğer kumaşçılara götürmüştü...
Fotoğrafta havuzdan yeni çıkmış çocuklar gibi görünüyoruz değil mi? :)))
İzmir'de parça kumaşçı yok diye yakınıp duruyordum ya meğer bir sürü varmış da ben bilmiyormuşum... hele bugün yine sevgili Özlem'in bizi götürdüğü yerde dantel yakalar, iplikler, çok güzel hazır deri biyeler, fermuarlar, düğmeler aradığım ve hemen hemen ihtiyacım olan herşey vardı... genelde kilo hesabı olduğu için fiyatlar bana uygun geldi... nerede diye sorarsanız aşağıdaki harita belki size yardımcı olabilir...

Otogarın hemen karşısındaki benzinliğin yanından girince sağdaki ikinci sokak...
Ama aslında Çankaya'da merkezi varmış... birçok kişi için daha ulaşılabilir bir yer olması açısından onu da paylaşıyorum...
Kumaşçılar ise çok dağınık bir şekilde yer alıyor... bölge olarak Yeşilova civarında diyebilirim... haritadaki bölge içerisinde pek çok parça kumaşçı var... çok ayrıntılı bir tarif olmadığının farkındayım ama elimden ancak bu kadarı geliyor...
Aslında bugünkü buluşmanın daha kalabalık olmasını umuyorduk ama bazı arkadaşlarımız özel nedenlerden dolayı aramızda olamadılar...
Havalar ısınınca bir buluşma daha yapmayı planlıyoruz... umarım bu kez gelmek isteyip de katılamayan arkadaşlarımız da aramızda olur...
Bu arada sevgili Tuğba bize güzel bir sürpriz hazırlamış... hepimiz çok mutlu olduk... :)
İyi ki internet var... iyi ki sosyal paylaşım siteleri var ki böyle güzel arkadaşlıklar kurabiliyoruz...
Bugün sevgililer günü... Hepinize bol dikişli, sevgi dolu günler diliyorum!... :)
Şaka bir yana şu instagrama dadandığımdan beri buraları bayağı ihmal etmeye başladım... Eskiden hergün bloguma girip kaç kişi ziyaret etmiş, kitle nedir diye kontrol ederdim... uzun süredir ona da bakmaz oldum ve az önce blogumun günlük ziyaretçi sayısına bakınca bayağı düşmüş olduğunu farkettim...
Aslında elimde yayın yapmak için yeterli malzeme de var... şubat tatilinde boş durmadım... ilk hafta gelenim gidenim çok oldu hiç vakit bulamadım fakat tatilin sonlarına doğru atağa kalktım... kendime bir panço, bir de hırka diktim... fotoğraflarını da çektim ama sadece yazısını hazırlamam gerekiyor... instagramda paylaşınca sanki blogumda da paylaşmışım gibi bir hisse kapılıyorum... aslında bir çeşit tatmin duygusu bu... işte sanırım bu sebeple buraları biraz ihmal eder oldum...
Birkaç da yarım kalan projem var onları da tamamlayınca yayınlayacağım...
Fakat hepsinden önce sıcağı sıcağına bir haber vermek istiyorum sizlere... uzun süredir benim gibi dikişi seven İzmirli arkadaşlar bulup onlarla tanışmak, dikiş konusunda bilgi ve deneyimlerimizi paylaşmak, muhabbet etmek için yanıp tutuşuyordum...
Vee instagram sayesinde tanıştığım dikişsever arkadaşlarımla ( ki ben ona "dikiş kardeşliği" diyorum) nihayet bugün büyük buluşmayı gerçekleştirdik...
Çoluk çocuk hep birlikte harika bir gün geçirdik... Ellerimizde bayraklar 23 Nisan çocukları gibi şendik! :)))
Aslında gelen arkadaşlardan Nilgün haricinde diğerleri Özlem,Tuğba ve Yasemin ile bir süre önce tanışmıştım... onlara şu büyük kumaş cennetinin yerini göstermek için buluşmuştuk... planlı olmayan ani bir buluşmaydı... uzun uzadıya muhabbet etme şansımız olmamıştı... sadece "kumaşçı turu" şeklinde gerçekleşmişti... ben onları kumaşçıya götürdükten sonra Özlem de bizi bildiği diğer kumaşçılara götürmüştü...
İzmir'de parça kumaşçı yok diye yakınıp duruyordum ya meğer bir sürü varmış da ben bilmiyormuşum... hele bugün yine sevgili Özlem'in bizi götürdüğü yerde dantel yakalar, iplikler, çok güzel hazır deri biyeler, fermuarlar, düğmeler aradığım ve hemen hemen ihtiyacım olan herşey vardı... genelde kilo hesabı olduğu için fiyatlar bana uygun geldi... nerede diye sorarsanız aşağıdaki harita belki size yardımcı olabilir...

Otogarın hemen karşısındaki benzinliğin yanından girince sağdaki ikinci sokak...
Ama aslında Çankaya'da merkezi varmış... birçok kişi için daha ulaşılabilir bir yer olması açısından onu da paylaşıyorum...
Kumaşçılar ise çok dağınık bir şekilde yer alıyor... bölge olarak Yeşilova civarında diyebilirim... haritadaki bölge içerisinde pek çok parça kumaşçı var... çok ayrıntılı bir tarif olmadığının farkındayım ama elimden ancak bu kadarı geliyor...
Aslında bugünkü buluşmanın daha kalabalık olmasını umuyorduk ama bazı arkadaşlarımız özel nedenlerden dolayı aramızda olamadılar...
Havalar ısınınca bir buluşma daha yapmayı planlıyoruz... umarım bu kez gelmek isteyip de katılamayan arkadaşlarımız da aramızda olur...
Bu arada sevgili Tuğba bize güzel bir sürpriz hazırlamış... hepimiz çok mutlu olduk... :)
İyi ki internet var... iyi ki sosyal paylaşım siteleri var ki böyle güzel arkadaşlıklar kurabiliyoruz...
Bugün sevgililer günü... Hepinize bol dikişli, sevgi dolu günler diliyorum!... :)
20 Ocak 2015 Salı
Bu Sefer Sadece Kombin / Just Some Combine This Time
Merhabalar herkese!... uzun süredir sesim soluğum çıkmıyor gibi gelebilir ama beni instagramdan takip edenler biliyor... yavaş da olsa artık sürekli birşeyler dikiyorum... instagram paylaşımları çok daha kolay yapılabildiğinden diktiğimi hemen oradan paylaşmak aslında beni yeterince tatmin ediyor... fakat blogumu da ihmal etmemem gerektiğinin farkındayım...
yalnız tabii bloga yayın hazırlamak için ayrıntılı, net çekilmiş ve göze hitap eden fotoğraflar çekmek gerekiyor... fakat benim ne böyle bir ortamım, ne de zamanım oluyor... yani kendi üstümde fotoğraflayabilmek için... ayrıca "azıcık" çok fazla kilo aldığım için ( hani artık kilolarından bahsetmeyeceğine kendi kendine söz vermiştin Sedaa?!!!... ) eee şeyyy!... ne diyordum?... evet zamanım ve uygun ortamım yok falan filan heh heh hee!... neyse...
o yüzden ben bugün sizler için son diktiğim üç etek ve iki triko kazağımı sevgili mankenim Fatoş'un yardımıyla sunacağım efendim...
önceki yayınlarımda artık birbirine çok yakıştırdığım kumaşlarımı kombin olarak dikeceğimden bahsetmiştim sanırım... işte burada...
öncelikle daha önce burada kullandığım kumaşımdan artan bölümle ilk defa Burda dergisinden kalıp çıkararak gizli fermuarlı bir kalem etek yaptım... bu çalışmamda hem ilk defa fermuar "hem de en gizlisinden...", hem de kendi uydurmam olmayan bel bandı yaptım...
gizli fermuar ilk iş için hiç de fena sayılmaz değil mi? ama bel bandındaki o yamukluk bel bandının nasıl yapılacağını keşfedene kadar yanlış diktiğim yerlerden kesmek zorunda kalmam sebebiyle oluştu... orayı iki adet çıt çıt ile tamamladım...
kombini olan yarasa kollu trikoyu ise pratikten kalıpsız olarak kestim yine... ben neden hep zor kumaşlar seçiyorum acaba?... bu triko da yine İstanbul'dan aldıklarımdan uçları yırtık pırtık oldukça esnek bir triko... o yüzden dikerken ve keserken beni oldukça zorladı... dokunduğum anda acayip derecede esniyor... o yüzden çok da temiz bir çalışma olmadı ama yine de kumaşın hatırına sevdim... kötü de olsa iyi de olsa ben diktim zaten... hepsi benim çocuklarım gibi oldu artık! :)))
bileklerini dikerken alt ipine lastik ip kullandım, yakasına da tela bant... tela bant esnek kumaşlarda gerçekten çok kullanışlıymış daha önce neden kullanmadım ki...
ayrıca bu kazağın önemli de bir özelliği var... ister kayık yaka olarak kullanabiliyorsunuz...

isterseniz de boğazlı kazak olarak... :))) tasarım bana ait... çok fonksiyonlu kullanışlı şeylere bayıldığımı söylemiş miydim?... bu kazağın boyun kısmını normal atkı-boyunluk gibi de kullanabilirsiniz başka kıyafetlerle...

bu arada üstteki eteği bitirmeden aradan bir kazak ve bir etek daha çıkardım... kazağı Creazion 2013/4 sayısından aşağıdaki modelin kalıbıyla yaptım... aslında kalıp bir gömlek kalıbı ama bulabildiğim benim aklımdaki modele en yakın model buydu... kalıbın üzerindeki noktalı yerlerden de anlaşılacağı üzere ön tarafını kısa arkasını uzun yaptım... Creazion dergisinin modellerini aslında çok beğeniyorum fakat kalıbı çıkarırken en az iki beden küçük çıkartmanız gerektiğini unutmayın...ben öyle yapmama rağmen en son yine daraltmak zorunda kaldım...
sevgiler!
yalnız tabii bloga yayın hazırlamak için ayrıntılı, net çekilmiş ve göze hitap eden fotoğraflar çekmek gerekiyor... fakat benim ne böyle bir ortamım, ne de zamanım oluyor... yani kendi üstümde fotoğraflayabilmek için... ayrıca "azıcık" çok fazla kilo aldığım için ( hani artık kilolarından bahsetmeyeceğine kendi kendine söz vermiştin Sedaa?!!!... ) eee şeyyy!... ne diyordum?... evet zamanım ve uygun ortamım yok falan filan heh heh hee!... neyse...
o yüzden ben bugün sizler için son diktiğim üç etek ve iki triko kazağımı sevgili mankenim Fatoş'un yardımıyla sunacağım efendim...
önceki yayınlarımda artık birbirine çok yakıştırdığım kumaşlarımı kombin olarak dikeceğimden bahsetmiştim sanırım... işte burada...
öncelikle daha önce burada kullandığım kumaşımdan artan bölümle ilk defa Burda dergisinden kalıp çıkararak gizli fermuarlı bir kalem etek yaptım... bu çalışmamda hem ilk defa fermuar "hem de en gizlisinden...", hem de kendi uydurmam olmayan bel bandı yaptım...
gizli fermuar ilk iş için hiç de fena sayılmaz değil mi? ama bel bandındaki o yamukluk bel bandının nasıl yapılacağını keşfedene kadar yanlış diktiğim yerlerden kesmek zorunda kalmam sebebiyle oluştu... orayı iki adet çıt çıt ile tamamladım...
kombini olan yarasa kollu trikoyu ise pratikten kalıpsız olarak kestim yine... ben neden hep zor kumaşlar seçiyorum acaba?... bu triko da yine İstanbul'dan aldıklarımdan uçları yırtık pırtık oldukça esnek bir triko... o yüzden dikerken ve keserken beni oldukça zorladı... dokunduğum anda acayip derecede esniyor... o yüzden çok da temiz bir çalışma olmadı ama yine de kumaşın hatırına sevdim... kötü de olsa iyi de olsa ben diktim zaten... hepsi benim çocuklarım gibi oldu artık! :)))
bileklerini dikerken alt ipine lastik ip kullandım, yakasına da tela bant... tela bant esnek kumaşlarda gerçekten çok kullanışlıymış daha önce neden kullanmadım ki...
ayrıca bu kazağın önemli de bir özelliği var... ister kayık yaka olarak kullanabiliyorsunuz...
isterseniz de boğazlı kazak olarak... :))) tasarım bana ait... çok fonksiyonlu kullanışlı şeylere bayıldığımı söylemiş miydim?... bu kazağın boyun kısmını normal atkı-boyunluk gibi de kullanabilirsiniz başka kıyafetlerle...
ayrıca belini de lastikli yaptım eteğin içine sokuyormuş havası vermek için...
bu arada üstteki eteği bitirmeden aradan bir kazak ve bir etek daha çıkardım... kazağı Creazion 2013/4 sayısından aşağıdaki modelin kalıbıyla yaptım... aslında kalıp bir gömlek kalıbı ama bulabildiğim benim aklımdaki modele en yakın model buydu... kalıbın üzerindeki noktalı yerlerden de anlaşılacağı üzere ön tarafını kısa arkasını uzun yaptım... Creazion dergisinin modellerini aslında çok beğeniyorum fakat kalıbı çıkarırken en az iki beden küçük çıkartmanız gerektiğini unutmayın...ben öyle yapmama rağmen en son yine daraltmak zorunda kaldım...
tabii pek çok değişiklik yaptığımdan benim diktiğimin bu kalıpla pek alakası yok gibi görünüyor... :)
eteği tanıyorsunuz... pratik dikim scuba eteğim..
kazağın etek ucunu aşağıdaki şekilde kestim...
kalıbın ne kadar bol olduğunu görüyorsunuz üstelik kendi bedenimden iki beden küçük kesilmiş... o yüzden yanlardan tekrar daralttım...
kollarını ise duble kol yapmak için kesip tersi yüzüne bakacak şekilde diktim...
katlayınca düz tarafı görünüyor...
elde birkaç yerinden minik minik tutturdum...
evet son olarak da şu yeni keşfettiğim saklı kumaş cennetinden sırf yılan derisi moda diye aldığım bir kumaştan beli lastikli etek yaptım... onu da bu şekilde siyahlarla giyiyorum...
sevgiler!
13 Aralık 2014 Cumartesi
Birkaç iyi fikir!../ Some good ideas!...
Merhabalar!... bugün size fazla laf kalabalığı yapmadan birkaç kullanışlı bulduğum fikirden bahsetmek istiyorum... belki sizin de böyle kendi kendinize bulduğunuz pratik fikirler vardır ya da bahsedeceğim şeyleri zaten uyguluyorsunuzdur kimbilir?... maksat bilenler bilmeyenlere anlatsın herkes faydalansın...
Yaşasın dikiş kardeşliği!... :)
İlk olarak bunu ben kendi kendime buldum ama belki de bazılarımız (usta olanlar) o şekilde kullanıyordur zaten... belki de o delik zaten onun için vardır bilemiyorum... ( son cümlenin biraz esrarengiz ve tuhaf olduğunun farkındayım... :)) O halde hemen okumaya devam edin... )
Öncelikle çömez olduğum için lütfen beni bilgilendirin... şöyle ki ben dikiş dikerken üst iplik için de masur kullanıyorum çünkü büyük makaralar çok bol geliyor doğal olarak... ama bazı masurlar hatta benim makinamın orjinal masuru bile biraz bol geliyordu... bu durum dikiş dikmemi bazen zorlaştırıyordu... ipin biraz daha gergin durmasını istiyordum...
Masuru hep birinci makara demirine (adı bu mu bilmiyorum) takıyordum diğerini sadece çift iğne kullandığım zaman kullanıyordum...
Sonra aniden bu fikir geldi aklıma... masuru arkadaki demire taktım ipliği makinanın iplik yoluna göndermeden önce tam yolumun üzerindeki birinci demirin deliğinden geçirdim ama bu ipliğin gerilmesi için kesinlikle yeterli değildi tabii ki...
sonra demiri kendi etrafında yarım tur çevirdim oldu!...
İyice görebilmeniz için değişik açılardan çektim...
iplik gerilimi artık istediğim gibiydi... çevirme durumuna göre iplik gerilimini artık istediğim gibi ayarlayabilecektim.. :)
Eğer bu zaten yapılan bir şeyse lütfen bana gülmeyin ne yapayım kursa falan gitmedim böyle deneme yanılma yöntemiyle öğreniyorum işte...
İkinci fikir, masurlar ve diğer bazı malzemelerinizi düzenli tutabilmenizi sağlıyor... hem de hoş bir görüntü oluşturuyor bence...
Sert bir köpüğü kumaşla kaplayıp duvara monte ediyorsunuz... üzerine de iğneler batırıyorsunuz sadece bu kadar...
Aslında ben bu panoyu birkaç yıl önce takılarımı düzenlemek için yapmıştım... bunun büyük olanını burada bahsettiğim gibi hala aynı amaçla yatak odamda kullanıyorum...
Evet şimdilik yarısı boş duruyor ama bir süre sonra tamamen dolar muhakkak...
Son fikir ise ilk olarak burada kullandığım yine kendi kendime bulduğum birşey... belki de aranızda bu şekilde kullanan pek çok kişi vardır... ukalalık yapmak istemem...
Bana çok pratik ve kullanışlı geliyor... her etek için ayrı astarlama yapmanıza gerek kalmıyor ki bu sayede arka arkaya hemen birkaç tane etek yapacağım, astarla uğraşmayacağım, sadece fermuar takacağım... biliyorsunuz bir süredir astar, kalıp ve fermuar fobisi oluşmuştu bende... ama artık yavaş yavaş yenmeye çalışıyorum... eee ne demişler?... fobini yenmek için "korkunun üzerine git"... önce kalıp ve fermuar fobimi halledeceğim sonra astara sıra gelir elbet...
Evet daha önce yaptığım astar çok ince, deri görünümlü bir kumaştı... bu kez kışın kullanabilmek için yumuşacık yine likralı bir kumaş kullandım kumaşım triko imiş... kumaşlardan pek anlamadığım için instagramdan sormuştum sağolsun arkadaşlar yardımcı olmaya çalıştılar buradan hepsine tekrar teşekkür etmek istiyorum... :)
Şuradaki ilk diktigim eteği kalıp olarak kullanıp biraz daha bel ve etek ucuna oyuntu verdim...
çok esnek ve rahat bir kumaş olduğu için giyerken hiç zorlanmadım beli bile cuk oturdu lastik bile koymadım... içe de kıvırmadım normal etek giydiğimde tümsek yapmasın diye... zaten hiç atmayan bir kumaş...
bu kumaşı geçenlerde buradaki dantel kalem eteğime astar olarak kullanmıştım... aslında aylardır o eteğin astarını da ayrı yapmayı düşünüyordum ama son anda hadi astarlı yapayım astar çalışması olsun diye düşündüm ne alakaysa... :)
Ben yazının başında laf kalabalığı yapmayacağım mı demiştim?... :)))
hemen kaçıyorum zira saat dörde geliyor ve uykudan ölmek üzereyim şu anda...
hoşçakalın, sevgiler hepinize! :)
Etiketler:
Dikiş
,
etek
,
Ev dekorasyonu
,
hobi odam
,
iyi fikirler
,
triko
15 Ekim 2014 Çarşamba
Yeni overlok makinem ve yeni ütüm/ My new overlock machine and my iron
Geçenlerde A101'den fiyatını uygun bulup aldığım overlok makinemi bir kenara koymuş hiç ellememiştim... hoş, dikiş makineme de pek yanaşamıyorum ya hala o da ayrı mesele... eve yerleştim ama gelgelelim bir türlü düzenimi oturtup da dikişe başlayamadım... dikmek istediğim o kadar çok şey var ki sormayın... kilolar da aldı başını gidiyor zaten... aşırı derecede her türden alt kıyafete (etek, pantolon) acil ihtiyacım var...
neyse kilo problemlerimle bu kez kafanızı fazla şişirmeyeceğim... ama yine bahsetmeden de edemedim off!...
Overlok makinesinden bahsediyordum...
kendisinden biraz ürküyordum açıkçası... o ipliklerin yerleştirilişi, ayarları, dikmesi falan... meğer o kadar da korkulacak birşey yokmuş... aslında iplikler hazır takılı gelmişti ama ilk dikiş denememde iplikler atıverdi... bu bahaneyle ipliklerin nasıl yerleştirileceğini de öğrenmiş oldum... ortalama 1 saat içinde düzgün dikişler elde etmeye başladım bakın...
Şimdi sıra fermuar ve astar korkumu yenmekte...
Bir diğer konu ütü meselesi... iki gün önce dikisdersi.com sitesinin sahibesi sevgili Çiğdem hanım en memnun olduğu ütü ile ilgili bir post yayınlamıştı...
benim için çok yönlendirici oldu bu post ve 16 yıldır aynı ütüyü kullanıp sürekli "acaba kötü mü ütülüyor, yeni ütü mü alsam, ama şimdi ona verecek param yok" diye düşünürken fiyatının da gayet makul olduğunu görüp Çiğdem hanıma olan sonsuz güvenimle hemen siparişini verdim... iyi ki de almışım... meğer ben yıllardır ütü yapıyorum diye kumaşlarla boğuşuyormuşum ya... buradan kendisine bir kez daha teşekkürü bir borç biliyorum...
sevgiler!
neyse kilo problemlerimle bu kez kafanızı fazla şişirmeyeceğim... ama yine bahsetmeden de edemedim off!...
Overlok makinesinden bahsediyordum...
kendisinden biraz ürküyordum açıkçası... o ipliklerin yerleştirilişi, ayarları, dikmesi falan... meğer o kadar da korkulacak birşey yokmuş... aslında iplikler hazır takılı gelmişti ama ilk dikiş denememde iplikler atıverdi... bu bahaneyle ipliklerin nasıl yerleştirileceğini de öğrenmiş oldum... ortalama 1 saat içinde düzgün dikişler elde etmeye başladım bakın...
Şimdi sıra fermuar ve astar korkumu yenmekte...
Bir diğer konu ütü meselesi... iki gün önce dikisdersi.com sitesinin sahibesi sevgili Çiğdem hanım en memnun olduğu ütü ile ilgili bir post yayınlamıştı...
benim için çok yönlendirici oldu bu post ve 16 yıldır aynı ütüyü kullanıp sürekli "acaba kötü mü ütülüyor, yeni ütü mü alsam, ama şimdi ona verecek param yok" diye düşünürken fiyatının da gayet makul olduğunu görüp Çiğdem hanıma olan sonsuz güvenimle hemen siparişini verdim... iyi ki de almışım... meğer ben yıllardır ütü yapıyorum diye kumaşlarla boğuşuyormuşum ya... buradan kendisine bir kez daha teşekkürü bir borç biliyorum...
sevgiler!
12 Şubat 2014 Çarşamba
İcraatın içinden.../ My First Job...
Eveeet! Yaptığım birkaç tadilattan sonra işte ilk gerçek icraatlarım...
İlk olarak bir tane beli lastikli mini etek yaptım...
Eteğin ucunu yapışkan tela bant ile bastırdım...
Beline zik zak geçtim... Herhangi bir sorun çıkmadı...
İkinci olarak deri kollu salaş bir bluz yapmak istedim... Ama kullandığım kumaş çok esneyen ince polar türü birşey... Tam olarak ne olduğunu bilmiyorum... Kumaş konusunda çok ama çok bilgisizdim 1,5 ay öncesine kadar.... Bayağı birşeyler öğrendim fakat hala bilmediğim çok şey var tabii... Neyse, kumaş parça kumaş olduğu için kısa geldi ve salaş yaparsam kilolu göstereceğine kanaat getirdim ve biraz bel oyuntusu yaptım... Peplumumsu birşey oldu...
Kollarda hiç problem yaşamadım fakat gel gelelim yakaya deriden biye tapmak isteyince olan oldu... Çok ince bir biye yaptım ve dikerken biraz zorlandım tabii... Bir de kumaş çok esnek olduğu için yakanın ağzı yüzü kaydı.... Dalga dalga oldu... Ben de bu durumu düzeltebilmek için öncelikle makinamın esnek dikişlerinden birini kullanarak düz dikişin üzerinden tekrar geçtim... Değişik bir yaka oldu... Kayık yaka olmasını istemiştim... Yaka esneye esneye omuzlara kadar geldi... Çok açıldı... Ben de artan derilerden şu şekilde parçalar diktim...
Yani ilk bluzumun dizaynı da tamamen bana ait olmuş oldu... Zaten dikiş dikmenin bir güzel yanı da hiçkimsede olmayan modelleri giyebilme imkanı olması... Oldum olası yaratıcığı geliştiren şeyleri hep sevmişimdir zaten...Fakat omuza denk gelen parçayı gergin oturtabilmek için oldukça zorlandığımı itiraf etmeliyim...
Ha bu arada fotoda görünen kolyeyi de ben yaptım... O da dün arada öyle çıkıverdi işte... Asimetrik şeyler çok hoşuma gidiyor... Bu kolye de çok hoşuma gitti... Bluzle çok uyumlu olduğunu düşünüyorum... Bluzun altındaki de masa örtüsü... Ona benzer başka kumaşlarım da var... O kumaşları astarlı fermuarlı etek denemesi için feda etmeyi düşünüyorum... Daha İstanbul'a gitme planımız yokken Bostanlı pazarından almıştım parça kumaş bulamayınca...
Neyse bluze dönelim... Arada bir de kamuflaj kumaşından tayt ve eşimin gömlekleri ( bunu başka bir postta paylaşacağım ) de girince bluzum henüz bitmedi... Bitmiş halini ayrıca paylaşırım...
İşte kamuflaj taytım da bu... Ben bunu tepe tepe kullanacağım... Öyle hissediyorum... Taytı da önce çok sıkı olmasını istemediğim için dar bir pantolonuma göre biçtim... Payını da fazla fazla bıraktım korkudan... Acemiyim ya n'olur n'olmaz diye... Bayağı asker pantolonu gibi birşey oldu... Ama o hali hoşuma gitmedi... Diz kenarlarında potluklar falan oldu... Daralta daralta sonunda üzerime tam oturacak hale getirdim... Ama ben bu taytı öyle çok giyerim ki... Çok hoşuma gitti...
Bir dikdörtgen kumaş parçasından bir kıyafet oluşturmak ne güzel birşeymiş... Bunları yapıp üzerime
giyince ne kadar mutlu oldum anlatamam...
Ben bu dikiş işini diktikçe daha çok seveceğim sanırım...
6 Şubat 2014 Perşembe
Malzemelerim hazır başlıyorum gari! :) / My Stuff Is Ready I'm Getting Started Now!...
Eveeet!... Bütün malzemelerimi tamamladım ve artık hazırım... Şimdiye kadar ufak tefek tadilat işlerimi yaptım... Sıfırdan sadece yeğenimin 2,5 yaşındaki kızına tayt diktim, o da kayınvalidemin yardımıyla...
Bakın nasıl da hoşuna gitti!... :)
Neyse şaka bir yana henüz kendime hiçbirşey dikmedim... Okullar açılmadan en azından bir tane beli lastikli likralı kolay bir etek dikmeyi düşünüyorum... Bir de kamuflaj tayt...
Bu arada size şimdiye kadar aldığım malzemelerden bahsetmek istiyorum... Daha hiçbirşey dikmedim ama en azından 5 yıllık kumaş aldım... Evet kumaş alma hastalığına ben de tutuldum sanırım... :( Ama sebebi var... Geçen hafta İstanbul'a gitme şansım oldu bir daha da ne zaman giderim kimbilir... Orası tam bir parça kumaş cenneti... Bizim, İzmir'de o çeşitlilikte ve o fiyatlarda kumaş bulma imkanımız kesinlikle yok... O yüzden hazır gitmişken evi kumaşla doldurayım dedim... :) (eşimin beni evden atmamasına şükretmeliyim zira evim çok küçük ama ben onlara yine de bir şekilde yer açarım )
Başka malzemeler de aldım tabii... Bakın neler aldım neler...
İstanbul'a sadece bu küçücük çanta ile gittim.
Fakat dönüşüm muhteşem oldu! :) Ümraniye kumaşçılar çarşısı, Fatih çarşamba pazarı, Kadıköy cuma pazarı... hepsini dolaştım... Kadıköy pazarına salı günü de gittim...
İstanbul çok ucuz çoook! Örneğin kalın lastiklerin metresi Kemeraltı'nda 3,5-4 tl iken cuma pazarından 1-1,5 m lastikler 1 tl ydi. Bobinleri 2-2,5 tl ye aldım, İzmir'de ne kadar olduğunu bilmiyorum ama normal drima ipliklerin 1,5 tl olduğu düşünülecek olursa yine de çok ucuz... Fermuarların en küçüğü burada 35 kuruştan başlıyor... Cuma pazarında küçük büyük demeden 5 adedi 1 tl ydi... Tela bantlar da 1 tl...
Bu takı malzemelerini Kemeraltı'ndan almıştım gitmeden önce... Eminönü'nde zımbaları sordum hemen hemen aynı fiyatlardaydı...
Bu da benim prova mankenim... Adına henüz tam olarak karar vermedim... Fatoş olabilir... Siz ne dersiniz? Bunu da zorlu bir pazarlık sonrasında 2,5 tl indirterek 42,5 tl ye aldım... :)
Bunlar soğuk silikon... Soldaki küçük olan 100 ml... Kemeraltı'ndan 7 tl ye almıştım... Büyük olan ise 250 ml ve Eminönü'nden aldım... Bilin bakalım kaça?... 6 tl ye!!!!... :(
Bu güzellikleri de cuma pazarından aldım... 3 tanesi 1 tl...
Bu şahane şeyin fiyatını tam hatırlamıyorum... Deri detaylı... Ya 3 ya da 5 tl ydi...
Bu saklama kaplarını da internetten almıştım normalde yiyecek koymak için tabii... Ama kalitesine güvenemediğim için bu şekilde kullanıyorum... İyi oldu, bu aralar pembe ve morun her tonuna hastayım zaten... Blogumun renklerinden de belli oluyordur... :)
Bu iğnedanlıkları ben yaptım soldaki elyaflı sağdakini sevgili Antigone'un sayfasında görmüştüm... Bulaşık teli var içinde... İğneler körelmesin diye...
İşte bir bomba daha!... Daha doğrusu saçmalık... Soldaki plastik olanlar Bostanlı pazarından tanesi 1 tl, sağdakiler Fatih pazarından sadece 50 kuruş!... :(
Makaslarım ve iğnedanlıklarım... Böyle takım olunca içim açılıyor... :)
İşte burası benim küçücük evimin minicik dikiş köşesi... Hem de salonumun baş köşesi... :)
Blog işinde çok acemiyim... Sayfada da ikide bir hatalar oluyor ilk yazdığım post bayağı uzundu yanlışlıkla silindi... Resimler de karışık yüklendi... Zamanla alışacağım şimdilik kusuruma bakmayın...
Dedim ya ille herşeyim tam takım olacak diye... Malzeme kutumu da ona göre aldım...
Bunlar da dergilerim ve Singer Dikiş Teknikleri kitabım... Bu kitabı yeni başlayanlara kesinlikle tavsiye ederim... A'dan Z'ye dikiş ile ilgili herşey kocaman kocaman fotoğraflarla çok anlaşılır bir şekilde açıklanmış... Üstelik şu sitede de fiyatı çok uygun...
Bu kırlent ve minderi de ben diktim... Aslında ilk diktiklerim bunlar... Çok hataları var ama olsun... Balkonuma değişik bir hava getirdi... Bir de uygun renklerde masa örtüsü aldım kenarlarını bastıracağım sadece...
İşte bu da benim sevgili dikiş makinem... Janome 423S... İnternetten çok araştırdım... Bu makinede karar kıldım... Çok ama çok memnunum... Japon malı ve her türlü özellik mevcut kendisinde... Tavsiye ederim...
Bunlar yıkanan kumaşlarım... Astarlıklar ve satenler...
Bunlar daaa deri görünümlü kumaşlarım ve dantellerim... Çok güzel planlarım var kendileriyle ilgili... Dantelleri Bostanlı pazarından almıştım bu arada...
Bunlar önceden metreyle aldığım kumaşlar... Parça bulmak çok zor çarşıda bir tek yerde var o da çok yetersiz...
Bu güzel şeyler de hakiki deriler... Yine Kadıköy cuma pazarından... Çanta olacak kendileri... Son kalan paramla aldım bana sadece 35 kuruş kaldı... Daha param olsaydı tezgahın hepsini alırdım herhalde.. Aklım orada kaldı valla... İstanbul'da yaşayanlar çok şanslı...
İşte böyle... Bayağı uzun bir post oldu... Umarım bir hata olmadan kaydedip yayınlayabilirim... Saat de çok geç oldu çok yoruldum... Umarım faydası olmuştur...
Hoşçakalın!...
Etiketler:
deri
,
Dikiş
,
dikiş malzemeleri
,
Kumaş
,
takı malzemeleri
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)



















































